Sadeddin Köpek nasıl öldü?

Suat KAYMAK cevapladı

Sadeddin Köpek nasıl öldü?

Türkiye Selçuklu Devleti tarihinin etkili isimlerinden olan Sadeddin Köpek, II. Gıyaseddin Keyhüsrev üzerinde otoritesini kurarak rahat bir şekilde devleti idare etti. Köpek’in artan gücü, baskıları ve iktidar hırsı karşısında Sultan II. Gıyaseddin Keyhüsrev onu bertaraf etmek için bir plan yapmıştı. Plana göre, Köpek’in de davetli olduğu bir eğlence meclisi düzenlenecek. Köpek eğlence meclisine gelince Candar onunla şarap içecek, aradan bir süre geçince bir bahane ile dışarı çıkacak ve daha önce ayarladığı adamlarıyla onu bekleyecek. Köpek, dışarı çıkınca hep birlikte ona saldırıp onu öldüreceklerdi. Planın uygulanması için Sivas Subaşısı Candar Hüsâmeddin Karaca Kayseri’ye geldi. Köpek özellikle Candar’dan korkar ve çekinirdi. Candar önce onun güvenini kazanmak için bir süre Sultan’ın hizmetinde çalıştı.

Candar, Köpek’in güvenini kazanınca planı uygulanmak için bir eğlence meclisi kurdu. Köpek’in buraya gelmesi ile Sultan’ın planı uygulanmaya konuldu. Candar kadehinden bir yudum aldıktan sonra dışarı çıktı ve adamlarıyla birlikte Köpek’in dışarı çıkmasını beklemeye başladı. Köpek dışarı çıkınca Candar da saygısını göstermek için ayağa kalktı. Yanından geçince ona göstermeden sopayla arkasından kafasına vurmak istedi. Ancak isabet ettiremedi. Bunun üzerine Köpek geri dönerek elini Candar’a saldırdı. Hemen ardından Emir-i âlem Togan bir kılıç darbesiyle Köpek’i yaraladı. Yaralı halde kaçan Köpek korku ile Sultan’ın şaraphanesine girdi. Ancak burada Şarabsalar ve adamları tarafından yakalanarak öldürüldü. Tam olarak bilinmemekle birlikte muhtemelen Aralık 1238 tarihinde öldürülmüştür. Köpek’in öldürülmesinden sonra Sultan, cesedinin yüksek bir yere asılmasını emretti. Parçalanmış organlarını demir bir kafese doldurularak Kubad-âbâd Sarayı’nın kale burcuna asıldı.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun