Haçlı seferleri öncesi Bizans ve Papalığın ilişkisi nasıldı?

Pınar ÜLGEN cevapladı

Haçlı seferleri öncesi Bizans ve Papalığın ilişkisi nasıldı?

Doğu ile Batı arasındaki ilişkiler, geçmişten başlayarak gelen ayrılıklar içermektedir. Çünkü Bizans, Batı dünyasını medeniyetten uzak olarak görmekteydi. Katolik-Ortadoks farklılığı vardı. Doğu Romalılar da Batılıların gözünde Hristiyanları takibata zorlayan ve kutsal tasvirleri kıran kişilerdi. Batı kilisesi, 869 yılında Doğu kilisesinin evrensel sayılamayacağını kabul etti. Artık Batı, Doğu’ya yabancılaşıyordu. İstanbul’da Patrik, taç giydirirken; Batı’da Papa’yı seçen İmparator idi.   Zaten sonraki süreçte yaşanan anlaşmazlıklar da birbirlerine duydukları bu nefretin bir sonucudur. 1040 yılında Katolik kilisesinin de etkisiyle Tanrı Barışı ilanı gündeme geldi. Kilise, Avrupa’da etkin olunca Hristiyan Avrupa Birliği projesi yani Papaların doğuya sefer yapma fikri kabul görmeye başladı. Hatta Tanrısal Barış yerine Tanrısal Savaş projesi geliştirildi. Daha sonra Papalık, kendini Müslümanların tehdidi altında hissetmeye başladı. Bu noktada Bizans’ı ele geçirme ve oraya hakim olma durumu, Doğu tehlikesini de azaltacaktı. Ancak bu düşünceler, mücadeleler ve de planlar,  VII. Gregory zamanına kadar devam etti. Ancak Gregory ile 1073-1085 yılları arasında Hristiyan bir devlet kurma planları yapılmaya başlandı. Bunun için stratejik olarak Türklere karşı Doğu Roma imparatoruna yardım etme girişimi düşünüldü.

Tarih boyunca Papalık ile Bizans arasındaki ilişkilerde hep farklılıklar ve çıkar ilişkileri dikkat çekmektedir. Genel olarak Papalık, patrikliğe göre daha aktif idi. Patrikler ise imparatorla siyasi bir yarışa girmediler ve siyasi otoriteye hep itaat ettiler. Ancak Papalık, kurum olarak siyasi otoriteye sahip olmak istiyordu.  Doğu seferi ve buradaki Hristiyanlara yardım amacı ise aslında onları kurtarma ya da acıma duygusundan değil; buradaki kiliselere hakim  olabilmek ve onları Roma’ya bağlayabilmek düşüncesinden kaynaklanmaktaydı. Hatta X. yüzyıla kadar İstanbul patriği, Yeni Roma’da söz sahibi iken sonrasında Doğu- Batı arasında ayrılıklar olunca Kutsal savaş çağrısı yapıldı; fakat bu durum, Bizans’a yine uymuyordu. Çünkü Batı’da papazlar, savaş çağrısı için  vaazlar verirken, Bizans’ta papazların silah taşımaları bile yasaktı. Yani kopma noktası olan kiliseler, her yönleriyle birbirlerinden farklı idiler. Dolayısıyla, Papalık, Bizans’ı kendilerinden kabul etmediği gibi kendisine yönelik tehditleri ortadan kaldırma noktasında da onları da yok etmeyi göze almaktaydı ve aldı da…

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
Cevaplayan Hakkında
Pınar ÜLGEN

Gaziosmanpaşa Üniversitesi Orta Çağ Ana Bilim dalı başkanı olarak görev yapan doçent doktor Pınar Ülgen, çalışmalarında Avrupa Tarihi üzerine yoğunlaşmaktadır.

KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun