Emir Timur nasıl anlaşılmalı?

Mustafa ALİCAN cevapladı

Emir Timur nasıl anlaşılmalı?

Kamuoyunun algısında Türk ve İslâm tarihinin en önemli figürlerinden biri olan Emir Timur’a dair iki farklı portre olduğu görülmektedir. Bunların ilki herhangi bir dinî ya da ahlaki değer tanımayan, akla gelebilecek her şeyi iktidarının devamlılığı için işlevsel bir alete dönüştüren “kana susamış bir zalim” fotoğrafı iken, diğeri ise Sünnî İslâm anlayışına gönül vermiş “mücahit bir önder” figürüdür. Hemen söyleyelim ki her iki figürasyon da sorunludur ve tarihî gerçekliği yalnızca bir yönüyle ele alan eksik bakış açılarına yaslanmaktadır. Tarihsel figürlerin ele alınma biçimlerinin çağdaş kaynaklarda yer alan bilgilere dayanan bir bulgular ağı üzerine kurulması gerekirken, sözü edilen Timur portrelerinde belli açılardan ideolojik olarak tarif edilebilecek bir “verileri ayıklama/seçilim” ameliyesi ortaya konulmakta, en başından bir portre kurgulanarak kaynaklardaki bilgiler bu portreyi inşa etmek için kullanılmaktadır. Bu ise aslında hiçbir zaman var olmamış bir ya da birden fazla Timur profilinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Bazıları Timur’un yanında olup onun hayatına şahit olan, bazıları ise onun çağında yaşayan veya şu ya da bu biçimde onun eylemlerinden etkilenen çağdaş müelliflerin eserleri, Emir Timur tarafından gerçekleştirilen katliamlar, işgaller ve herhangi bir insanî değer ile telif edilemeyecek girişimlerin kayıtları ile doludur. Bunların bir kısmının uydurulmuş veya abartılmış olması da muhtemeldir. Yine aynı eserler Timur’un faziletlerini, siyasî ve askerî dehasını, imar ve inşa tutkusunu, din âlimlerine ve bilim adamlarına olan saygısını, hatta zaman zaman dindarlığını aksettiren birçok veriyi de barındırmaktadır. Dolayısıyla ona dair olası bir portrenin, mevcut bütün verileri objektif bir “çerçeve” içerisinden ele alıp anlamlı ve elbette “insanî” bir tabloya dönüştürmek suretiyle Timur’u “neyse o olarak” resmetmesi gerekir. Öte yandan bunun, tarih ilminin doğası gereği hiçbir zaman “tam manasıyla” mümkün olmadığının da akıldan çıkarılmaması gerekir. 

Yukarıda çizmeye gayret ettiğimiz perspektif üzerinden bizim Timur’un nasıl anlaşılması gerektiğine dair önerimiz, “onun bir insan olduğunun hiçbir zaman unutulmaması” gerektiği yönündedir. Böyle olduğu takdirde onun da bütün insanlar gibi birtakım meziyetlerle, tutkularla, zayıflıklarla, ihtiraslarla vb. donatılmış bir varlık olduğu ve sözü edilen bu özelliklerin biri ya da öbürüne meylettiği dönemlerde birbirinden farklı ve zaman zaman da tutarsız davranışlar sergilemiş olduğu anlaşılacaktır. Dolayısıyla zaman zaman zalimce, zaman zaman da arifçe tavırlar sergilemesini anlamak kolaylaşacaktır.       

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Cevaplayan Hakkında
Mustafa ALİCAN

Lisans ve Doktora eğitimini Ege Üniversitesi'nde tamamlayan orta çağ tarihçisi Mustafa Alican, Muş Alp Arslan Üniversitesi'nde doçent doktor olarak Öğretim üyeliği yapmaktadır. Aynı zamanda akademik bir yayın olan Tarih Okulu dergisinin genel yayın yönetmenidir. Makale, çeviri, eleştiri ve yorum yazıları çeşitli yayın organlarından yayınlanan Mustafa Alican'ın yayımlanmış 5 kitabı bulunuyor.

KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun