Babam Aziz Nesin

Aziz Nesin'i doğumunun 100.yılında oğullarından Ateş Nesin'e sorduk. Özel hayatı, kişiliği ve siyasi tavrı hakkında babası ile olan anılarını Beyaz Tarih ile paylaştı.

Babam Aziz Nesin

Ateş Bey öncelikle röportaj davetimizi kabul ettiğiniz için Beyaz Tarih ekibi olarak teşekkür ederiz. Sizinle babanız Aziz Nesin beyfendi hakkında yapacağımız ropörtajın yararlı neticeler getirmesini diliyorum. 

Ateş Bey, kendinizi nasıl tanımlarsınız? Nasıl bilinmek istersiniz?

- Kişilerin kendilerinden söz ederken nesnel olabilmeleri çok güçtür. Nesnel olabilmek için, öncelikle yürekli, hatta mümkünse mangal  yürekli olmak gerekir. İnsanlar yeri geldiğinde,  yaşamları ile ilgili her bir şeyi,  ellerini vicdanlarına koyup, sanki bir günah çıkarır gibi, eğrileri doğruları ile, hiçbir gücün etkisinde kalmadan ve de korkmadan cesurane bir şekilde itiraf edip açığa çıkarmalıdırlar. Böyle bir davranış biçimi, o kişilerin haklı ya da haksız olduğu sonucunu doğurmaz   Doğrucu Davut olmak,   yanlış bir düzen üzerine oturtulmuş dünyamızda dürüst insanlara  genelde zarar getirir. 

Bana gelince; hayatı dibine kadar yaşamış, daha doğrusu başkaları için yaşamış,  ama kendi  hayatını gerektiği gibi bir türlü yaşayamamış, hak ettiği çok şeylere yüzünün yumuşaklığı ve duygusallığı nedeniyle  kavuşamamış biriyim.

Babanız beyfendiyi bir cümle ile tanımlamanız gerekse nasıl tanımlardınız diye sormak istiyorum? Sizce Aziz Nesin bir cümle ile kimdir?

-Doğruları  ve yanlışları ile müthiş bir insandı. Herkese nasip olmayan  yeteneklere sahipti. Çok  ileriyi görebilen, berrak ve parlak zekası olan sıradışı bir yazardı.

Nasıl bir babaydı? Aranızdaki iliskiyi bir anınız ile canlandırabilir misiniz?

- Tüm yaşamı boyunca çok iyi bir baba olmaya uğraştı.  O bitip tükenmeyen  koşuşturmacaları arasında, annesiz büyüyen rahmetli ablam ve bana  aynı zamanda annelik görevini de yerine getirmeye çalıştı. Ama nasıl iki karpuz bir koltuğa sığmazsa, tüm çabalarına rağmen bunda yeterince  başarılı olamadı ne yazık ki. Yaşamımız boyunca baba oğul olarak aramızda  sürekli dalgalanmalar oldu. İyi ve mutlu günlerimizle, sıkıntılı , bir türlü anlaşamadığımız günlerimiz de oldu. İnişli çıkışlı bir grafik çizen aramızdaki böyle istikrarsız bu ilişkiyi çok düşündüm ben. Sonunda karakter olarak benzerliklerden ve duygusallıktan kaynaklanmış olabileceğine yorumladım. 

Babam bayram günlerine, yılbaşı gecelerine çok önem verirdi. Ailece beraber geçirdiğimiz her yılbaşında, orada bulunanlara , süslü püslü paketlere sarılmış aldığı hediyeleri, sözüm ona çekiliş numarasıyla kazanan sahiplerine dağıtırdı. İşte yine böyle, bir hanım arkadaşının da katıldığı bir yılbaşı akşamı Aziz Nesin, her zamanki gibi hazırladığı hediyeleri orada bulunanlara tek tek verir.Kendisine hiçbir şey verilmediğini gören Arkadaşı, suratını asarak," Aziz bey hani benim hediyem" diye sorar.

Aziz Nesin'in yanıtı hazırdır: "Biraz sabırlı ol. Senin hediyeni saat 12'den sonra vereceğim!.."

Babanız bilinenlerin dışında özel hayatında nasıl bir yaşantıya sahipti? 

- Yokluklar içerisinde büyüdüğü, askeri bir eğitimden geçtiği için çok disiplinli, dakikasını boşa harcamayan biriydi. Ciddiydi, şaka ile sululuğu birbirinden çok iyi ayırırdı. Çalışma ortamının dışında, yeri geldiğinde, söylemleri ile çevresine neşe saçardı.  Geçirmiş olduğu uzun yokluk  ve sıkıntılı yıllar onu aşırı tutumlu bir duruma getirmişti. Bir karpuz çekirdeğinin, bir pirinç tanesinin  bile ziyan olmasına katlanamazdı. Herkes kendisini  cimri olarak tanırdı. Ama Aziz Nesinin davranışları cimrilik değil,  milyonlarca insanın aç ve susuz yaşadığı  bir dünyada   asıl amacı insanları bilinçlendirip  bu konuda düşünmeye yöneltmekti. Yeri geldiğinde yüksek  miktarda paralar harcamaktan kaçınmazdı.

Özel yaşantınız hakkında paylaştığınız bilgiler için teşekkür ederim, bu bölümde Aziz Nesin beyi Türkiye gündemine taşıyan konulara ayırmak istiyorum, sizce Aziz Nesin beyin sistem karşıtlığı ve ağır muhalefetinin altında yatan asıl sebep neydi?

- Ülkesini,  halkını seven namuslu ve dürüst, sorumluluk sahibi  Aziz Nesin gibi her kişinin; ulusunu ezen, yokluğa terk eden, haksızlıklara uğratan, kişisel çıkarlar uğruna bile bile yanlış uygulanan sistemlere karşıt olması çok doğaldı. Büyük ustanın  tüm yaşam boyunca böyle davranışının nedeni, aklın yolundan çıkmaması ve vicdanının sesini dinlemesinden kaynaklanmıştır.

Türkiye'nin siyasi olarak büyük bir kaosa düştüğü 1993 ve sonrasında Aziz Nesin nasıl bir ruh halindeydi? 

- Siz de biliyorsunuz ki, seçimlerden sonraki en önemli konumuz, yeni bir hükümet oluşturmak için   koalisyon hükümet kurma konusudur. Cumhuriyet tarihimizde bugüne kadar kurulan tüm koalisyonlarda ; siyasi partilerin aralarında ortak hiçbir düşünce, program ve ideolojik bir yakınlık bulunmamasına rağmen koltuk hırsı ve zorlamalar sonucu bu koalisyonlar kurulmuş, ama hiçbiri de başarılı olamamıştır.  Bunun en son örneği  sizin de sorunuzda belirttiğiniz gibi yaşanan  kaos ortamında  kurulan ilgisiz, ülkeye hiçbir yararı olamayacağı önceden belli DYP ile SHP'nin kurmuş olduğu  koalisyon hükümetidir.

1993 yılında Sivas Madımak otelinde gerçekleştirilen ve unutulması olası olmayan bu  katliam, tarih sayfalarına bir kara leke olarak işlenmiştir. Gerçekleşen bu ve buna benzer olaylardan devletimizin haberdar olmaması diye bir şey söz konusu değildir.  Hepsi belli bir amaca yönelik olarak önceden programlanmıştır. Ülkemizdeki tüm hükümetlerin her bir şeyden, uçan kuştan bile haberleri vardır. Etmiş olduğum bunca sözden sonra  Aziz Nesin'in nasıl bir ruh hali içerisinde olduğunu anlamışsınızdır sanırım!

Sisteme yönelik eleştirilerini neden sürekli olarak sivil boyutta sürdürdü? Siyasete katılmak istememesinin bilmediğimiz bir sebebi var mıydı?

-Siyaseti hiç sevmezdi, temiz bir siyaset yapılabilineceğine inanmazdı. Siyasetin halkı sürekli kandırarak, döneklik, alavere dalavere, çıkarlar uğruna sahnelenen bir oyun olduğunu düşünürdü.

Aziz Nesin çoğu zaman Türk halkının ekseriyeti ile ihtilafa düştü ve yaptığı eleştiriden daha ağırlarına muhatap kaldı, sizin Babanızın fikirlerinden katılmadıklarınız var mı?

-Aziz Nesin gibi bir zekanın,  çoğunluğu yıllarca bilinçli olarak  kara cahil bırakılmış bir toplumda,  fikirlerinin her kesimden hüsnü kabul görmemesinden daha doğal ne olabilirdi ki?  Babamın özel hayatımız dışındaki tüm fikir ve düşüncelerine saygı duyuyor ve de yürekten katılıyorum.

Bugün siyaseti yönlendiren kişilerin çoğu ile yaşamı süresince karşılaşmış ve büyük siyasi ihtilafların içine girmişti, hayatta olsaydı günümüz siyaseti hakkında ne düşünürdü? 

- Günümüz siyasetinde yaşanan rezillikleri ölümünden yıllar önce görmüş, olacakları bize adeta bir kahin gibi duyurmuştu.

Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim, son olarak ona ulaşacağını bilseydiniz  (eğer özel değilse) babanıza ne söylemek isterdiniz?

- Şimdilik hiçbir şey. Günün birinde kendisine  ulaştığımda  çok şey!

Teşekkür ederiz.

Cevaplayan Hakkında
Ateş NESİN

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
DİĞER RÖPORTAJLAR
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun