9 Adımda II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in Türkiye Selçukluları Yıkıma Götürüşü

DİĞERLERİ
Fatih Sultan Mehmet’in Sanata Kazandırdıkları
Fatih Sultan Mehmet’in Sanata Kazandırdıkları

Osmanlı padişahları içinde sanata yakınlığı ile de bilinen Fatih, tahta kaldığı süre boyunca yalnız fetihleri ile değil sanata ve sanatçıya verdiği değerler ile de çok konuşuldu. İstanbul’u fethettikten sonra imar çalışmalarıyla birlikte pek çok alimi ve sanatkarı İstanbul’da bir araya getirmeye çalıştı ve Topkapı Sarayı çok önemli resim faaliyetlerine zemin hazırladı. Yerleşik bir nakkaşhane kurduran II. Mehmet, artık düzenli ve seri resimlerin ortaya çıkmasını sağladı. Bu nakkaşhaneden çıkan eserler geleneksel ikonografik yaklaşımlarım dışında içinde yenilikleri barındıran örnekleri oluşturdu. Fatih’in en büyük başarısı portre resimlemeciliğine Batı anlayışını kazandırmış olmasıdır. Açık fikirli bir kişi olduğu için Batı resmine ilgi göstererek sarayında Gentile Bellini, Constanza da Ferrera gibi ünlü İtalyan sanatçıları ağırladı. Bellini bu arada Fatih Sultan Mehmet’in büyük ün kazanan portresini, Avrupa’ya dağıtılmak üzere Fatih’in madalyonlarını meydana getirdi. Onun Batı resmine olan bu yakınlığı baş ressamı Sinan Bey’i de etkiledi ve onu üçüncü boyut üzerine araştırmalara yönlendirdi. Fatih Sultan Mehmet’in Batı resmine olan ilgisi sadece kendi döneminde değil, kendinden sonra tahta geçen oğlu II. Bayezid döneminde de etkisini sürdürdü. Öyle ki oğlu II. Bayezid sanata uzak duran özellikle portre resimlemeciliğinden hoşlanmayan, babasının portrelerini sokakta satarak elden çıkaran bir kişi olsa da Fatih’in izlerini silemedi. Artık Türk resim sanatında üçüncü boyut denemeleri ve ışık-gölge çalışmaları başladı.

Rumeli Fatihi: Gazi Süleyman Paşa
Rumeli Fatihi: Gazi Süleyman Paşa

Osmanlı kuruluş dönemi üzerine yapılan anlatılar ve konular hükümdar-sultan ve uç bölgelerde akınlar yaparak nam salmış gaziler üzerine yoğunlaşmaktadır. Özellikle kuruluş döneminde Şehzade profilinin Hükümdar kadar öne çıkmadığı görülse de bazıları bundan istisnadır. Şehzade Süleyman Paşa'nın Osmanlıların Avrupa topraklarına kalıcı olarak ilk defa geçmesini ve tutunmasını sağlaması ve yerleştiği Gelibolu bölgesini yurt edinmek için iskan politikasına girmesi, ayrıca Bizans ile gelişen bazı olaylar neticesinde Gelibolu'dan çıkmamak için direnmesi nedeniyle onun Avrupa'ya yapılacak akınlarda bölgeyi üs olarak kullanılmayı daha baştan arzu ettiğini düşündürterek kendisini istisna şehzadeler arasına yazdırmıştır. Ayrıca cesur bir savaşçı olması yanında siyasi yönünü de bu iskan politikalarıyla vurgulayan Süleyman Paşa'nın başarısını Halil İnalcık İstanbul'un fethi kadar değerli olay addederek böyle olmasaydı Osmanlı'nın Anadolu'da sıkışmış bir beylikten farkı olmayacağını ve Viyana önlerine kadar gidilemeyeceğini ifade eder. Gazi Süleyman Paşa gerek kuruluş anlatılarının hükümdar özelinde yoğunlaşması gerekse dönemi aydınlatan kaynakların azlığı sebebiyle geri planda kalmış ve araştırmacıların yeni çalışmaları ile 6 asır hüküm sürmüş hanedanı Avrupa'ya çıkaran ilk yönetici olarak üzerindeki önemin anlaşıldığı görülmektedir. Bu çalışma bu kaynak azlığı içerisinde Süleyman Paşa'nın Rumeli'ye çıkış ve yerleşme serüvenini ele almaya çalışacaktır.

KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun