10 Resimde Atlı Tramvaylardan Beyoğlu Tramvayına

DİĞERLERİ
Rumeli Fatihi: Gazi Süleyman Paşa
Rumeli Fatihi: Gazi Süleyman Paşa

Osmanlı kuruluş dönemi üzerine yapılan anlatılar ve konular hükümdar-sultan ve uç bölgelerde akınlar yaparak nam salmış gaziler üzerine yoğunlaşmaktadır. Özellikle kuruluş döneminde Şehzade profilinin Hükümdar kadar öne çıkmadığı görülse de bazıları bundan istisnadır. Şehzade Süleyman Paşa'nın Osmanlıların Avrupa topraklarına kalıcı olarak ilk defa geçmesini ve tutunmasını sağlaması ve yerleştiği Gelibolu bölgesini yurt edinmek için iskan politikasına girmesi, ayrıca Bizans ile gelişen bazı olaylar neticesinde Gelibolu'dan çıkmamak için direnmesi nedeniyle onun Avrupa'ya yapılacak akınlarda bölgeyi üs olarak kullanılmayı daha baştan arzu ettiğini düşündürterek kendisini istisna şehzadeler arasına yazdırmıştır. Ayrıca cesur bir savaşçı olması yanında siyasi yönünü de bu iskan politikalarıyla vurgulayan Süleyman Paşa'nın başarısını Halil İnalcık İstanbul'un fethi kadar değerli olay addederek böyle olmasaydı Osmanlı'nın Anadolu'da sıkışmış bir beylikten farkı olmayacağını ve Viyana önlerine kadar gidilemeyeceğini ifade eder. Gazi Süleyman Paşa gerek kuruluş anlatılarının hükümdar özelinde yoğunlaşması gerekse dönemi aydınlatan kaynakların azlığı sebebiyle geri planda kalmış ve araştırmacıların yeni çalışmaları ile 6 asır hüküm sürmüş hanedanı Avrupa'ya çıkaran ilk yönetici olarak üzerindeki önemin anlaşıldığı görülmektedir. Bu çalışma bu kaynak azlığı içerisinde Süleyman Paşa'nın Rumeli'ye çıkış ve yerleşme serüvenini ele almaya çalışacaktır.

Bu Fotoğrafın Bir Öyküsü Var
Bu Fotoğrafın Bir Öyküsü Var

70 Yıl Önce Bugünlerde, Japonya’da Joe O’Donnell Ekim 1945’te, savaşın tüm yıkıcılığı ve vahameti ile gözler önünde olduğu bir tarihte Amerika’nın doğrudan müdahale ettiği Japonya’ya gittiğinde 23 yaşındaydı. Genç fotoğrafçı Amerikan işgalinin ardından yalnızca Nagazaki ve Hiroşima değil atom bombalarının atılmasından önce ağır şekilde tahrip edilen 60 kadar Japon şehri de güzergahına eklemiş, buralardaki son durumu belgeleyecekti böylece. O’Donnel o anki psikolojisini “hatırladığım kadarıyla tanıştığım insanlar, şahit olduğum acı ve inanılmaz tahribat beni sözde düşmanlarımıza karşı farklı bir sorgulamaya yöneltti” diye dile getirirken bu anları 300 kadar fotoğraf ile ölümsüzleştirdi. Bu fotoğrafta Japon bir çocuk çıplak ayakları ile sırtındaki kardeşini bir krematoryumda yakılması için taşıyor. Kardeşinin naaşını taşırken ağlamadığı görülen ağabeyi kardeşinin yakılışını da izlemişti. Fotoğraf Nagazaki’de çekildi. İsmini bilmediğimiz, muhtemelen 10 yaşında olan savaş mağduru büyük ihtimalle hava saldırısı sonucu kaybettiği kardeşine son vazifesini yaparken başını dik tutmayı ihmal etmiyor. Fotoğrafı çeken O’Donnell her ne kadar Japonya’dan ülkesine döndüğünde normal yaşantısına devam etse de kariyerinin bir kısmını geçirdiği Beyaz Saray’da fotoğrafçılık yaptıktan sonra o günkü gördüklerini “keşke hiçbir zaman bu atom bombaları kullanılmasaydı” diyerek dile getirecektir.

KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun