Devletin Görünen Eli: Timurtaş Paşa

Devletin Görünen Eli: Timurtaş Paşa

Osmanlı Devleti’nin kuruluş sürecinde adı geçen önemli kişiler arasında Timurtaş Paşa da yer almaktadır. Kaynakların aktardığına göre Timurtaş Paşa Osmanlıların ilk vezirleri arasında yer almaktadır. Orhan Bey zamanında adı duyulmaya başlayan Timurtaş Paşa Osmanlıların beylikten devlete geçiş sürecinde kat edilen aşamalarda emeği olan ve devletin kurumsallaşmasına katkısı sağlayan önemli bir vezirdir. Fetihlerde gösterdiği yararlılıklar kadar kargaşa ortamlarında dirliği sağlayan duruş ve manevraları ile devletin adeta sigortası oldu.

BEYAZ TARİH / MAKALE

Kara lakabı ile de anılan Osmanlıların ilk vezirlerinden Timurtaş Paşa’nın atasının Osman Gazi’nin yakın silah arkadaşları arasında yer alan Aykut Alp olduğu düşünülmektedir. Aykut Alp’in oğlu olan Kara Ali Bey’in Timurtaş Paşa’nın babası olduğu ileri sürülmektedir. Her halükarda gazi bir Türkmen aileden geldiği tartışma götürmeyen Timurtaş Paşa’nın çocukluğu ve erken dönem faaliyetlerine dair kaynaklarda hiçbir bilgiye rastlanılmamaktadır.

İlk Faaliyetleri

İlk dönemleri ile ilgili çok az bilgiye sahip olduğumuz Timurtaş Paşa için bazı kaynaklarda Orhan Gazi döneminde babası ile birlikte Güney Marmara sahillerinde fetihlerde bulunduğu ve Süleyman Paşa ile birlikte Rumeli’ye geçen ilk gaziler arasında yer aldığı zikredilmişse de temel kaynaklarda geçmeyen bu bilgiler hala daha teyide muhtaç durumdadır. Keza aynı şekilde Hoca Saadeddin Efendi’nin Tacîü’t-Tevârih adlı eserinde geçen, 1334 yılında Orhan Bey zamanında Gemlik’in fethinde bulunduğu bilgisi de şüpheli bir bilgidir.  Teyidi sağlanmış bilgiler ışığında onun adının geçtiği ilk vaka Sultan I. Murad’ın Edirne’de bulunduğu yahut Rumeli’ne sefere çıktığı dönemde Şehzade Bayezid’in lalası ve Bursa muhafızı sıfatları ile Bursa’da kalmasıdır.

Rumeli’nde Gazâ

İlerleyen yıllarda sultan I. Murad’ın emri ile Rumeli’ye geçen Lala Şahin Paşa’nın yanında yer aldı. Tunca Nehri boyunca sürdürülen fetih harekatının önemli komutanları arasında bulundu. Bu hat üzerinde 1367 ile 1369 yılları arasında Yenice, Kızılağaç ve Yanbolu’yu fethini sağladıktan sonra Edirne’ye geri döndü. Bu dönem de Lala Şahin Paşa’nın vefatı ile boşalan Rumeli beylerbeyliğine Sultan Murad Han, Timurtaş Paşa’yı getirdi. Onun bu görevde ilk icraatı Sultan Murad Han’ın emri ile Saruhan ilinde bulunan konar–göçer Türkmenleri Rumeli’de iskân ettirmek oldu. Timurtaş Paşa Saruhan’dan göçürdüğü Türkmenleri Serez ve Vardar ovalarına yerleştirdi. Buralarda Türk nüfuzun artması ile aldığı kuvvetin neticesinde 1382 senesinde Manastır, Pirlepe, İştip kalelerini ele geçirdi, daha da ilerleyerek Epir bölgesinde fetihler yaptı. Bu meyanda Epir’in yöneticisi olan Carlo Tocco’nun topraklarına girerek buradaki bazı şehirlere akınlar düzenledi. Arta bölgesini baskı altında tutan Timurtaş Paşa, Güney Arnavutluk’a kadar ulaşarak Savra bölgesine de akınlar düzenledi. Burada giriştiği savaşta Ceneviz birliklerini ağır bir yenilgiye uğrattı. 1385 senesinde bu yenilginin ardından Venedikliler ile imzalanan antlaşmada Sultan I. Murad’ın yanında onun da adının zikredilmesi onun kudretinin ve bölgede oluşturduğu etkinin anlaşılması açısından önemlidir.  

Anadolu’da Dirlik Mücadelesi

Saltanatı boyunca Rumeli’nin fethine önem veren I. Murad Anadolu’da işlerin karışmasına daha fazla kayıtsız kalmayarak saltanatının son dönemlerinde Anadolu’daki Türk beylerinin üzerine yürüdü. Bu çerçevede en önemli seferi 1386 yılında Karamanoğulları üzerine düzenlediği seferdi. Bu savaş Osmanlı kroniklerinde Frenk Yazı Savaşı olarak da anılmıştır. Timurtaş Paşa’da Sultan Murad’ın emri ile Anadolu yakasına geçerek Kütahya’da buluşmuştu. Osmanlılara destek veren Germiyan askerlerinin başına geçen Timurtaş Paşa, ilk Germiyan akınlarını göğüslediği gibi yaptığı hamle ile savaşın kazanılmasında büyük katkı sağladı. Savaş esnasında Karaman Beyi Alaüddîn Bey ile karşı karşıya gelip ona galip gelen Timurtaş Paşa bu başarısı karşısında Sultan Murad tarafından ödüllendirildi. Bazı kaynaklarda Timurtaş Paşa’nın Sultan Murad Hüdâvendigâr’ın şehit düştüğü 1389’daki Kosova Savaşı’na Rumeli beylerbeyi sıfatıyla katıldığı söylense de onun bu esnada Anadolu’da kaldığına dair ileri sürülen görüş daha makul durmaktadır.   

Yeni Padişah Yeni Dönem

Sultan Murad Han’ın şahadetinden sonra Osmanlı tahtına Yıldırım Bayezid geçmişti. Bu dönemde kudreti ve nüfuzu daha da artan Timurtaş Paşa, Sultan tarafından ilk olarak Sırbistan seferi ile görevlendirildi. Sırpları bir miktar hırpalayıp çeşitli yerleri yağmaladıktan sonra Edirne’ye dönen Timurtaş Paşa Bursa’da bulunan Yıldırım Bayezid tarafından çağrıldı. Anadolu’da dirliğe ve birliğe önem veren Yıldırım Bayezid 1390 kışında Batı Anadolu beyliklerine karşı bir sefer düzenlemişti. Timurtaş Paşa’da bu seferin önemli komutanları arasında yer aldı. Anadolu’ya daha fazla önem veren Yıldırım Bayezid buraya güvenilir ve dirayetli bir yönetici düşünüyordu. Kendisi 1393 yılında Anadolu seferini tamamlayıp Eflâk’a geçerken Timurtaş Paşa’yı Anadolu yakasında bırakarak onu Anadolu Beylerbeyi olarak tayin etmişti. Böylece Timurtaş Paşa Osmanlıların ilk Anadolu Beylerbeyi olmuştu.   

Esaret

Timurtaş Paşa Anadolu Beylerbeyi görevini sürdürdüğü esnada Osmanlıların Anadolu’da birliği sağlamasına en çok direnen beylik olan Karamanoğulları ile cebelleşmek durumunda kaldı. Bu çarpışmalar esnasında Karamanoğlu Alaeddîn Bey’e esir düşen Timurtaş Paşa Konya’ya götürüldü, bir müddet Konya’da esir hayatı yaşadı. Bu olayı öğrenen Yıldırım Bayezid hızlı bir biçimde Anadolu geçti. Onun Anadolu’ya geçtiğini haber alan Karamanoğlu derhal Timurtaş Paşa’yı serbest bıraktı, dahası Yıldırım Bayezid’e hediyeler gönderdi.

Fethe Doğru İlk Niyet

Yıldırım Bayezid, Anadolu’da ve Rumeli’de önemli başarılar sağladı. Nihai olarak zor bir hedef olan Alaşehir’i de zapt etmesinin ardından Timurtaş Paşa sıranın İstanbul’a geldiğini belirterek Yıldırım Bayezid’i İstanbul kuşatmasına sevke etti. Timurtaş Paşa’nın teşviki ile başlayan İstanbul kuşatmasında Timurtaş Paşa da yer aldı. Haçlı kuvvetlerinin Niğbolu üzerine yürümesi neticesinde kuşatma yarım bırakıldı ve Yıldırım Niğbolu’ya doğru yürüdü.

Bir Vezirin Düşüşü

Haçlılara karşı kazanılan Niğbolu Savaşı’nda Timurtaş Paşa’da hazır bulundu. Zaferin ardından tekrar Anadolu’ya dönen Timurtaş Paşa Yıldırım Bayezid’in 1397’deki Karaman seferinde de hazır bulunmuştu. Bu sefer esansında Osmanlı askerlerine esir düşen Karamanoğlu Alaüdddîn Bey, Timurtaş Paşa’ya ulaştırıldı. Daha önce kendisine esir edilişinin kininden dolayı olsa gerek Timurtaş Paşa Karamanoğlu Alaüddîn Bey’i katletti. Osmanlı kroniklerinde Timurtaş Paşa’nın bu davranışının Yıldırım Bayezid tarafından hiç iyi karşılanmadığı yazmaktadır. Bu tarihten sonra Timurtaş Paşa’nın önemli görevlere getirilmediği görülmektedir. Bunun ilerleyen yaşıyla mı yoksa bu davranışıyla mı alakalı olduğu konusu ise tartışmalıdır.

Kayıp Vezir ve Ölümü

1402 yılında Timur ile Yıldırım arasında yanşan Ankara Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan kargaşa ortamında Timurtaş Paşa’nın nerede olduğu nasıl bir vaziyet aldığına dair hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Bazı kaynaklarda onun da Yıldırım ile birlikte esir düştüğü iddia edilse de bunun gerçek olma ihtimali oldukça zayıf durmaktadır.  Büyük bir ihtimal ile ilerlemiş yaşı dolayısıyla kardeşler arasındaki taht kavgasına da taraf olamayan Timurtaş Paşa ömrünün son yıllarını Bursa’da münzevi bir hayat geçirerek tamamladı ve nihayetinde 1404 senesinin mart ayında vefat etti. Timurtaş Paşa, Bursa’da yaptırdığı caminin yanındaki türbesine defnedildi. Bu caminin bulunduğu muhit günümüzde hala Timurtaş Mahallesi olarak anılmaktadır.   

Çok uzun bir süre Osmanlı Devleti’ne hizmet veren, dirayetli ve sert mizacı ile dikkat çeken Timurtaş Paşa’nın Osmanlıların ilk teşkilatlanma hamlelerinde önemli katkıları bulunmaktadır. Askeri teşkilatlanmada büyük emeği olan Timurtaş Paşa pek çok kaynaklarda Kapıkulu Ocağı’nın önemli bir kolu olan Sipahi Ocağı’nın kurucusu olarak anılmaktadır. Bununla birlikte Rumeli’deki tımar sisteminin de kuruluşunda Timurtaş Paşa’nın büyük katkıları bulunmaktadır. Gerek tımarlı sipahilerin gerekse diğer sipahi bölüklerinin kıyafet renk ve şekillerinin Timurtaş Paşa tarafından belirlediği ifade edilmektedir.     

Oğulları

Osmanlı bürokrasisinde derin izler bırakan Timurtaş Paşa’nın etkisi ailesi ile de devam etmişti. Timurtaş Paşa’nın dört oğlu da kendisi gibi Osmanlı devletine önemli katkıları oldu.  En büyük oğlu olan Yahşi Bey, hem Sultan I. Murad hem de Yıldırım Bayezid zamanında Rumeli’nin fethinde büyük yararlılıklar gösterdi.  Ayrıca, Kosova Savaşı’nda da öncü birliklerin kumandasını üstlendiği de bilinmektedir. Yahşi Bey Ankara Savaşı’nda hayatını kaybetmiştir. Diğer üç oğlu II. Murad’ın cülusunun ardından ortaya çıkan Düzmece Mustafa İsyanı’nın bastırılmasındaki hizmetlerinden dolayı bir müddet vezirlik ile taltif edilmişlerdi.  Oğullarından biri olan Oruç Bey ise ilerleyen tarihlerde Anadolu beylerbeyliğine tayin edilirken bir diğer oğlu olan Ali Bey ise Saruhan sancak beyliğine getirilmişti.  Bu iki kardeş aynı zamanda II. Murad zamanında Aydınoğlu Cüneyt Bey üzerine düzenlenen seferde de hazır bulunmuşlardı.   Timurtaş Paşa’nın oğlu Ali Bey’in Manisa’da adına yaptırdığı bir cami bulunmaktadır. Son oğlu olan Umur Bey’in ise Aşıkpaşazade’nin ravileri arasında yer aldığı bilinmektedir. Alim bir zat olan ve 1461’de vefat eden Umur Bey’in Bursa, Biga ve Afyon’da adına yaptırdığı camiler ile yine Edirne’de adına yaptırılan bir mescid bulunmaktadır. Aralık Ocak 1454- 1455 tarihli vakfiyesi Bursa’daki caminin cephesinde iki parça halinde taşa yazdırılmıştı. Böylece Anadolu’da taş vakfiye geleneğinin güzide örneklerinden biri de ortaya çıkmış oluyordu.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Dipnotlar

AHMEDÎ; (1983), İskender-nâme, İnceleme-Tıpkıbasım, (haz. İsmail Ünver), (Birinci Baskı), Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara.

AŞIKOĞLU AHMED; (1332), Tevârih-i Âl-i Osman, Aşık paşa-zâde Tarihi (neşr. Ali Bey), (Birinci Baskı), Matbaa-i Âmire, İstanbul.

BARKAN, Ömer Lütfi; (1999),“Osmanlı İmparatorluğu’nda Kolonizatör Türk Dervişleri”, Türkler, IX, (ed. Güler Eren), Yeni Türkiye Yayınları, s. 133-153.

BAŞTAV, Şerif; (1999), “Osmanlı İmparatorluğu’nun Kuruluşunda Bizans ve Avrupa”, Osmanlı, I, (ed. Güler Eren), Yeni Türkiye Yayınları, s. 169-175.

DELİLBAŞI, Melek; (2002), “Osmanlı-Bizans İlişkileri”, Türkler, IX, (ed. Güler Eren), Yeni Türkiye Yayınları, s. 10-33.

EMECEN, Feridun, “Timurtaş Paşa”,  TDV İA,  C.41, 2012, S.185-186.

EMECEN, Feridun M. (1997), “Osmanlı’nın Batı Anadolu Türkmen Beylikleri Fetih Siyaseti: Saruhan Beyliği Örneği”, Osmanlı Beyliği (1300-1389), (ed. Elizabeth A. Zachariadou), (çev. Gül Çağalı Güven, İsmail Yerguz, Tülin Altınova), Tarih Vakfı Yurt Yayınları, s.34-41.

 ______________; (1999a), “Siyasî ve Jeopolitik Dinamikler Hakkında Bazı Mülahazalar (100- 1389)”, Beylikten Cihan Devleti’ne Tebliğler ve Tartışmalar, (haz. Bahaeddin Yediyıldız- Yücel Hacaloğlu), 3-4 Aralık, Eskişehir.

 ______________; (1999b), Osmanlı Devleti’nin Kuruluşundan Fetret Dönemine”, Türkler, IX, (ed. Güler Eren), Yeni Türkiye Yayınları, s. 156-178.

FİNKEL, Caroline; (2007), Rüyadan İmparatorluğa Osmanlı, (Birinci Baskı), Timaş Yayınları, İstanbul.

GİBBONS, Herbert A.; (1998), Osmanlı İmparatorluğu’nun Kuruluşu, (çev. Ragıp Hulusi), (Birinci Baskı), 21. Yüzyıl Yayınları, Ankara.

GIESE, Friedrich; (2005), “Osmanlı İmparatorluğu’nun Kuruluşu Meselesi”, Söğüt’ten İstanbul’a, Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu Üzerine Tartışmalar (derl: Oktay ÖzelMehmet Öz), İmge Kitabevi, s. 149-177.

GÖKBİLGİN, M. Tayyib, (1988), “Orhan”, İA, IX, s. 401-431.

HADİDÎ; (1991), Tevârih-i Âl-i Osman (1299-1523), (haz. Necdet Öztürk), (Birinci Baskı), Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Yayınları, İstanbul.

İBN-İ KEMAL; (1970), Tevârih-i Âl-i Osman, I. Defter, (haz. Şerafettin Turan), (Birinci Baskı), TTK. Yayınları, Ankara.

İMBER, Colin; (2005), “Osmanlı Hanedan Efsanesi”, Söğüt’ten İstanbul’a, Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu Üzerine Tartışmalar, (derl. Oktay Özel-Mehmet Öz), İmge Kitabevi, s. 243- 271.

İNALCIK, Halil; (1999), “Osmanlı Tarihine Toplu Bir Bakış”, Osmanlı, I, (ed. Güler Eren), Yeni Türkiye Yayınları, s.37-118.

______________; (1985), “Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu Sorunu”, Stities in Otoman Social an Economik History, (çev. Tahir Sünbül), s.71-79.

______________; (2007), “Osmanlı Beyliği’nin Kurucusu Osman Beg”, Belleten, LXXI, Ankara 2007, s.479-525.

 ______________; (2005), “Osman Gazi’nin İznik (Nicaea) Kuşatması ve Bafeus Savaşı”, Söğüt’ten İstanbul’a, Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu Üzerine Tartışmalar, (derl. Oktay Özel-Mehmet Öz), İmge Kitabevi, s. 301-340.

İNBAŞI, Mehmet; (1999), “Balkanlar’da Osmanlı Hâkimiyeti ve İskân Siyaseti”, Türkler, IX, (ed. Güler Eren), Yeni Türkiye Yayınları, s. 154-164.

JENNİGS, Ronald C.; (2005), “Gazi Tezi Üzerine Bazı Düşünceler”, Söğüt’ten İstanbul’a, Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu Üzerine Tartışmalar, (derl. Oktay Özel- Mehmet Öz), İmge Kitabevi, 429-443.

JORGA, Nicolae; (2005), Osmanlı İmparatorluğu Tarihi, I, (çev. Nilüfer Epçeli), (Birinci Baskı), Yeditepe Yayınları, İstanbul.

KILINÇ Şahin, (2002),“Osmanlı-Bizans İlişkileri”,  Türkler Ansiklopedisi, C. VIII, Anakara

KONUKÇU,  Enver,  Kocaeli 'nin lk Osmanlı Yöneticisi Süleyman Paşa, Kocaeli, 2009.

KÖPRÜLÜ, Orhan Fuat; (1999), “Osmanlı Devleti’nin Kuruluş ve Gelişmesinde İtici Güçler”, Osmanlı, I, (ed. Güler Eren), Yeni Türkiye Yayınları, s. 153-160.

KÖPRÜLÜ, M. F.; (1984), Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu, Akçağ Yayınları, Ankara.

ÖZ, Mehmet; (1999), “Tarihî ve Sosyolojik Açıdan Osmanlı Beyliği”, Beylikten Cihan Devleti’ne Tebliğler ve Tartışmalar, (haz. Bahaeddin Yediyıldız- Yücel Hacaloğlu),3-4 Aralık, 1999, Eskişehir.

ÖZCAN, Abdülkadir, “Hacı İvaz Paşa”, TDV İA. C. 14.

 ÖZCAN, Abdülkadir; (1996),“Türkler’de Gazâ Ruhu ve Bunun Osmanlılardaki Tezahürü”, Söğüt X. Osmanlı Sempozyumu, s. 59-72.

 

DİĞER MAKALELER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun