Devlet İçinde Bir Çınar: Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa

Devlet İçinde Bir Çınar: Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa

Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda katkısı olan devletin ilk idarecileri arasında yer alan ve Fatih devrine kadar etkisini devam ettirecek bir ailenin de kurucu atası olan Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa ilmiye sınıfından gelen ve Osmanlı’nın kurucu unsurları arasında yer alan Osmanlı tarihinin önemli simalarından biri olarak tarihteki yerini almıştır.

BEYAZ TARİH / MAKALE

Osmanlıların ilk vezirlerinden olan Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa, Karaman’ın Sivrihidar kazasına bağlı Çendere köyünde dünyaya geldi. Türkmen bir ailenin çocuğu olan Hayreddin Paşa’nın babasının adının Ali olduğu bilinmektedir. Ailesi hakkında fazla bilgiye ulaşılamayan Halil Paşa’nın Ertuğrul Gazi döneminden beri Kayılar ile birlikte hareket ettiği anlaşılmaktadır. Asıl adının Halil olan ve gençliğinde “Kara” lakabı ile anılan Halil Paşa’nın vezarete getirildikten sonra da “Hayreddin” lakabı ile anılmaya başladığı bilinmektedir.

Bir Kutlu Akrabalık

Küçük yaşta ilme yönelen Kara Halil Paşa, kendi muhitinde bulunan bazı medreselerde çeşitli müderrislerden dersler aldı, daha sonra ise  ileride İznik Medresesi’nin müderrisi olacak olan devrin önemli alimlerinden Taceddîn Kürdî’den ders eğitim gördü. Bu son hocasına sıkıca bağlı olan Halil Paşa, Taceddîn Kurdî’nin kızı ile evlendi. Böylece hocasının damadı oldu. Bu akrabalığın daha önemli boyutu ise Taceddîn Kurdî’nin bir diğer kızı ile de Şeyh Edabai'nin evli olmasıydı. Böylece Osmanlı’nın iki temel kurucu unsuru aynı ocakta yetişmiş ve birbirleri ile de bacanak olmuşlardı. Şeyh Edebali’nin kızı ile de Osman Gazi’nin evlendiğini göz önünde bulundurulduğunda Çandarlı Halil Paşa, Osman Gazi ile de akraba olmuştu.  

Osmanlı’da İlk Görev

Kaynaklardan tam olarak isimleri öğrenilemese de pek çok hocadan ders aldığı anlaşılan Çandarlı Halil Paşa iyi bir alim olarak yetişti. Osman Gazi dönemi birçok gaza ve fetihlerle geçti. Osman Gazi, düzenlediği gazaların kalıcı sonuçlar verdiği dönemde kurumsallaşma dönemini de başlattı ve idari taksimata gidip belli idari görevlere atamalar yaptı. Bu durum Orhan Gazi döneminde daha da gelişerek devam edecekti. İşte tam da bu meyanda Osman Gazi’nin rahatsızlanıp devlet işlerinden uzaklaştığı ve Orhan Gazi’nin devlete vekalet ettiği süreçte muhtemelen Şeyh Edebali’nin tavsiyesi ile Bilecik kadılığına tayin edildi. Aynı zamanda Ahi Ocağı’ndan yetişmiş bir ahi olan Kara Halil Paşa’nın Bilecik kadılığı sırasında yaptığı en önemli iş Osmanlı ordusunun temel taşlarından birini oluşturan yaya askerlerinin teşkilatlandığı düzenli bir askeri ocak kurmasıdır.       

Çandarlı’nın Yükselişi

Gazi bir boydan hızlı bir biçimde devlete dönüşen Osmanlıların yükseliş hızı ile eş zamanlı olarak yükselen Çandarlı Halil Paşa’nın bu yükselişi hanedana akraba olmasından ziyade Ahi Ocağı’na bağlı bir alim olmasından kaynakladığı düşünülmektedir. Orhan Gazi tarafından 1331 yılında İznik’in fetih edilmesi ile birlikte İznik kadısı olarak tayin edilmişti. Daha sonra ise 1348 yılına payitahta yani Bursa’ya kadı olarak tayin edildi. Orhan Gazi’nin ölümüne kadar da bu görevde kaldı. 1362 senesinde Orhan Gazi’nin vefat edip de yerine oğlu Murda Hüdâvendigâr’ın geçmesi ile şerrî makamların en yükseği olacak olan yeni bir makam oluşturulmuştu. Murad Hüdâvendigâr’ın kurduğu ve kazaskerlik olarak tanımlanan bu makamın ilk sahibi de Çandarlı Kara Halil Paşa olmuştu. Kazaskerlerin padişah ile birlikte sefere katılma mecburiyeti bulunduğundan şerrî meseleler kadar askeri konularla da ilgilenmek durumunda kalmıştı. Buradan hareket ile Yeniçeri Ocağı’nın ve Acemi Oğlanlar Ocağı’nın kuruluşunda büyük katkıları oldu.  Bunun yanında Çandarlı Kara Halil Paşa’nın Osmanlı Devleti’ne en büyük katkısı ise Karamanlı Molla Rüstem ile birlikte Osmanlı maliyesinin teşkilatlanmasını sağlamasıdır.

Vezir Çandarlı

Osmanlı’nın ilk vezirleri olan Alaeddin Paşa, Ahmed Paşa, Hacı Paşa ve Sinaneddin Yusuf paşalardan sonra Çandarlı Kara Halil Paşa 1364-65 yılında vezir oldu. Vezir tayin edilmesi ile birlikte de Hayreddin unvanını aldı. Çandarlı Kara Halil Paşa Osmanlı tarihinde ilk defa vezirlikle birlikte beylerbeyi yani ordu kumandanlığı görevini de bir arada yürüten vezir olarak tarihe geçti. Gümilcine, İskeçe, Zihne, Kavala, Drama ve Serez’in fethini takip eden süreçte Sultan Murad tarafından 1374’te İmparator Ioannes’in oğlu Selanik valisi Manuel üzerine gönderildi. Bu sefer ile Selanik, Manastır ve Ohri şehirlerini de Osmanlı hakimiyetine geçti. Çandarlı Halil Paşa bu muhite kadar sokulduktan sonra Arnavut prenslerinin aralarındaki hakimiyet mücadelesini fırsat 1386’da Kroya ve İşkodra’ya kadar ilerledi.

Çandarlı’nın Vefatı

Çandarlı Kara Halil Paşa Rumeli’nde bu fetihler ile meşgul olurken Anadolu’da Karamanoğlu Alaeddîn Bey huzursuzluk çıkarmaya başlamıştı. Sultan Murad da Çandarlı Halil Paşa’yı Rumeli’nde bırakıp oğlu Ali Paşa ile birlikte Karaman üzerine sefere çıkmaya hazırlanıyordu. Bu esnada Halil Paşa’nın Yenice-i Vardar’da hastalandığı, az sonrasında da Serez’de vefat ettiği haberi geldi. Mezar kitabesinden ölüm tarihinin 1387 olduğu anlaşılmaktadır.  Çandarlı Halil Paşa’nın cenazesi büyük oğlu Ali Paşa tarafından İznik’e getirilerek Lefke (Osmaneli) Kapısı dışında defnedildi. Bu türbe 1922’de Yunanlılar tarafından tahrip edildi, sonrasında da Çandarlı’nın soyundan gelen Nuh Neciyüddin Bey tarafından tamir ettirildi.

Osmanlı’dan Bir Çandarlı Geçti

Ahi geleneğinden gelen Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa teşkilatçı özelliği ile dikkat çekmektedir. Her ne kadar menşeî ve farklı görüşleri sebebi ile diğer devlet erkanı tarafından küçümsenmiş olsa da yapmış olduğu düzenlemeler, özellikle askeri teşkilat ve devlet hazinesini oluşturması ve penc-i yek yani beşte bir uygulaması ile Balkanlar’dan asker devşirme yolunu sistemleştirmesi gibi pek çok uygulama ile Osmanlı devlet teşkilatının şekillenmesinde büyük katıları oldu.        

İmar Faaliyetleri

Halil Hayreddin Paşa, idari işlerdeki marifeti kadar ardında bıraktığı hayır eserleri ile de tanınmaktadır. İnşasına 1378-79’da başlanıp ölümünden sonra 1391-92’de oğlu Ali Paşa tarafından tamamlanan İznik’teki Yeşil Cami, ilk devir Osmanlı mimarisinin ayakta duran tek örneği durumundadır.  Yine İznik’te bir Darülhadis adlı medresesi ve bir de imarethane yaptırdı. Bunların dışında Serez’de, kalenin güneybatısında Aşağı Çarşı mahallesinde bulunan ve 1385’de yaptırılan Kurşunlu Camii ile yakınında bulunan Eski Hamam’da Halil Paşa tarafından inşa ettirildi. Bunun yanında Gelibolu’da Orhan Gazi’nin oğlu Süleyman Paşa’ya ait olduğu söylenen Eski Camii veya Sultan Camii de 1385 tarihli kitabesinden anlaşıldığına göre Halil Hayreddin Paşa tarafından yaptırılmıştır. Ayrıca onun adına bazı eserler de kaleme alınmıştır. Cemaleddin Aksarayi, Zemahşeri’nin el-Keşşaf adlı tefsiri üzerine olan haşiyesini Kara Halil Paşa’ya ithaf etmiştir. Osmanlı Devleti’nde bu kadar hizmeti geçen Halil Paşa, Çandarlılar adıyla anılan köklü bir ailenin de kurucu atası oldu. Halil Paşa’nın Ali, İlyas, İbrahim adındaki üç oğlundan ikisi veziriazam olmuş, İlyas Paşa ise beylerbeyliğe kadar yükselmiştir.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakça

Aktepe, Münir, “Çandarlı Kara Halil Paşa”, TDV İA c. 8

AŞIKOĞLU AHMED; (1332), Tevârih-i Âl-i Osman, Aşık paşa-zâde Tarihi (neşr. Ali Bey), (Birinci Baskı), Matbaa-i Âmire, İstanbul.

BARKAN, Ömer Lütfi; (1999),“Osmanlı İmparatorluğu’nda Kolonizatör Türk Dervişleri”, Türkler, IX, (ed. Güler Eren), Yeni Türkiye Yayınları, s. 133-153.

BAŞTAV, Şerif; (1999), “Osmanlı İmparatorluğu’nun Kuruluşunda Bizans ve Avrupa”, Osmanlı, I, (ed. Güler Eren), Yeni Türkiye Yayınları, s. 169-175.

DELİLBAŞI, Melek; (2002), “Osmanlı-Bizans İlişkileri”, Türkler, IX, (ed. Güler Eren), Yeni Türkiye Yayınları, s. 10-33.

EMECEN, Feridun, “Timurtaş Paşa”,  TDV İA,  C.41, 2012, S.185-186.

EMECEN, Feridun M. (1997), “Osmanlı’nın Batı Anadolu Türkmen Beylikleri Fetih Siyaseti: Saruhan Beyliği Örneği”, Osmanlı Beyliği (1300-1389), (ed. Elizabeth A. Zachariadou), (çev. Gül Çağalı Güven, İsmail Yerguz, Tülin Altınova), Tarih Vakfı Yurt Yayınları, s.34-41.

 ______________; (1999a), “Siyasî ve Jeopolitik Dinamikler Hakkında Bazı Mülahazalar (100- 1389)”, Beylikten Cihan Devleti’ne Tebliğler ve Tartışmalar, (haz. Bahaeddin Yediyıldız- Yücel Hacaloğlu), 3-4 Aralık, Eskişehir.

 ______________; (1999b), Osmanlı Devleti’nin Kuruluşundan Fetret Dönemine”, Türkler, IX, (ed. Güler Eren), Yeni Türkiye Yayınları, s. 156-178.

FİNKEL, Caroline; (2007), Rüyadan İmparatorluğa Osmanlı, (Birinci Baskı), Timaş Yayınları, İstanbul.

GİBBONS, Herbert A.; (1998), Osmanlı İmparatorluğu’nun Kuruluşu, (çev. Ragıp Hulusi), (Birinci Baskı), 21. Yüzyıl Yayınları, Ankara.

GIESE, Friedrich; (2005), “Osmanlı İmparatorluğu’nun Kuruluşu Meselesi”, Söğüt’ten İstanbul’a, Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu Üzerine Tartışmalar (derl: Oktay ÖzelMehmet Öz), İmge Kitabevi, s. 149-177.

GÖKBİLGİN, M. Tayyib, (1988), “Orhan”, İA, IX, s. 401-431.

HADİDÎ; (1991), Tevârih-i Âl-i Osman (1299-1523), (haz. Necdet Öztürk), (Birinci Baskı), Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Yayınları, İstanbul.

İBN-İ KEMAL; (1970), Tevârih-i Âl-i Osman, I. Defter, (haz. Şerafettin Turan), (Birinci Baskı), TTK. Yayınları, Ankara.

İMBER, Colin; (2005), “Osmanlı Hanedan Efsanesi”, Söğüt’ten İstanbul’a, Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu Üzerine Tartışmalar, (derl. Oktay Özel-Mehmet Öz), İmge Kitabevi, s. 243- 271.

İNALCIK, Halil; (1999), “Osmanlı Tarihine Toplu Bir Bakış”, Osmanlı, I, (ed. Güler Eren), Yeni Türkiye Yayınları, s.37-118.

______________; (1985), “Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu Sorunu”, Stities in Otoman Social an Economik History, (çev. Tahir Sünbül), s.71-79.

______________; (2007), “Osmanlı Beyliği’nin Kurucusu Osman Beg”, Belleten, LXXI, Ankara 2007, s.479-525.

 ______________; (2005), “Osman Gazi’nin İznik (Nicaea) Kuşatması ve Bafeus Savaşı”, Söğüt’ten İstanbul’a, Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu Üzerine Tartışmalar, (derl. Oktay Özel-Mehmet Öz), İmge Kitabevi, s. 301-340.

İNBAŞI, Mehmet; (1999), “Balkanlar’da Osmanlı Hâkimiyeti ve İskân Siyaseti”, Türkler, IX, (ed. Güler Eren), Yeni Türkiye Yayınları, s. 154-164.

JENNİGS, Ronald C.; (2005), “Gazi Tezi Üzerine Bazı Düşünceler”, Söğüt’ten İstanbul’a, Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu Üzerine Tartışmalar, (derl. Oktay Özel- Mehmet Öz), İmge Kitabevi, 429-443.

JORGA, Nicolae; (2005), Osmanlı İmparatorluğu Tarihi, I, (çev. Nilüfer Epçeli), (Birinci Baskı), Yeditepe Yayınları, İstanbul.

KILINÇ Şahin, (2002),“Osmanlı-Bizans İlişkileri”,  Türkler Ansiklopedisi, C. VIII, Anakara

KONUKÇU,  Enver,  Kocaeli 'nin lk Osmanlı Yöneticisi Süleyman Paşa, Kocaeli, 2009.

KÖPRÜLÜ, Orhan Fuat; (1999), “Osmanlı Devleti’nin Kuruluş ve Gelişmesinde İtici Güçler”, Osmanlı, I, (ed. Güler Eren), Yeni Türkiye Yayınları, s. 153-160.

KÖPRÜLÜ, M. F.; (1984), Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu, Akçağ Yayınları, Ankara.

ÖZ, Mehmet; (1999), “Tarihî ve Sosyolojik Açıdan Osmanlı Beyliği”, Beylikten Cihan Devleti’ne Tebliğler ve Tartışmalar, (haz. Bahaeddin Yediyıldız- Yücel Hacaloğlu),3-4 Aralık, 1999, Eskişehir.

ÖZCAN, Abdülkadir, “Hacı İvaz Paşa”, TDV İA. C. 14.

 ÖZCAN, Abdülkadir; (1996),“Türkler’de Gazâ Ruhu ve Bunun Osmanlılardaki Tezahürü”, Söğüt X. Osmanlı Sempozyumu, s. 59-72.

DİĞER MAKALELER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun