Çanakkale Savaşlarının Denizaltı Cephesi

Çanakkale Savaşlarının Denizaltı Cephesi

1.Dünya Savaşı sırasında İstanbul'a ulaşmak isteyen itilaf kuvvetlerinin Çanakkale'yi denizden ve karadan geçmek için yaptığı mücadele, Türk askerinin vatan sevdası karşısında hedefine ulaşamadı. Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizi, o dönemde su altındaki başka bir mücadeleye de sahne oldu. 13 Aralık 1914 ile 2 Ocak 1916 tarihleri arasında devam eden denizaltı muharebelerinde, müttefiklerin bu süre zarfında faaliyet gösteren 15 denizaltısından 9'u Çanakkale Boğazı'nı geçerek Marmara Denizi'ne girmiş, Osmanlı savaş gemilerine saldırıp, nakliyatı engellemeye çalışmıştı.

BEYAZ TARİH / MAKALE

Birinci Dünya Savaşı sırasında, İstanbul'a ulaşmak isteyen İngiliz ve Fransız ordularının Çanakkale'yi denizden ve karadan geçmek için yaptığı mücadele, Türk askerinin vatan sevdası karşısında hedefine ulaşamadı. İtilaf kuvvetlerinin iki süper gücü Çanakkale’deki başarısızlıklarını örtmek için Yeni Zelanda ve Avustralya’dan gelen askeri kuvvetleri ifade eden ANZAC adlandırmasını literatürde sıkça kullanmayı tercih etmektedirler. ANZAC kuvvetleri İtilaf saflarında İngiliz ve Fransız askerleriyle birlikte ve İngiliz ve Fransız komutanlar emrinde savaştı. Dolayısıyla savaş sonucundaki başarısızlık ANZAC kuvvetlerine değil onların ellerinde taşıdıkları bayrakların hükümran ülkelerine aittir. Bu saldırıyı başlatan kuvvetler savaşı kazanmak için ellerindeki tüm imkan ve kabiliyetleri cepheye sürdüler.

Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizi, o dönemde çok çetin kara ve deniz savaşlarına sahne oldu. Aynı zamanda o güne dek eşi bulunmayan denizaltı muharebeleri de burada meydana geldi. İtilaf kuvvetlerinin denizaltıları, kara savaşlarından önce Çanakkale Boğazı girişinde, devriye görevi sürdürmüş, su üstünden geçemedikleri boğazı, su altından geçerek İstanbul ve diğer limanlardan cepheye yapılan nakliyatı engellemeyi, rastladıkları Osmanlı savaş gemilerini tahrip etmeyi, hatta İstanbul dahil olmak üzere müsait gördükleri yerlerdeki fabrika, tren istasyonu ve karadan sevk edilen askeri kıtalar gibi kıyı hedeflerini vurmayı amaçladı.

Bu amaçla başlayan itilaf kuvvetleri denizaltılarının Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizi'ndeki harekatı, 13 Aralık 1914 ile 2 Ocak 1916 tarihleri arasında devam edip, bu süre zarfında faaliyet gösteren 15 denizaltıdan 9'u Marmara Denizi'ne girdi, Osmanlı savaş gemilerine saldırıp, nakliyatı engellemeye çalıştı. Bunun üzerine, denizaltılara karşı bir takım tedbirler alınmasının ardından gerek deniz yoluyla gerekse kara yoluyla Çanakkale'ye yapılması gereken nakliyat sürdürüldü.

Böylece Gelibolu Yarımadası'ndan son İtilaf kuvveti ayrılıncaya kadar Türk kuvvetlerinin mühimmat ve iaşe bakımından desteklenmesine çalışıldı. Osmanlı Devleti'nin hizmetine gönderilen 13 Alman denizaltısından bir kısmı belli bir süre Marmara Denizi'nde mücadele etti, daha sonra Karadeniz'e geçip Birinci Dünya  Savaşı süresince burada faaliyet gösterdi.

Denizaltıları Karşı Osmanlı Devleti Tarafından Alınan Tedbirler

Master tezi danışmanlığını yaptığım Kemal Koç adlı öğrencimin "Birinci Dünya  Savaşı'nda Çanakkale Boğazı ve Marmara'da Denizaltı Muharebeleri" adlı yüksek lisans tezi çalışmasının, bu alandaki bilgi dağarcığımıza ciddi katkılar sunmuştur. 18. yüzyılda savaş alanlarına çıkmaya başlayan denizaltılar, Osmanlı Devleti tarafından II. Abdülhamid döneminde yakından takip edilmeye başlandı.

İngiltere, Fransa ve Rusya'daki denizaltı inşasıyla ilgili gelişmeler, söz konusu ülkelerde bulunan Osmanlı sefirleri veya hususen  görevlendirilen subaylar tarafından incelenip, yeni tip gemilerin özellikle boğazların savunulmasında kullanılabilirliği üzerine İstanbul'a raporlar gönderildi.

Birinci Dünya  Savaşı öncesinde, ülkeler arasında başlayan silahlanma yarışı, denizaltıcılık alanında da kendisini gösterdi. Özellikle İngiltere, Almanya ve Fransa gibi devletler bekledikleri büyük savaşta avantaj sağlamak amacıyla denizaltı filolarının sayısını arttırdılar.

Çanakkale cephesinde, kara savaşlarının başlamasıyla, Osmanlı Devleti'nin Çanakkale'ye deniz yoluyla yaptığı nakliyat faaliyetleri önem kazandı. Bu bağlamda, boğazı abluka eden müttefiklere ait donanmada, çeşitli tipteki zırhlılar ve yardımcı sınıf gemiler dışında denizaltılar da bulunuyordu.

Söz konusu denizaltılar, başlangıçta devriye amacıyla kullanılmıştır. İngiliz denizaltısı B-11 tarafından Mesudiye Zırhlısı'nın batırılmasıyla, Saphire ve E-15 denizaltılarının boğazı geçme teşebbüslerinden sonra Çanakkale Cephesi’ne yapılan nakliyatın denizaltılar tarafından tehdit edilebileceği kanısına ulaşılmıştır.

İtilaf kuvvetleri tarafından sevk edilen denizaltı ve zırhlılara karşı, Osmanlı Donanması’nın buradaki temel görevi Gelibolu Yarımadası’ndaki birliklere denizden lojistik destek yani nakliye işlerini sürdürmek ve düşman denizaltılarını durdurmak idi. Gelibolu Yarımadası’ndaki birliklerin İstanbul-Çanakkale deniz yolu üzerinden sağlanan lojistik katkıya hayati ihtiyacı vardı. İtilaf denizaltılarının Çanakkale Boğazı'na girişinin engellenmesi, Marmara Denizi'ne dahil olması durumunda tespit ve imha edilmeleri amacıyla Osmanlı hükümeti tarafından iki aşamalı tedbirler alındı.

Denizaltılara karşı alınan tedbirler arasında, oluşturulan mayın hatlarının takviye edilmesi de bulunmaktadır. Ancak müttefik denizaltıları tarafından mayın hatlarının altından geçilmesinde başarı sağlanmıştır. Çanakkale Boğazı'nda müttefik denizaltılarının geçişine karşı alınan en önemli tedbirlerden biri de ağ manialarının tesisidir.

17 Nisan 1915’te İngilizlerin E-15 denizaltısı Kepez Feneri önünde Osmanlı askerleri tarafından tespit edilmiş ve Dardanos Bataryası’ndan atılan mermilerle yara almıştır. Bu tespit, denizaltılara karşı  Boğazların savunmasında ağ manialarını zorunlu hale getirmiştir. Şubat 1915’te çelik teller vasıtasıyla döşenen manialar Haziran 1915’te tamamlandı.

Genellikle çelik tellerden oluşturulan bu manialar, öncelikli olarak denizaltıları yakalamak amacıyla dökülmüştür. Ancak bu manialar denizaltının geldiğini haber vermesi açısından da önem arz etmekteydi. Temmuz ayı ortalarında Çanakkale Boğazı'nın geçişinin kapatılması için Nara Burnu bölgesine 68 metre derinliğe kadar inen bir mania ağı yerleştirildiğinde, denizaltılar için ağa karşı tam bir makine gücüyle çarpmak, onu delmekten başka bir çare kalmamıştı. Nitekim bazı denizaltılar ağa yakalanırken, büyük bir kısmı bu maniayı geçmeyi başarmıştır.

1 Mayıs 1915’te Fransızların Joule isimli denizaltısı Kepez-Havuzlar mevkiinde mayına çarparak batmıştır. 26 Temmuz 1915’te Fransızların Mariotte  isimli denizaltısı Boğazı geçme teşebbüsünde bulunurken Çimenlik Tabyası tarafından batırılmıştır.

Fransız denizaltılarının başarısızlıkları yanında İngiliz denizaltıları bazı başarılı sonuçlar almıştır. 19 Mayıs 1915’te İngilizlerin E-11 isimli denizaltısı Boğazları geçip İstanbul kıyıları da dahil olmak üzere Marmara kıyılarında saldırı faaliyetleri yapmıştır. 8 Ağustos 1915’te Barbaros Hayreddin Zırhlısını torpillemiş ve 6 Kasım 1915’te de Yalova-Tuzla arasında Yarhisar muhribini batırmıştır.
 

Deniz Uçaklarıyla Denizaltı Mücadelesi

çanakkale pilot
Resim 1: Çanakkale Savaşı Sırasında Faaliyet Gösteren Türk Havacılarımız

Denizaltılara taarruz amacıyla kullanılan bir diğer vasıta da deniz uçakları olmuştur. Uçaklar tarafından taarruz silahı olarak makineli tüfek ve küçük bombalar kullanılmıştır. Bu uçaklar, 1915 yılı ağustos-aralık ayları arasında, Marmara'nın çeşitli yerlerinde denizaltılara taarruz etmişler, herhangi bir denizaltı batıramamışlarsa da onları dalmaya zorlamış ve baskı altında tutmuşlardır.

Savaş boyunca Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizi’nde İtilaf kuvvetlerine ait 22 denizaltı görev aldı. Osmanlı Devleti mevcut imkan ve kabiliyeti çerçevesinde aldığı türlü önlemlere rağmen, ilk etapta iki düşman denizaltısı Çanakkale Boğazı’nı geçti. 25 Nisan 1915'te Avustralya'nın AE-2, 27 Nisan'da ise İngilizlerin E-14 denizaltıları Çanakkale Boğazı'nı geçmeye muvaffak oldu.

İtilaf kuvvetlerine ait denizaltılarının faaliyetleri sırasında, Osmanlı donanmasına ait 7 savaş gemisi, nakliyatta kullanılan 20 vapur, 2 römorkör ve 1 uskunanın (iki direkli yelkenli tekne), bunların dışında, yaklaşık 135 parça yelkenli, mavna, salapurya, kayık, çektirme, kotra, praçire, alamana, taka, gulet, piyade kayığı, tırhandil ve bumbarta gibi nakliyede kullanılan küçük deniz vasıtalarını batırdı. Nakliye ve savaş gemilerine yapılan saldırılar sonucunda 15 vapurla birlikte Peyk-i Şevket torpidobotu yara almıştır.  İtilaf denizaltıları, batırılan ve hasara uğratılan gemilerin yanında Marmara kıyılarındaki gümrük binalarını, askeri fabrikaları, tren yollarını, istasyonlarını ve en önemlisi cepheye asker sevkiyatında kullanılan kara yollarını top ateşine tutmuştur.

Çanakkale Boğazı’nı geçmekte ısrarlı olan Fransızların Saphire isimli denizaltısı, 15 Ocak 1915 tarihinde Köseburnu açıklarında Nusret, İsa Reis ve Ferman isimli Osmanlı gemilerinden açılan ateşler sonucu denizin derinliklerine indirilDİ. Çanakkale Boğazını geçen denizaltılardan biri olan Avustralya’ya ait AE-2 ise Yüzbaşı Ali Rıza Bey komutasındaki Sultanhisar torpidobotu tarafından 30 Nisan 1915 tarihinde batırılmıştır. Mürettebat ise Çanakkale Savaşı’ndaki çok sayıdaki insani davranış örneklerinden biri olarak kurtarılıp esir alınmıştır.

Osmanlı donanmasının kayıplarına karşılık, Denizaltı Savunma Harbi kapsamında 4 İngiliz (1 tanesi Avustralya’ya ait) 3 Fransız toplam 7  itilaf kuvvetlerine ait denizaltı batırılmış 1 Fransız denizaltısı da ele geçirilmiştir.

Batırılan veya Osmanlı kuvvetlerinin faaliyetleri karşısında personeli tarafından batırılmaya mecbur bırakılan Fransız denizaltıları; Saphirre, Joule, Mariotte. İngiliz denizaltıları; E-15, E-7, E-20. Avustralya denizaltısı AE-2’dir.  Boğazı geçmeyi başaran tek Fransız denizaltısı Turquoise ise ele geçirilmiştir.

çanakkale_savaşları
Resim 2: Fransa'nın Turkuaz Denizaltısı  Çanakkale Deniz Savaşları esnasında Osmanlı denizcileri tarafından ele geçirilerek istanbul'a götürülmüş, haliç tersanesinde tamire alınmıştır. İsmi de denizaltıyı vurarak etkisiz hale getiren denizciye ithafen "Müstecib Onbaşı" olarak değiştirilmiştir.

Bu bağlamda Sultanhisar torpidobotu tarafından AE-2 denizaltısının, Alman UB-14 denizaltısı tarafından E-20 ve E-7 denizaltılarının, sahil bataryaları tarafından da E-15 denizaltısının batırılması gibi başarılar, Türk askeri kuvvetlerine büyük moral kaynağı olmuştur.


torpido_çanakkale
Resim 3: Avustralya’ya ait AE-2 .  Yüzbaşı Ali Rıza Bey komutasındaki  Sultanhisar torpidobotu tarafından 30 Nisan 1915 tarihinde batırılmıştır.

torpido_denizaltı_çanakkale
Resim 4 : Avustralya'nın Ae-2 Denizaltısını Batıran Sultanhisar Torpidobotu. Ressam: Cumhur Koraltürk.

 

sultanhisar_alirızabey
Resim 5: Sultanhisar Torpidobotu Komutanı  Yüzbaşı Ali Rıza Bey

 

Alman Denizaltılarının Faaliyetleri

Birinci  Dünya  Savaşı yıllarında Türk sularındaki denizaltı muharebelerine Alman denizaltılarının da katıldı. Bu muharebelerde yer alan 12 Alman denizaltısının daha çok Karadeniz'de görev almakla beraber, Çanakkale cephesi ve Marmara Denizi'nde de faaliyet gösterdi. Alman denizaltılarının Türk sularına gelmesinin müttefik donanması üzerinde baskı oluşturduğunu vurgulamalıyız.

Alman denizaltılarının Çanakkale ve Marmara Denizi'nde Merion, Kartaca, Mısır'dan Mondros'a asker sevk eden Royal Edward gibi müttefiklerin önemli gemilerini batırdı. Ayrıca İtilaf kuvvetlerine ait  Majestic ve Triumph gibi iki önemli zırhlı gemisi Gelibolu Yarımadası açıklarında batırılmıştır. Marmara Denizi'nde ise 2 İngiliz denizaltısı yine Alman denizaltı harekatı kapsamında sulara gömüldü.

Birinci Dünya Savaşı'nın deniz harp tarihi açısından en önemli sonuçlarından birisinin de deniz muharebelerinde caydırıcı bir güç olarak denizaltı kavramının yerleşmesidir. Birinci Dünya Savaşı’ndaki tecrübeler, denizaltıların savaşlarda nasıl kullanılacağına dair düşünceleri değiştirdiği açıktır.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
Yazar Hakkında
Süleyman KIZILTOPRAK

Kaynakça
BAL, Nurcan, Marmara’da Denizaltı Avı Sultanhisar ve Stoker’in Denizaltısı AE-2, Deniz Basımevi, İstanbul, 2006.
BATMAZ, Şakir, II. Abdülhamit Devri Osmanlı Donanması, Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü (Basılmamış Doktora Tezi), Kayseri, 2002.
CARR, William Guy, Büyük Harpte İngiliz Denizaltılarının Menakıbı, Çev. Hikmet DAĞADA, Deniz Basımevi, İstanbul, 1946.
DÜLGER, Bahadır, AE-2 Denizaltı Gemisini Marmara’da Nasıl Batırdım, Millet Yayınları, İstanbul, 1947.
FEHMİ, Rabbani, “Bahriye Hikâyelerimizden: Çanakkale’de İngilizlerin AE-2 Numaralı Denizaltısını Batıran Sultanhisar Süvarisi Rıza Bey’in Hatıra Defterinden”, Donanma Mecmuası, 1952-1957, s. 171-122,
HIZAL, Şamil (1988), “Çanakkale Önünde ve Marmara’da Denizaltılar”, Deniz Kuvvetleri Dergisi, Dz.K.K. Karargah Basımevi, 539, Ankara, 1988. s. 52-60.
KALAYCIOĞLU, Ömer, Denizaltı ve Filomuz, Deniz Basımevi, İstanbul, 2003.
KOÇ, Kemal, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Denizaltıları, (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Danışman: Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak) Mimar Sinan Güzel Sanatlar Ünv., Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2012.
KURTOĞLU, Fevzi, Cihan Harbinde Deniz Muharebeleri-Türk Donanması Ne Yaptı?, Ahmet Kemal Matbaası, İstanbul, 1928.
LANGENSIEPEN B.- GÜLERYÜZ A., 1828-1923 Osmanlı Donanması, Denizler Kitapevi, İstanbul, 2000.
LOREY, Hermann, Türk Sularında Deniz Hareketleri, Çev. Tekirdağlı H. Sami, c. I, Deniz Basımevi, İstanbul, 1936.
LOREY, Hermann, Türk Sularında Deniz Hareketleri, Çev. Tacettin TALAYMAN, c. II, Deniz Basımevi, İstanbul, 1946.
METEL, Raşit, Türk Denizaltıcılık Tarihi, Deniz Basımevi, İstanbul, 1960.
 
DİĞER MAKALELER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun