Bir Koca Gazi: Akça Koca

Bir Koca Gazi: Akça Koca

Osman Gazi Kayıların başına bey olduğuna artık hem kayılar hem de Anadolu için tarihi bir kırılma noktası da başlamış oluyordu. Pek çok Türkmen boyu gibi Moğol önünden kaçan ve tek derdi selamet olan Kayılar artık gazaya başlamışlar yani atağa geçmişlerdi. Osman Gazi atalarında olmayan bir gayret ve azim ile topraklarını genişletmeye ve etrafında yaşayan Türkmenlere güven salmaya başlamıştı. Osman Gazi bu işlere koyulduğunda kuşkusuz yalnız değildi. Onun çocukluğundan beri yanında tuttuğu kendi gibi bey çocuklarından oluşan sağlam bir ekibi bulunuyordu. Birbirine mersus olmuş bu kavi silah arkadaşlarının başında Akça Koca gelmektedir.

BEYAZ TARİH / MAKALE

Sezai Karakoç “Tarihte her hareket hep bir kişinin ayağa kalkması ile başlar” der. Tarihte çok büyük sonuçları olan olayların küçücük dokunuşlara çok küçük müdahalelere bağlı olarak gelişebildiği görülmektedir. Kayıların beyi olan Ertuğrul Gazi’nin iyice yaşlanması ile kimin bey olacağı meselesi gündeme geldi. Burada iki güçlü aday vardı. Ertuğrul’un kardeşi Dündar ile büyük oğlu Alaeddin Beyler. Hangisinin bey olacağı konuşulurken Şeyh Edabalı’nın tarihin akışına müdahalesi ile Kayıların başına Osman Gazi geçti. Edabalı böyle bir müdahale ile uçlarda yaşayan Kayıları atağa geçirmiş ve fetih süreci başlamıştı. Çünkü Alaeddin oldukça mülayim mizaçlı biriydi, gaza edecek cesaret ve girişkenlikten yoksundu. Bu yüzden de atağa geçilmesi gereken dönemde iyi bir bey adayı değildi. Dündar Bey ise çok fazla hırsları olan bir kişiydi. “kötü çoban sürüye kurt bulaştırır” misali Kayıları felakete sürükleyebilme tehlikesi vardı. İşte bu şartlar altında aslında töreye göre kedisine beylik düşmeyen amcası ve ağabeyi karşında adı bile geçmeyen Osman, Edebali’nin müdahalesi ile birden güçlü bir aday haline geldi ve Kayıların yeni beyi oldu.  Osman Gazi girişkenliği gözü karalığı ve cesareti ile tam bu dönemde ihtiyaç duyulan bey idi. Bunu gayet iyi bilen Şeyh Edabalı müdahalesi ile Osman’ı Kayılara bey yaptı. Artık yeni bir dönem başlıyordu. Türklerin doğudan batıya yolculuğu bir kaçış olmaktan çıkmış bir atağa, gazaya dönüşmüştü. Bu tarihi kırılma yaşanırken Osman Gazi’nin yanında tuttuğu çok sağlam silah arkadaşları vardı. Bunlardan biri de çocukluğundan beri tanıştıkları Akça Koca idi.

Kökleri

Osman Gazi’nin ilk silah arkadaşlarından olan Akça Koca da bir bey ailesinin çocuğuydu. İlerleyen yıllarda Gebze Kadısı olan Fazlullah adındaki torunun 1434 tarihli vakfiyesi Akça Koca hakkında doğrudan bilgi veren önemli bir kaynak durumundadır. Bu vakfiyeden öğrenildiğine göre Akça Koca’nın babasının adı Abdülmelik b. Abdülfettah’tır. Akça Koca’nın ataları Selçuklular tarafından uçlarda akınlarla görevlendirilmiş Gazâyân-ı Rûm’a mensup bir aileydi. Bir aşiret olarak hareket eden Akça Koca’nın ailesi bir aşiret olarak batı uçlarına yerleştirildiğinden burada buluna Kayılara bağlanmıştı. Akça Koca’nın babası da kendisi de ailesi ile birlikte Ertuğrul Gazi’ye bağlı olarak hareket ediyorlardı. Dolayısıyla daha babalarından beri iç içe geçmiş bir ortamda kendisine bağlı bir Türkmen beyi olan Akça Koca aynı zamanda Osman Gazi’nin çocukluk arkadaşıydı. Bu da güven ve birlikte hareket edebilme hususlarında çok büyük bir avantaj durumundaydı.

Fetihler Dönemi

Kayıların batı uçlarındaki faaliyetlerine bakıldığında Ertuğrul dönemi, Moğollar hala güçlü olduğundan ve Batı Anadolu’daki faaliyetleri daha çok emniyetlerini sağlama yönündeydi. Bu dönemde ki gaza milletin başına bir zelal getirmeden emniyette tutabilmekti. Fakat Osman Gazi ile birlikte koşullar değişti ve artık Türklerin atağa geçme dönemi başladı. Bu koşullar altında harekete geçen Osman Gazi birden yurt edindikleri Söğüt ve Domaniç’ten batıya Bizans’a karşı gazaya girişmiş ardı ardına kaleleri düşürmeye başlamıştı

Akça Koca’da bu gazalar döneminde kuzeye yönelen birliklerin başına verildi. Osman Gazi oğlu Şehzade Orhan ile tecrübeli ve kadim dostu olan Akça Koca’yı birleştirerek Akça Koca’yı Orhan Bey’in emrine verdi ve onları kuzey batılarında bulunan toprakların fethi  ile görevlendirdi. Bu tarihten itibaren Şehzade ile birlikte kuzeye yönelen Akça Koca buralarda önemli fetihler yaptı.

Bey Ölür Fetihler Devam Eder

1326 tarihi Osmanlılar için kritik bir tarihtir. Hem müjdeli bir gelişme yanşamış 1326 Nisan’ında Orhan Gazi Bizans’ın kadim şehri Bursa’yı fethetti hem de Osmanlılar kendilerine kutlu bir başkent kazanırlarken kurucu beylerini de kaybetmişlerdi. İki yıldır hasta olan Osman Gazi aynı yıl içinde vefat etti. Artık Osmanlıların başında Orhan Gazi vardı. Orhan Gazi babasının vasiyetine sadık kalarak onu Bursa içindeki eski Bizans sarayı içine defnetti.

Orhan Gazi döneminde de gazalar ve fetihler artarak devam etti. Orhan Gazi’nin devletin başına geçmesi ile birlikte Bursa’da payitahtta durmaya başlamasından dolayı beraber başlattıkları fetih hareketlerini Akça Koca artık tek başına sevk ve idare ediyordu. 1326 tarihine gelindiğinde kendisine karargâh haline getirdiği Sapanca’dan harekete geçen Akça Koca Sakarya ve çevresinde pek çok yeri ele geçirdi. En nihayetinde 1326 tarihinde Kandıra’yı da ele geçirdi.   İlerleyen yıllarda da Konuralp ve Gazi Abdurrahman ile birlikte Kartal sahillerinde Aydos civarını ardında da Samandıra’yı fethetti. 

İstanbul Önlerinde Bir Türkmen Beyi

Akça Koca Samandıra ve Aydos başarılarından sonra 1327 yılında ilerleyişine devam etti, İstanbul’a yöneldi ve Üsküdar’a akınlar yaptı. Gerek Osmanlıların merkezine uzak olmasından dolayı destekten mahrum olması gerekse Bizans’ın başkentinin yanı başına yaklaşmış olmasından dolayı kavi bir savunma ile karşılaşmasından ötürü Üsküdar akınlarına son vererek hedefini değiştirdi. Akça Koca’nın yeni hedefi Bizans kadim şehirlerinden olan Nikomedya yani İzmit idi. Çevresini tamamen fethettikleri İzmit’in merkezine akınlar yapmaya başlamıştı. 

Vefatı ve Mirası

İzmit’in fethi için azmeden Akça Koca şehrin fethini göremeden 1328 tarihinde Kandıra yakınlarında bir tepede vefat etti. Kendisinden sonra temsil ettiği aşiretin başına Karamürsel geçti. O da tıpkı ataları gibi Osmanlıların emrinde gaza faaliyetlerine Akça Koca’nın bıraktığı yerden devam etti. Osmanlılara gösterdiği yaralılıklardan dolayı Aydos ve Samandıra bölgesi Akça Koca’ya verilmişti. Vefatı ile birlikte aşirete bey olan Karamürsel, Orhan Gazi tarafından uç beyliğine tayin edildi fakat Akça Koca’ya mülk olarak verilen topraklar önemlerinden ötürü Şehzade Murad’a verildi.   

Bir Bey, Bir Şehir

Akça Koca, bütün ömrünü Osmanlıların ilk kuruluş arazilerinin kuzeyini İstanbul’un güney kıyılarını fethine harcamış buraların Türkleşmesi ve İslamlaşması için mücadele etmişti. En çok da İzmit’i fethini arzulamıştı. Çok uğraştığı İzmit’in fethini göremeden vefat etmişti. Onun Türkleşmesi uğruna çok mücadele ettiği bu şehir onun azminin ve sadakatinin bir karşılığı olarak Koca-eli olarak onun adı ile anılmıştı.  Yine kendinsin fethettiği Batı Karadeniz sahillerindeki bir belde de direk kendi adı ile Akçakoca olarak anılmış böylece fethin mimarlarından biri olarak Akça Koca tarihteki yerini almıştı.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Yazar Hakkında
Kemal Ramazan HAYKIRAN

Kaynakça

Akgündüz, Ahmet, Bilinmeyen Osmanlı, İstanbul 1999.

Aktepe,  Münir  Çandarlı Halil Kara Halil Paşa, TDV İA, c. 8 s.215.

Alderson, A. D., Osmanlı Hanedanının Yapısı, İstanbul 1998.

Algül, Hüseyin, İstanbul’un Fethi ve Fatih, İstanbul 1981.

Ayönü, Yusuf, “Selçuklu Bizans İlişkileri”, Türkler,  Ankara 2002, VI.

Ayverdi, Semiha, Edebi ve Manevi Dünyası İçinde Fatih, İstanbul 1990.

Bardakçı, İlhan, “Feth-i Mübin’in Meçhul Hazineleri”, Tarih ve Medeniyet, S. 3, Mayıs 1994.

Delilbaşı Melek, “Osmanlı Bizans İlişkileri”, Türkler, Ankara 2002, IX.

Emecen Feridun, “Akça Koca” TDV İA. C.I,

 Hammer, Joseph de, Osmanlı İmparatorluğu Tarihi, çev. Zuhuri Danışman, C. 2, İstanbul 1972.

Georgios Pachymeres, Relations Historiques, ed. Albert Failler, Paris 2000. IV.

Gibbons, H. Albert, Osmanlı İmparatorluğunun Kuruluşu, çev. Ragıp Hulusi, Ankara 1998.

İnalcık, H., Fatih Devri Üzerine Tetkikler ve Vesikalar, Türk Tarih Kurumu bas. Ankara 1987.

İnalcık, Halil, “Osmanlı Beyliğinin Kurucusu Osman Beg”, Belleten, LXXI/261, (Ankara 2007).   

İnalcık, Halil, Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ (1300-1600), (çev. Ruşen Sezer), İstanbul 2003.

İslam Ansiklopedisi, “Akça Koca” maddesi M. E. B. yay. İstanbul 1970.

Kılınç Şahin, “Osmanlı-Bizans İlişkileri”,  Türkler Ansiklopedisi, C. VIII, Anakara 2002.

Nicol, Donald M, , Bizans’ın Son Yüz Yılı (1261-1453), çev.  Bilge Umar, İstanbul 2003.

Ostrogorsky, George, Bizans Devleti Tarihi, çev. Fikret Işıltan, Ankara 1999. 

Özgüdenli, Osman. GMoğol İran’ın’da Gelenek ve Değişim: Gazan Han Ve Reformları, Kaknüs yayınları,  İstanbul, 2009.

Saunders ,“J. J. The Mongol Defeat at Ain Jalut and the Restoration of he Greek Empire”, Müslims and Mongols Essays on Medival Asia By, Ed. Geoffery W. Rice, New Zealand 1977.

Spüler, Berthold, İran Moğolları, çev. Cemal Köprülü, TTK, Ankara 1987.

Tansel, Selahattin, Osmanlı Kaynaklarına Göre Fatih Sultan Mehmet’in Siyasi ve Askeri Faaliyetleri, M.E.B. Ankara 1971.

Uzunçarşılı, İ. Hakkı, Osmanlı Tarihi, C. I. T.T.K. Basımı, Ankara 1972.

Yücel, Yaşar, Ali Sevim, Klasik Dönemin Üç Hükümdarı, FATİH, YAVUZ, KANUNİ, Türk. T. K. B. Ankara 1991

Zeki Velidi Togan, Umumi Türk Tarihine Giriş, İstanbul 1987.

 
DİĞER MAKALELER
Bir Koca Gazi: Akça Koca
Osmanlı Tarihi
Osmanlı'nın Kuruluşunda Bir Akıncı: Gazi Akça Koca

Bilindiği üzere Osmanlı Devleti XIII. yüzyılın sonlarında İran Moğollarının baskısı nedeniyle yıkılan Anadolu Selçuklu Devleti’nden sonra, XIV. yüzyılda Anadolu’nun kuzeybatı bölgelerinde kurulan küçük bir uç beyliğidir. Selçuklu-Bizans sınırlarında kurulan bu beylik, kısa bir süre içerisinde Balkanlar’a ve Anadolu’ya egemen olarak, önemli bir dünya gücü hâline gelmiştir. Anadolu Türklüğü’nün XIII ve XIV. yüzyıllardaki siyasî ve içtima yapısına dayalı olarak kurulan bu yeni devletin büyümesinde etkili olan birçok faktörden bahsetmek mümkündür. Beyliğin coğrafi konumu, gaza ve cihat politikasına bağlı faaliyetleri ve hoşgörü politikasının yanı sıra, kuruluş yıllarından itibaren uygulanan başarılı stratejilerin bu büyüme üzerinde olumlu etkileri olmuştur. İşte bu temel stratejilerden birisi de kendinden önceki Anadolu Selçuklu Devleti’nin uyguladığı politikaların takip edilerek, uç bölgelerine Türkmen aşiretlerin yerleştirilmesidir. Kendilerine uç beyleri denilen bu aşiretler, sınırların muhafazasında ve yeni fetihlerin yapılmasında oldukça etkili olmuşlardır. Bunlar kimi zaman orduyla birlikte savaşlara katılırken, kimi zamanlarda ise bir kalenin muhasarasına gidiyorlar, ya da bir şehrin idare ve imarın da bulunuyorlardı. Yine bu uç beyleri harp ve sulh gibi durumlarda ulemanın da katıldığı istişare meclisleri tertip ederek, kararlarını ondan sonra veriyorlardı. Devletin kuruluşunda önemli rolü olan bu uç beylerinden birisi de Gazi Akça Koca’dır. Çalışmada Gazi Akça Koca’nın kimliği ile Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve büyüme aşamasındaki faaliyetleri üzerinde durulmuştur.

KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun