Balkanların Güçlü Beyi: Evrenos Paşa

Balkanların Güçlü Beyi: Evrenos Paşa

Sultan Orhan zamanında Osmanlıların hizmetine giren Evrenos Gazi kendisi gibi gazi bir babanın çocuğuydu. Osmanlıların Rumeli’ndeki ilerleyişinin en önemli aktörlerinden biri olan Gazi Evrenos Bey, Orhan Gazi, Sultan Murad ve Yıldırım Bayezid olmak üzere üç padişaha hizmet etti, onların en önemli yardımcıları arasında yer aldı. Fetret devrini de yaşayan Evrenos Bey bu dönemde de Çelebi Mehmed’in tahta çıkmasında katkısı olan bir bey oldu. Kendisi gibi güçlü, etkin ve Osmanlı’ya hizmet eden köklü bir ailenin de başlatıcısı olan Evrenos Bey için yapılan mezar taşında Melikü’l-guzat ve’l-mücahidin ifadesi yer almaktadır.

BEYAZ TARİH / MAKALE

Osmanlıların Rumeli’ndeki ilerleyişinin önemli aktörlerinden olan Gazi Evrenos Bey’in babası Prangı lakabı ile anılan İsa Bey’di.  İlk gaziler arasında yer alan İsa Bey, Gazi Süleyman Paşa yanında Rumeli seferlerinde bulunmuş, bu esnada Makedonya’nın fethi sırasında Vrinya’ya bağlı Prangı (Frankı veya Pranko) köyünde şehit düşmüş ve buraya defnedilmiştir. İlerleyen yıllarda oğlu tarafından buraya bir türbe yaptırılmıştır. Onun Prangı olarak anılması da buradan ileri gelmektedir. Evrenos ailesi, Orhan Bey zamanında Osmanlıların hizmetine girdi ve o andan itibaren aktif bir biçimde Osmanlıların Rumeli’ndeki ilerleyişinde aktif bir biçimde görev aldı. Batılı kaynaklar Evrenos Bey’in babasını Bursa Muhafızı olarak tanıtmaktadırlar. Bazı kaynaklarda ise Evrenos Bey’in köken olarak Akkoyunlu Türklerinden olduğu ifade ederlerken bazıları ise Kıpçakların Uran kabilesine mensup bulunduğunu söylenmektedir.

Evrenos Bey Rumeli’nde

Gazi Evrenos Bey, Osmanlı Devleti’nin hizmetine girdikten sonra Rumeli’de başlatılan fetih hareketlerinde önemli rol oynadı. Nitekim Orhan Bey’in oğlu Süleyman Paşa’ya bağlı kuvvetlerle Rumeli’ye geçti. Süleyman Paşa, Evrenos Gazi’yi Bizans İmparatoru Kantakuzenos’a yardım etmek üzere görevlendirdiği gibi 1356’dan sonra Rumeli’de oluşturulan ilk uçlardan birinin yönetimini de bir akıncı beyi olarak ona verdi. Evrenos Bey, Türk akınlarının Meriç boyuna ulaşmasından sonra Gelibolu yakınlarındaki Konurhisar’ı ve Burgaz’ı merkez edinerek 1359 yılında Keşan ve Dimetoka’ya doğru akınlar düzenledi. Bu seferlerde büyük başarılar düzenlemesinin mükafatı olarak Orhan Gazi tarafından kendisine kılıç ve kaftan gönderilip vakıf için istediği yerleri verildi.

Orhan Bey tarafından Rumeli’nin fethi için görevlendirilen oğlu Süleyman Paşa’nın en önemli yardımcılarından olan Evrenos Bey, 1358 tarihinde Süleyman Paşa’nın ölümünden sonra onun yerine görevlendirilen Şehzade Murad’ın da önemli bir yardımcı oldu ve buradaki faaliyetlerine devam etti. 1361 tarihine gelindiğinde Sultan Orhan’da vefat etti. Bu gelişme üzerine Rumeli’nden ayrılan Şehzade Murad, buradaki fetih faaliyetlerini Hacı İlbey’i ile birlikte Evremos Bey’e bıraktı. Sultan I. Murad Anadolu’da devlet işleriyle uğraşırken Rumeli’de fethedilen topraklar bu gaziler tarafından korundu. Sultan Murad’ın Rumeli’ye geçmesinden sonra bir süre duraklamış olan fetihlere devam edildi. Bu sırada Gazi Evrenos Bey, Keşan’ı fethetti. Rumeli’deki Osmanlı kuvvetlerinin sol koluna kumanda eden Evrenos Bey, 1361 yılında Edirne’nin fethi için yapılan hazırlıklar sırasında Malkara ve İpsala’yı ele geçirdi. Edirne’nin fethine de katılan Evrenos Bey buranın Osmanlı hakimiyetine girip Sultan Murad’ın başkent yapmasını takiben kendisi de askerleri ile birlikte İpsala’ya yerleşti ve burayı kendine karargah yaptı.

Takip eden yıl içinde 1363 tarihinde Sultan I. Murad’ın emriyle tekrar Batı Trakya’ya geçerek Dimetoka ve Gümülcine’yi Osmanlı topraklarına kattı. Onun bu başarısı ile Sırpların Edirne’yi kurtarma teşebbüsleri sonuçsuz kaldı.

Rumeli’nin Üç Beyinden Biri Evrenos Gazi

Orhan Bey zamanında Osmanlıların Rumeli’nde ardı ardına önemli başarılara imza atıp hızlı bir ilerleme göstermesi burada bulunan unsurları harekete geçirdi ve en nihayetinde  Sırpların öncülüğünde Osmanlılara karşı büyük bir ittifak kuruldu.  1364 yılında bu güç ile Osmanlılar amansız bir medyan savaşına tutuştular, sonucunda ise Sırp ordusu ağır bir yenilgi alıp bozguna uğratıldı. Tarihte Sırpsındığı olarak anılan bu savaşta Evrenos Bey’de hazır bulundu. Sultan I. Murad bu başarının ardından Rumeli ilerleyişini güçlendirmek ve fethedilen toprakların daha sistematik bir idari mekanizmaya kavuşması için Rumeli’nde Osmanlı hakimiyetine giren toprakları üç ana kola ayırdı. Sağ, orta ve sol kanatlar olarak biçimlenen bu yeni yapılandırma ile Sultan Murad üç koldan çok daha sistematik ve atak bir fetih hareketi başlattı. Bu bağlamda sol kanatın yani batı bölgesinin idaresini Evrenos Bey’e vermişti. Evrenos Bey, ilk akınlarında Serez ve çevresini ele geçirmiş fakat daha sonra buraları elinde tutamayıp geri vermek zorunda kalmıştı. İlerleyen yıllarda 1372 Çirmen Savaşı’nın ardından Sırpların elinde bulunan önemli ticaret yollarına sahip Makedonya’nın fethiyle görevlendirilen Evrenos Bey bu harekat sonunda Ferecik, İskeçe, Kavala, Karaferye, Drama ve Zihne’yi Osmanlı topraklarına kattı. 1385 yılında ise emrindeki Osmanlı kuvvetleriyle birlikte Serez’i ikinci defa fethederek kendisine merkez yaptıktan sonra Vezir Çandarlı Halil Paşa ile birlikte Makedonya’nın fethine başladı.

Kosova Savaşı Kahramanı Evrenos Bey

Evrenos Bey I. Kosova Savaşı öncesinde Sultan Murad’dan izin alarak hacca gitti. Onun savaş başlamadan önce Rumeli’ye dönmesi Osmanlı ordusunun moralini yükleten bir gelişme oldu. Başarılı ve tecrübeli bir savaşçı olan Evrenos Bey bölgeyi iyi tanıdığı için öncü olarak yer aldığı bu savaşın kazanılmasında önemli rol oynadı. Savaştan sonra Vodena ve Çitroz (Kitros) kasabalarını da fethetti; Yıldırım Bayezid’in ilk saltanat yıllarında Arnavutluk sınırlarına akınlar yaptı. Yıldırım Bayezid’in Balkanlardaki hakimiyeti sürdürmek için akıncı teşkilatını yeniden canlandırması, Evrenos Bey, Paşa Yiğit Bey ve Firuz Bey gibi kumandanların başta Bosna olmak üzere Eflak ve Tuna’nın kuzey taraflarına kadar akınlar düzenlemesinin önünü açan bir gelişme oldu. Yıldırım Bayezid’in Rumeli’nde düzenlediği tüm seferlere katılan Evrenos Bey, Eflak ve Niğbolu savaşlarında padişaha tecrübesiyle yardımcı oldu. Bayezid’in Niğbolu Savaşı’ndan sonra ağırlık verdiği İstanbul muhasarası esnasında İstanbul’a batıdan gelecek bir yardımı önlemek için 1392 yılında Yakub Paşa ile birlikte Mora ve çevresine akınlarda bulundu. Bu akınlar sırasında Teselya ovasındaki bazı yerleşim yerlerini aldı. Daha da ileriye giderek Mora’nın iç kesimlerine kadar akınlar düzenledi ve Venediklilere ait Koron ve Modon gibi kolonileri baskı altıda tuttu. Ankara Savaşı’nda da Amasya sancak beyi Çelebi Mehmed’in yanında yer aldı.

Kardeşler Arasında Bir Gazi

Evrenos Bey, Yıldırım Bayezid’in ölümünden sonra oğulları arasında çıkan taht kavgalarında önce Edirne’ye hakim olan Süleyman Çelebi’yi desteklemesine rağmen onun 1403 yılında Bizans İmparatoru Manuel Palaiologos ile yaptığı Gelibolu Antlaşması sonunda bazı yerlerin Bizanslılara terk edilmesine karşı çıkmıştı. İlerleyen süreçte Süleyman Çelebi’nin ölümünden sonra Musa Çelebi’nin yaptığı çağrıyı hastalığını ve yaşlılığını bahane ederek kabul etmedi. Sonrasında ise Çelebi Mehmed’e yardım ederek tahtı ele geçirmesinde etkili oldu.

Vefatı                                               

Orhan Bey, I. Murad, I. Bayezid ve Fetret Devri’nde Osmanlı Devleti’ne büyük hizmetlerde bulunan Evrenos Bey, Kasım 1417’de Yenice-i Vardar’da vefat etti ve burada yaptırmış olduğu türbeye defnedildi. Türbe kitabesine göre “Melikü’l-guzat ve’l-mücahidin” lakabını taşımaktaydı. Öldüğü zaman 100 yaşını aşmış bulunuyordu. Yenice-i Vardar’da cami, mescid, imaret ve medrese gibi tesisler yaptırmıştı. Bundan başka diğer Rumeli şehirlerinde de vakıfları vardı. Kuruluş dönemi Osmanlısına büyük katkıları olan Evrenos Bey’in ailesi de kendi yolundan gitti ve Osmanlı dünyasında büyük tesirleri ve ağırlığı olan Evrenosoğulları ailesi ortaya çıktı Evrenosoğulları özellikle Rumeli’nde büyük işlere imza attılar ve etkilerini uzun yıllar devam ettirdiler.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakça

AHMEDÎ; (1983), İskender-nâme, İnceleme-Tıpkıbasım, (haz. İsmail Ünver), (Birinci Baskı), Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara.

AŞIKOĞLU AHMED; (1332), Tevârih-i Âl-i Osman, Aşık paşa-zâde Tarihi (neşr. Ali Bey), (Birinci Baskı), Matbaa-i Âmire, İstanbul.

BARKAN, Ömer Lütfi; (1999),“Osmanlı İmparatorluğu’nda Kolonizatör Türk Dervişleri”, Türkler, IX, (ed. Güler Eren), Yeni Türkiye Yayınları, s. 133-153.

BAŞAR, Fahamettin, “Gazi Evrenos Paşa” TDV İA, C.11, 539-40.

BAŞTAV, Şerif; (1999), “Osmanlı İmparatorluğu’nun Kuruluşunda Bizans ve Avrupa”, Osmanlı, I, (ed. Güler Eren), Yeni Türkiye Yayınları, s. 169-175.

DELİLBAŞI, Melek; (2002), “Osmanlı-Bizans İlişkileri”, Türkler, IX, (ed. Güler Eren), Yeni Türkiye Yayınları, s. 10-33.

EMECEN, Feridun M. (1997), “Osmanlı’nın Batı Anadolu Türkmen Beylikleri Fetih Siyaseti: Saruhan Beyliği Örneği”, Osmanlı Beyliği (1300-1389), (ed. Elizabeth A. Zachariadou), (çev. Gül Çağalı Güven, İsmail Yerguz, Tülin Altınova), Tarih Vakfı Yurt Yayınları, s.34-41.

 ______________; (1999a), “Siyasî ve Jeopolitik Dinamikler Hakkında Bazı Mülahazalar (100- 1389)”, Beylikten Cihan Devleti’ne Tebliğler ve Tartışmalar, (haz. Bahaeddin Yediyıldız- Yücel Hacaloğlu), 3-4 Aralık, Eskişehir.

 ______________; (1999b), Osmanlı Devleti’nin Kuruluşundan Fetret Dönemine”, Türkler, IX, (ed. Güler Eren), Yeni Türkiye Yayınları, s. 156-178.

FİNKEL, Caroline; (2007), Rüyadan İmparatorluğa Osmanlı, (Birinci Baskı), Timaş Yayınları, İstanbul.

GİBBONS, Herbert A.; (1998), Osmanlı İmparatorluğu’nun Kuruluşu, (çev. Ragıp Hulusi), (Birinci Baskı), 21. Yüzyıl Yayınları, Ankara.

GIESE, Friedrich; (2005), “Osmanlı İmparatorluğu’nun Kuruluşu Meselesi”, Söğüt’ten İstanbul’a, Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu Üzerine Tartışmalar (derl: Oktay ÖzelMehmet Öz), İmge Kitabevi, s. 149-177.

GÖKBİLGİN, M. Tayyib, (1988), “Orhan”, İA, IX, s. 401-431.

HADİDÎ; (1991), Tevârih-i Âl-i Osman (1299-1523), (haz. Necdet Öztürk), (Birinci Baskı), Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Yayınları, İstanbul.

İBN-İ KEMAL; (1970), Tevârih-i Âl-i Osman, I. Defter, (haz. Şerafettin Turan), (Birinci Baskı), TTK. Yayınları, Ankara.

İMBER, Colin; (2005), “Osmanlı Hanedan Efsanesi”, Söğüt’ten İstanbul’a, Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu Üzerine Tartışmalar, (derl. Oktay Özel-Mehmet Öz), İmge Kitabevi, s. 243- 271.

İNALCIK, Halil; (1999), “Osmanlı Tarihine Toplu Bir Bakış”, Osmanlı, I, (ed. Güler Eren), Yeni Türkiye Yayınları, s.37-118.

______________; (1985), “Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu Sorunu”, Stities in Otoman Social an Economik History, (çev. Tahir Sünbül), s.71-79.

______________; (2007), “Osmanlı Beyliği’nin Kurucusu Osman Beg”, Belleten, LXXI, Ankara 2007, s.479-525.

 ______________; (2005), “Osman Gazi’nin İznik (Nicaea) Kuşatması ve Bafeus Savaşı”, Söğüt’ten İstanbul’a, Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu Üzerine Tartışmalar, (derl. Oktay Özel-Mehmet Öz), İmge Kitabevi, s. 301-340.

İNBAŞI, Mehmet; (1999), “Balkanlar’da Osmanlı Hâkimiyeti ve İskân Siyaseti”, Türkler, IX, (ed. Güler Eren), Yeni Türkiye Yayınları, s. 154-164.

JENNİGS, Ronald C.; (2005), “Gazi Tezi Üzerine Bazı Düşünceler”, Söğüt’ten İstanbul’a, Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu Üzerine Tartışmalar, (derl. Oktay Özel- Mehmet Öz), İmge Kitabevi, 429-443.

JORGA, Nicolae; (2005), Osmanlı İmparatorluğu Tarihi, I, (çev. Nilüfer Epçeli), (Birinci Baskı), Yeditepe Yayınları, İstanbul.

KILIÇ, Ayşegül, Gazi Evrenos Bey Bir Osmanlı Akıncı Beyi İthaki Yayınları, İstanbul 2014.

KILINÇ Şahin, (2002),“Osmanlı-Bizans İlişkileri”,  Türkler Ansiklopedisi, C. VIII, Anakara

KÖPRÜLÜ, Orhan Fuat; (1999), “Osmanlı Devleti’nin Kuruluş ve Gelişmesinde İtici Güçler”, Osmanlı, I, (ed. Güler Eren), Yeni Türkiye Yayınları, s. 153-160.

KÖPRÜLÜ, M. F.; (1984), Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu, Akçağ Yayınları, Ankara.

ÖZ, Mehmet; (1999), “Tarihî ve Sosyolojik Açıdan Osmanlı Beyliği”, Beylikten Cihan Devleti’ne Tebliğler ve Tartışmalar, (haz. Bahaeddin Yediyıldız- Yücel Hacaloğlu),3-4 Aralık, 1999, Eskişehir.

 ÖZCAN, Abdülkadir; (1996),“Türkler’de Gazâ Ruhu ve Bunun Osmanlılardaki Tezahürü”, Söğüt X. Osmanlı Sempozyumu, s. 59-72.

ŞİMŞİRGİL, Ahmet; (2002), “Osmanlı Devleti’nin Kuruluşunda Hizmeti Geçen Alpler ve Gaziler”, Türkler, IX, (ed. Güler Eren), Yeni Türkiye Yayınları, s. 99-106.

UZUNÇARŞILI, İsmail Hakkı; (1994), Osmanlı Tarihi, I, (Birinci Baskı), TTK. Yayınları, Ankara.

WİTTEK, Paul; (1947), Osmanlı İmparatorluğu’nun Doğuşu, (çev. Fahriye Arık), (Birinci Baskı), Şirket-i Mürebbiye Basımevi, İstanbul.

YAZICIZÂDE ALİ; (2009), Tevârih-i Âl-i Selçuk (Selçuklu Tarihi), (haz. Abdullah Bakır), (Birinci Baskı), Çamlıca Basım Yayın, İstanbul.

 

DİĞER MAKALELER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun