Twitter'ın Tarihçesi

Twitter'ın Tarihçesi

Twitter ne zaman kuruldu? Twitter'ın doğuşu nasıl oldu? Twitter kim tarafından kuruldu? Twitter'ın logosunun anlamı nedir? sorularının cevaplarını Alaattin Çağıl Beyaz Tarih için yazdı.

BEYAZ TARİH \ MAKALE

Sosyal paylaşım siteleri, artık hayatımızda büyük bir yere sahip. Akıllı telefonların da üretilmesiyle birlikte, günün her saatinde sosyal paylaşım sitelerini rahatlıkla kullanabiliyoruz. Bu doğrultuda dünya çapında en yaygın kullanılan sosyal paylaşım sitelerinden birisi olarak Twitter gösterilebilir. Basit anlamda bakıldığında Twitter, bir mikroblog sitesidir. Mikroblog siteleri, küçük iletilerin, anlık fotoğrafların paylaşıldığı sitelerdir. Twitter da bu tarz sitelerin gelişmiş bir hali olarak karşımıza çıkmaktadır. Twitter, içerisinde kullanıcılar kayıt olduktan sonra istedikleri her an tweet atabilirler. Sitede tweet atma olarak nitelendirilen olay, dilimize cıvıldama olarak çevrilmiştir. Ancak hiçbir yerde bu şekilde kullanılmaz. Genellikle ülkemizde de orijinal hali olan tweet kelimesi kullanılmaktadır. Şuan için 140 karakter sınırı bulan sosyal paylaşım sitesinde herkes attığı tweetler ile düşüncelerini dile getirebiliyor. 

Twitter tarihçesi incelenecek olursa, birçok ilginç bilgi de bizleri karşılamaktadır. Dünya üzerinde her zaman bu tarz ünlü sitelerin kuruluşu ve gelişimini anlatan hikâyeler ilgi çekici olmuştur. Twitter’ın da bu ilgi çekici hikâyelerden birisine sahip olduğu söylenebilir. Twitter, hayatımıza 2006 senesinde girdi. Bu dönemlerde Jack Dorsey tarafından geliştirilen Twitter, ilk etapta büyük kitlelere hitap etmese de kısa süre içerisinde hızlı bir biçimde yayılmaya başladı. Amerika’da internet üzerinden SMS olarak görülmeye başlanan Twitter, bu özelliğiyle birlikte dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Sonrasında da kısa süre içerisinde kendisini geliştirdi. 

Twitter’ın Doğuşu

Twitter, tek başına bir kişinin ürünü olarak karşımıza çıkmıyor. Amerika’da South Park, San Fransisco’da 14 arkadaş bir araya gelerek Twitter’ın ilginç doğum hikâyesini oluşturmaya başlıyorlar. Birçok arkadaş grubu gibi 14 kişilik bu grupta sohbetlerinde bazen yeni projeler hakkında konuşurlar. Daha önce yapılmamış ve tüm dünyayı sarsacak olan bir proje fikrini elde edebilmek için sürekli yeni fikirler üretilir. Çoğu zaman arkadaş ortamındaki bu fikirler çok geçerli olmasa da bazı durumlarda bu seviyede büyük etiler yaratabilir. Arkadaş grubuyla sohbet eden Jack Dorsey, o anda arkadaşlarıyla yaptığı etkinliği diğer arkadaşlarına bildirmek amacıyla bir SMS sistemine ihtiyaç duyar ve bunu dile getirir. Bu basit fikir, günümüzde milyonlara hitap eden bu internet sitesinin kuruluşunun başlangıcıdır. 

Arkadaşlar arasında bu fikir üzerine bir beyin fırtınası başlar. Jack, o an için yalnızca gittiği mekânları arkadaşlarına bildirmek, mekânlarda neler yaptığını arkadaşlarına yazmak istiyordu. Telefondan SMS olarak herkese bunu gönderebilirdi ancak Jack çok daha kullanışlı bir sistem arıyordu. Bu doğrultuda web tabanlı olarak bir site kurdu ve bu fikrini ortaya çıkardı. Bu aşamada Jack katıldığı bir yarışmada, fikriyle birlikte birinci oldu. Sonrasında Twitter’ın hayata geçirilmesine karar verildi. Bu aşamada hemen çalışmalara başlandı ve 21 Mart 2006 tarihinde Dom, #38 şeklinde attığı ileti ile Twitter tarihinin ilk tweetini atmış oldu. Bu Twitter tarihçesi için çok önemli bir aşamayı dile getiriyordu. Bu aşamada siteyi kuranlar, site için bir logo düşünüyorlardı. Hem sempatik hem de sistem ile bağdaşan bir logo koyulması istendi. Bu aşamada kuşların sürekli olarak cıvıldamasından yola çıkarak kuş logosu beğenildi. İlk yapıldığında kuş logosu daha sert bakışlı ve göze kaba gelen bir görünüme sahipti. Logoda yer alan kuş erkek olmasının yanı sıra ismi de Larry’dir. Ancak günümüzde artık bu sinirli ve kaba görüntüsü yerini daha yumuşak ve tatlı bir görünüme bırakmıştır. 

Twitter’ın Ülkemize Girişi

Ülkemizde Twitter, oldukça önemli bir kullanıcı sayısına sahip. Twitter tarihçesi içerisinde çok önemli ir yere sahip olan 25 Nisan 2011 tarihinden itibaren, ülkemizde insanlar Twitter, kullanmaya başladılar. Bu tarihin önemi ise, sistemin artık Türkçe dil desteği ile de servis vermeye başlamasıydı. O dönemde Türkçe olarak da yayın yapan site kısa süre içerisinde milyonlarca üyeye ulaştı.  Twitter’ın ülkemizde yayılması bazı şov programları sayesinde gerçekleşti. İlk defa bir şov programında, programın adıyla açılan bir Twitter hesabına istedikleri tüm soruları yönelttiler. Eskiden uygulanan telefon ile bağlanarak sorular sorma yöntemine göre çok daha avantajlı ve teknolojik olan bu yöntem herkes tarafından beğenildi. O anda herkes rahatlıkla internet sitesine yazdıklarıyla birlikte ünlü isimlere direkt olarak ulaşma imkânı buldular. Bu da halk için oldukça ilgi çekici bir durumdu. Ülkemizde akıllı telefonların da satışına başlanılması, Türkiye’de Twitter tarihçesi açısında önemli bir yere sahip oldu. Çünkü bu sisteme göre kullanıcılar 7/24 Twitter hesaplarına giriş yaparak tweet atabiliyorlardı. Bu teknoloji ile Twitter, kullanıcı sayısını ciddi biçimde arttırdı.

Twitter’ın Reklam Almaya Başlaması

Ücretsiz olarak kullanılabilen bir internet sitesi olan Twitter, kendisine gelir sağlamak için reklam alma yoluna gitti. Ancak kurucuları hiçbir zaman sitenin sağında ya da solunda geniş ve ilgi çekici reklamlar kullanmak istemediler. Reklam anlaşmalarını yalnızca tüm Twitter, kullanıcılarının göreceği tweetler atarak gerçekleştirecek şekilde yaptılar. Bu sayede sponsorlu paylaşımlar olarak göze çarpan bu paylaşımlar sayesinde firmalar Twitter kullanıcılarının tamamına hitap edebildiler. Bunun yanı sıra tüm firmalar kendilerine ait bir Twitter hesabı satın aldılar. Bu hesap çerçevesinde de birçok kampanyalarını hesap üzerinden paylaştılar. Ancak bu paylaşımları görebilmesi için kişilerin firmanın Twitter hesabına üye olması gerekiyordu. Bu aşamada firmalar, kendi sayfalarına üye olan kişilere de büyük indirimler yapmaya başladılar. Bu sayede kullanıcı sayılarını arttırarak Twitter üzerinden reklam paylaşımları yapma imkânı buldular.

Twitter’ın Ünlü İsimler Tarafından Kullanılması

Hem ülkemizde hem de dünyada Twitter tarihçesi açısından diğer bir önemli nokta, siteyi ünlü isimlerin de kullanıyor olmasıydı. Diğer paylaşım sitelerinde ünlüler için fan sayfaları kuruluyor olsa da yeterli etkiyi yaratmıyordu. Ancak ünlülerin birer birer Twitter kullandığını açıklamaya başlaması insanları siteye çeken bir diğer özellik oldu. Bu aşamada insanlar Twitter hesaplarından ünlü isimleri takip ederek istedikleri her an onlara mesaj atma şansı elde ettiler. Tabi ki ünlü isimler her zaman yazılan iletilere cevap vermiyorlar ancak iletiyi atanlar tweetlerin ünlü isimler tarafından okunduğunu bilebiliyor. Günümüzde ilgi çekici tweetlere de birçok ünlü cevap yazabiliyor. Bu sayede insanlar daha rahat bir biçimde ünlü isimlerle buluşabiliyorlar.

Twitter tarihçesi içerisinde genellikle sanatçılar ve siyasetçiler yoğun bir biçimde Twitter kullanıyor. Sanatçılar yaptıkları fotoğraf paylaşımları, yeni çalışmaları ve gelecek programlarını sürekli olarak Twitter üzerinden paylaşıyorlar. Bu da kendileri için ücretsiz olarak reklam yapma anlamına geliyor. Yaptıkları paylaşımların altına atılan yorumlara da cevap veren ünlüler kısa sürede yüksek sayıda üyeye sahip hayran kitleleri oluşturabiliyorlar. Siyasetçiler de yaptıkları mitingler, görüştükleri halktan insanlar ve yaptığı icatların fotoğraflarını sürekli olarak sitede paylaşarak kendi reklamlarını yapıyorlar. Bu sayede milyonlarca kişiye basit bir sistemle ulaşmış oluyorlar. Bunun en önemli örneklerinden birisi olarak Amerikan Başkanı Barack Obama gösterilebilir. Seçim döneminde Twitter’ı çok aktif şekilde kullanan başkan, sonrasında da bu kullanıma devam etti ve günümüzde en çok takipçisi olan üçüncü kişi olarak Twitter hesabını kullanmaya devam ediyor.

Twitter’da Tartışma Sistemi

Birçok sitede olduğu gibi Twitter da belirli dönemlerde kendisini geliştirmek zorundaydı. Aksi halde sürekli aynı sistemin var olması belirli bir süre sonra insanları sıkabilirdi. Bu doğrultuda da hashtag adında bir sistem getirildi. Bu sistem “#” sembolüyle birlikte kullanılıyordu. Twitter’da atılan ilk tweette de yer alan “#” sembolü ortak bir tartışma alanı yaratmak amacıyla kullanılıyordu. Twitter tarihçesi içerisinde çok önemli bir yere sahip olan bu amblem, arkasından yazılan kısa metin ile birlikte bu alanı bir tartışma alanına çevirdi. Attıkları tweet içerisinde hashtag amblemi ve belirlenen sayfa ismini yazan kişilerin iletileri bu sayfa üzerinde görülebilmeye başlandı. Bu da birçok önemli olayın Twitter üzerinden tartışılabilmesine olanak sağladı. Ülkemizde Gezi Parkı olayları, Arap Baharı, Wall Street İşgalleri gibi birçok önemli olay Twitter üzerinden tartışıldı.

En Çok Takipçisi Olan Twitter Kullanıcıları

Dünya üzerinde Twitter kullanıcıları arasında en çok takipçi sayısı olan kişiler, tabi ki ünlü isimler oluyor. Aktif bir şekilde Twitter adresini kullanan, takipçileriyle diyalog kuran ve eğlenceli paylaşımlarda bulunan ünlü isimlerin takipçi sayıları artıyor. Günümüzde en fazla takipçi Amerikalı şarkıcı Katty Perry’de bulunuyor. 77 milyon takipçisi bulunan ünlü şarkıcı şuan için zirvede yer alıyor. Onu 69 milyon takipçisiyle Justin Bieber takip ediyor. Bu ikiliyi ise sanatçıların dışında Twitter’ın en etkili gruplarından olan siyasetçilerden Barack Obama takip ediyor. Dünyanın en sempatik başkanı olarak nitelendirilen Barack Obama’nın 67,7  milyon takipçisi bulunuyor. Bu rakamlar da Twitter tarihçesi içerisinde ulaşılmış en yüksek rakamları temsil ediyor. 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
DİĞER MAKALELER
Twitter'ın Tarihçesi
Osmanlı Tarihi
Şeyh Bedreddin: Osmanlı Devleti’nde Alim ve Sufi Bir İsyancı

Ankara Savaşı sonrasında oluşan kaotik ortamda, Anadolu ve Rumeli’de siyasî istikrarsızlık ve iktidar savaşlarının hakim olduğu bir tablo mevcuttu. Bu dönemde, Musa Çelebi’nin yanında, daha sonraki süreçte Türk tasavvuf, düşünce ve isyan tarihine konu olan bir şahsiyet vardı. Musa Çelebi’nin kazaskerliğini(devlet kademesinde yargı ve eğitim işlerinden sorumlu en üst makam) de yapan Şeyh Bedreddin. O, Mehmed Çelebi’nin fetret devri sonunda yani 1413’te iktidarı ele geçirmesiyle, Bursa’nın İznik şehrine sürgüne gönderilmiştir. Birkaç yıl sonra da resmî otoriteye başkaldırıya dönüşen bir isyan hareketine girişmiştir. Şeyh Bedreddin’in, dönemin resmî otoritesini karşısına alması, hakkında çeşitli spekülatif yorumlar yapılmasına sebebiyet vermiştir. Onun siyasî ve dinî yönü ile ilgili olarak dile getirilen iddiaların çoğu ise ideolojik ve anakronik yaklaşımlara dayalı olarak yapılmıştır. Bu durumun günümüze bakan en kötü sonucu, tarihi bir “bilgi alanı” ndan ziyade “inanç alanı” olarak gören anlayışlar doğrultusunda bir din ve devlet adamının ideolojik bakış açılarına kurban edilerek dinî ve ilmî kimliğinin zedelenmesidir. Öyle ki Şeyh Bedreddin kimilerine göre Peygamberler ile dinler arasında fark olmadığını ileri süren bir sapkın ve İbahiyeci; kimilerine göre ise tarih sahnesine dört yüz yıl önce gelmiş Marksist, sosyalist veya komünist bir devrimci halk hareketçisidir. Hatta bu yoğun ilgi tarih alanı dışına taşarak hukuk, sanat ve edebiyat alanlarında da hakkında pek çok eserin kaleme alınmasına neden olmuştur. Özellikle Cumhuriyet döneminde kaleme alınan popüler çalışmaların büyük bir kısmında, isyânın temel karakterinin mülkiyet ortaklığı ve ibâhiye içerikli olduğu iddia edilmiştir. Fakat yakın dönemde yapılan bu çalışmaların birçoğunun temel kaynaklardan yoksun, bilimsellik iddiasından oldukça uzak ve ideolojik doğrultuda kaleme alındığı; ayrıca olayın sahip olunan düşünce ve inanç kalıplarına kurban edildiği görülmektedir. Bu yazımızda, özellikle isyan hareketinden kaynaklanan bir tepkiyle halk muhayyilesinde zındık ve mülhid yani sapkın olarak yer eden Şeyh Bedreddin’in gerçek kimliği ortaya konulmaya çalışılacaktır.

KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun