TBMM, Sovyetler ve Taşnaklar Üçgeninde Ermenistan

TBMM, Sovyetler ve Taşnaklar Üçgeninde Ermenistan

28 Mayıs 1918’de kurulan Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti, yaklaşık otuz yıldır devam eden Taşnak faaliyetlerinde önemli kırılmalar oluşturdu. Taşnakların önde gelen isimlerinden Andranik Ozanyan’ın “teslimiyetçi” olarak nitelendirdiği hükümetle bağlarını koparıp, Rusya Ermenistan’ı için çalışmalara başlaması bu kırılmayı tetikleyen en önemli sebeplerdendi. Nahçıvan-Karabağ hattındaki stratejik öneme sahip olan Zengezur bölgesine giderek burada siyasi bir otoritenin kurulması için Rusya ve İngiltere’den destek bekleyen fakat beklediği desteği bulamadığı için Batı’ya giden Ozanyan’ın yarım bıraktığı mücadele, Bolşevik işgaliyle yeniden alevlenecek ve Taşnaklar, kurulan yeni devleti terketmek zorunda kalacaktı. Tüm faaliyetler Kazım Karabekir karşısında yenilgiye uğrama ve Bolşevikler karşısında ülkeden kovulma ile sonuçlanacaktı.

BEYAZ TARİH \ MAKALE

Mondros Mütarekesi’yle Kafkasya’dan çekilen Osmanlı kuvvetlerinin ardından Kafkasya’da büyük bir otorite boşluğu yaşandı. Mondros’tan kısa bir süre önce Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan Cumhuriyetleri’nin kuruluşu bu otorite boşluğunu gideremedi. Çünkü bu süreçte yaşanan Gürcistan-Ermenistan Savaşı, Azerbaycan-Ermenistan Savaşı ve Nahçıvan ile Karabağ gibi bölgelerde devam eden çatışmalar bu yönetimlerin büyük enerji kaybetmesine sebep oldu. Bölgede oluşan boşluğu usta bir şekilde değerlendiren Bolşevikler ise bölgenin yerel darbeler yoluyla Sovyetleştirilmesi için faaliyetlere başladı. Özellikle 1918-1920 yılları arasında bölgeyi ateş çemberine atan Azerbaycan-Ermenistan Savaşı bu faaliyetleri kolaylaştırdı. Savaş, Bakü’nün Bolşeviklerce ele geçirilmesi ve Gümrü ile Erivan’da Bolşevik darbelerinin gerçekleştirilmesiyle sona erdi.

Azerbaycan’da 28 Nisan 1920’de Bolşevik yönetiminin kurulmasından birkaç gün sonra Gürcistan ve Ermenistan’da yerel darbeler yoluyla yönetimin tasfiyesi hedeflendi. Mayıs ayında Gümrü’de başlayan darbe girişimleri Ermenice’de (Mayisyan Apstambutyun) “Mayıs Kalkışması” ya da “Mayıs İsyanı” olarak adlandırılmaktadır.

Ermenistan’da Başarısız Darbe Girişimi

Ermeni Bolşeviklerin 10 Mayıs’ta Gümrü’de başlattığı isyan girişimi kısa sürede bastırıldı. Bu girişimden birkaç ay önce, Batılı Devletlere ve işbirlikçi Taşnaklara karşı mücadele şiarıyla mücadeleye başladığını açıklayan Komünist Parti üyeleri, 1 Mayıs’ta halkı hükümete karşı isyana çağırarak kitlesel eylemler başlattı. Bakü’deki gelişmelerden dolayı aceleci davranan isyancılar 10 Mayıs’ta Sargis Musaelyan liderliğinde Gümrü’de Sovyet Ermenistan’ının kurulduğunu ilan etti. Bu süreçte isyanın Kars’a sıçradığı da belirtilir.

Ülkedeki olağanüstü hal durumundan dolayı istifa eden Başbakan Aleksander Hadisyan koltuğunu Hamo Ohancanyan’a bırakır. 13 Mayıs’ta Sebuh Nersesyan (Andranik Ozanyan’ın eski fedaisi) komutasındaki kuvvetler Gümrü’ye girdiğinde isyancılar şehri terketmiştir.  İsyanın elebaşları cezalandırılır ve Komünist Parti yasaklanır. Bu süreç, ülkedeki buhranı daha da artırır ve yedi aylık çalkantılı bir süreç başlar.

Ağustos 1920’den itibaren Sevr Antlaşması’ndan cesaret alarak yayılmacı bir siyaset izlemeye başlayan Taşnaklar, Kazım Karabekir karşısında Erzurum’dan Gümrü’ye kadar gerileyerek mağlup edildi. Bu süreçte Bolşeviklerden ve ABD’den yardım isteyen Taşnaklar herhangi bir destek bulamadı. Bu durum, Bolşeviklerin de menfaatineydi. Sonuç olarak Taşnaklar Aralık 1920’de her türlü iddia ve yayılmacılıktan vazgeçileceğini onaylayan Gümrü Antlaşması’nı imzaladı.

Taşnaklar Ülkeden Kovuluyor

Antlaşmanın imzalanmasından bir gün sonra Bolşevik işgaline uğrayan Ermenistan’da yeni bir süreç başladı. Taşnaklara bağlı olan binlerce kişi siyasi soruşturmalara uğradı. Aralarından birçoğu ise Erivan’dan Gürcistan sınırındaki Lori bölgesine kadar ölüm yürüyüşüne tabi tutularak yol üstünde katledildi. Yaşanan baskı ortamında Ermenistan kahramanı olarak anılan pek çok isim ya öldürüldü ya da sürgün edildi. Taşnaklara yakın olan yazar, şair ve aydın kesim de bu kategori içerisinde tutuldu.

Yaşanan siyasi baskılar, Şubat 1921’de Taşnakların büyük çaplı isyanlarıyla karşılık buldu. Bu da “Şubat İsyanı” olarak literatüre geçer. Nisan ayına kadar devam eden isyanlar ilk olarak Erivan’ı çevreleyen Hrazdan ve Eçmiadzin gibi bölgelerin ele geçirilmesiyle başladı. Birkaç gün sonra Erivan’ın Taşnaklar tarafından ele geçirilmesiyle Bolşevikler güneye çekilmek zorunda kaldı. Erivan’da siyasi mahkûm olarak bulunan tüm Taşnak üyeleri serbest bırakıldı. Erivan’da geçici otorite kuran Taşnaklar Batılı ülkelere gönderdiği destek çağrısına karşılık bulamadı. Nihayet, Nisan ayına kadar Bolşeviklerle yaşanan geniş çaplı çatışmalarla Erivan’ı teslim edildi.

Bu sefer, Taşnaklar güneye çekilerek Andranik Ozanyan’ın birkaç yıl önce uyguladığı siyaseti gerçekleştirmeye çalıştı. Ozanyan, Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti’ne tepki göstererek belli sayıda milis ve sığınmacı ile birlikte Zengezur bölgesine geçmiş, burada yaptığı işgal hareketiyle bir tür Zengezur-Karabağ Otoritesi oluşturmuştu. Ancak Ozanyan burada başarılı olamamış ve küskün olarak Tiflis üzerinden Batı’ya göç etmişti. (Bugünkü Karabağ sorununun arka planında da, bu dönemde girişilen siyasi otorite faaliyetleri Ermenilerce önemli bir argüman olarak kullanılmaktadır.)

Aynı hareketi bu sefer eski fedailerden Garegin Njdeh tekrarlamaya girişti. Burada Temmuz ayına kadar büyük direniş gösteren Njdeh, kurduğu anti-Bolşevik duruşlu Dağlık Ermenistan Cumhuriyeti’nde Başbakan ve Savaş Bakanı gibi her türlü görevi üstlenmişti. Bu kısa süreçte aynen Andranik Ozanyan gibi yerli Müslüman halkı tehcir ettiren ve küçük çaplı katliam girişimlerinde bulunan Njdeh, yanındaki sığınmacıları bu bölgeye yerleştirmek için gayret gösterdi.

Temmuz 1921’de bölgeyi her taraftan kuşatan Bolşevikler, yaşanan çatışmalardan sonra Garegin Njdeh ve diğer fedailerin ülkeden kaçmasına izin vererek burayı Sovyet Ermenistan’ına dâhil etti. Njdeh ve taraftarlarının ülkeden kovulmasıyla Ermenistan’daki son Taşnak fedaisi de ortadan kalkmış oldu. Ülkede Taşnak faaliyetlerini hatırlatacak her şey imha edilmekle birlikte, Taşnak referansına başvuran Bolşevikler ileriki yıllarda da bu argümanı kullanarak siyasi linç kampanyasını devam ettirecekti. Ülkeyi kuran Taşnaklar, idareyi ele geçiren ise Bolşeviklerdi. Ancak idarenin ele geçirilmesindeki rol yine iç kavgalarla bölünmüş olan Taşnaklara aitti.

TBMM ve Bolşevikler Ermenistan İçin Gizlice Anlaştı mı?

Tüm bu gelişmeler TBMM için büyük önem taşıyordu. Ermenistan’ın şekillenmesi ve doğu sınırlarının Bolşeviklerce garanti altına alınması, Ankara’nın daha önceden gizli bir anlaşma yaptığı yönünde tartışmalar doğurmaktadır. Gümrü Antlaşması’ndan hemen sonra Bolşevikler’in Ermenistan’a girmesi ve sonrasında Ankara’nın Gümrü Antlaşması maddeleri uyarınca işgal edilen ülkeye yönelik herhangi bir askeri destekte bulunmaması gibi konular önemlidir. Bir diğer önemli soru ise, Türklerin Gümrü’ye kadar gelmişken neden Erivan üzerinden Karabağ’a kadarki bölgeleri, elde imkan olmasına rağmen, almamasıyla ilgilidir. Kısacası TBMM’nin doğu sınırları ile ilgili yaklaşımları, Ermenistan’ın şekillenmesi, Türkiye düşmanı Taşnak ve türevlerinin ortadan kaldırılması ve Bolşeviklerle iyi ilişkilerin hedeflenmesi bu dönemin tartışmalı konuları arasında bulunuyor.

Bu dönemin Taşnakçılar için önemi ise farklılık gösterecektir. Bolşevik baskısıyla dünyanın farklı yerlerine dağılan fedailer kısa bir süre sonra Nazilerle işbirliğine gidecektir. Son fedailerden Garegin Njdeh de birkaç ay Tebriz’de kaldıktan sonra Bulgaristan üzerinden ABD’ye giderek ırkçı söylemleriyle bugün de faaliyetlerini devam ettiren organizasyonların temelini attı. Anti-komünist olan Njdeh’in İkinci Dünya Savaşı’nda Nazi Almanya’sına olan yakınlığı bugün sosyalist Ermeniler tarafından sert biçimde eleştirilmektedir. Ancak aynı Njdeh, Nazilere sunduğu Türkiye’yi işgal planlarının dikkate alınmaması üzerine Sovyetlerle işbirliği yollarını aramıştır. Sonuç olarak, Ermenistan’da Taşnak izlerini silen ve büyük kısmını yok eden Sovyetler yerine Türkiye düşmanlığı baki kalmıştır.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
Yazar Hakkında
Mehmet Fatih ÖZTARSU

Kaynakça
Hayots Patmutyun, Noraguyn Zhamanagashrjan (1918-1945), http://www.historyofarmenia.am/images/menus/78/Mayisyan%20apstambutyun.pdf, Erişim: 10.07.2015
E. Kur. Alb. Nusret Baycan, Çeşitli Cephelerde Kazım Karabekir, http://www.atam.gov.tr/dergi/sayi-11/cesitli-cephelerde-kazim-karabekir, Erişim: 15.07.2015.
Anti-Communist Minorities in the US.: Political Activism of Ethnic Refugees, Ieva Zake: The American Armenians’ Cold War – The Divided Response to Soviet Armenia, Benjamin F. Alexander, Palgrave Macmillan, 2009.
Namıq Mailov, On Two Fronts, Region Plus, 31.03.2015, http://regionplus.az/en/articles/view/4115, Erişim: 16.07.2015
Armenia with Nagorno Karabakh, Nicholas Holding with Deirdre Holding, Bradt Travel Guides, 3rd edition, 2011, sf.21.
 
DİĞER MAKALELER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun