Troya'dan çalınan tarihi eserler geri istendi

Troya'dan çalınan tarihi eserler geri istendi

Yeni müze için Kültür ve Turizm Bakanlığı, Alman Arkeolog Heinrich Schliemann tarafından 1870’li yıllarda ülkemizden kaçırılan Troya Hazineleri’ni bulunduğu ülkelerden istiyor. Verilmezse yeni müzede eserlerin ülkemizden kaçırıldığını gösteren panolarla ziyaretçilere gösterilecek.

BEYAZ TARİH / HABER

Hürriyet gazetesinden Ömer Erbil'in haberine göre,Schliemann bulup çaldığı, hazineye ait bir kaç parçayı Osmanlıya iade etse de asıl önemli parçaları Almanya’ya kaçırdı. Ancak II. Dünya Savaşı sonlarında bu hazinenin bir kısmı ortadan kayboldu. Rusya eserlerin bir kısmını 1993 yılında Puşkin Müzesi’nde sergilemeye başladı.

11 parça altın ABD’deki Pennysylvania Müzesi’nde, Almanya’daki Schmuckmuseum Pforzeim’da, çift kulplu bir gümüş kupa British Museum’da sergileniyor. Ayrıca bazı parçalar Saint Petersburg Hermitage Müzesi ile New York’taki Metropolitan Sanat Müzesi’nde sergileniyor. Türkiye, Fikri Sağlar’ın Kültür Bakanlığı döneminde dünyanın dört bir yanına dağılan bu nadide hazine parçalarının peşine düştü. Troya Hâzinesi Rusya’dan geri istendi. Ancak talep reddedildi ve hazine maalesef çalındığı topraklara geri getirilemedi.

Eski kazı başkanı Alman arkeolog Prof. Manfredd Koffman tarafından ören yerine yakın bir yerde müze açma fikri ortaya atıldı. Koffman’ın amacı bu müze ile birlikte çalınan eserleri geri getirmekti. Ancak ömrü yetmedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı 2013 yılında aynı fikri hayata geçirmek için Ulusal Mimarlık Yarışması yaptı. Yarışmayı kazanan müze projesi hayata geçirildi. Troya Müzesi 3000 metrekare sergi salonu, toplam 11.200 metrekare kapalı inşaat alanından oluşuyor. Troya Ören Yeri ve Çanakkale ilinde yer alan kazılarda bulunan arkeolojik eserlerin yeralacağı müzede, Troya ören yerinden kaçırılarak ABD’ye götürüldükten sonra ülkemize iade edilen ve şu anda Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmekte olan Troya eserleri de yer alacak.

Alman amatör arkeolog Heinrich Schliemann 1870 yılında Troya’da kazılara başladı. “Schliemann Yarması” olarak adlandırılan ve 40 metre genişliğinde 17 metre derinliğinde bir çukur açarak bir çok arkeolojik katmanı tahrip etti.

Schliemann 1873 yılı mayıs ayı sonlarında Hisarlık Tepesi’ndeki en eski ikinci yerleşim katmanına ait 2 sur duvarı arasında 8831 parçadan oluşan büyük bir hazine buldu. Hazine 8700 boncuk altın, filigran sarkaçlı iki diyadem, 4 küpe, kolyeler ve bileziklerin dışında bir alınlık, 56 tane küpe, altın ya da gümüşten yapılma çeşitli kap ve çanaklardan oluşuyordu.

Kaynak: Hürriyet

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
DİĞER HABERLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun