Özbekistan'da 1500 yıllık eşsiz Tanrıça Nana tasviri bulundu

Özbekistan'da 1500 yıllık eşsiz Tanrıça Nana tasviri bulundu

Semerkand'da yapılan arkeoloji kazılarında ahşap üzerine oyulmuş eşsiz kompozisyon keşfedildi. Orta Asya'daki arkeoloji tarihinde bir ilke imza atan keşfin, dünya tarihi açısından da büyük önem arz ettiği belirtiliyor. Kompozisyonda Sümer Tanrıçası İnanna'nın hayli farklı şekilde tasvir edilmesi dikkat çekiyor.

BEYAZ TARİH / HABER

Özbekistan Bilimler Akademisi Arkeoloji Araştırmaları Enstitüsü arkeologları, Semerkand'da Kafir Kale arkeolojik alanı yakınlarında Dargom kanalının sol kıyısındaki yazlık saray kalıntılarında daha önce eşine rastlanmadık ahşap resim levhası keşfettiler.

Özbekçe ve Rusça yayınlanan Правда Востока (Gerçek Doğu) internet sitesinin haberine göre;  5.-6. yüzyıllara tarihlenen İslam Medeniyeti öncesi hüküm süren yöneticilere ait saray kalıntılarında bulunan eşsiz kompozisyon, demir kancalarla birbirine eklenmiş 124 x 141 santimetrelik iki geniş tahta üzerinde yer alıyor. 

Söz konusu kompozisyon yazlık saray kalıntılarında 2001 yılından bu yana devam eden arkeoloji kazılarında yeni keşfedilen, anıtsal tören alanı veya taht odası olduğu tahmin edilen ön odada bulundu. Üç seviyeli podyuma sahip odada yüksek yerde hükümdar tahtının bulunduğu ve tahtın arkasında bu levhanın bulunduğu tahmin ediliyor.

Tanrıça Nana'ya ait olduğu ileri sürülüyor ancak Zerdüştlük izleri taşıyor

4 katlı bir yapının önden görünümünü tasvir eden levhada 46 insan figürü yer alıyor. Figürlerden biri bir çocuğa ait. Dört katlı 46 insan figürlü kompozisyonda üst iki katının ortasında kraliçe ya da tanrıça olduğu varsayılan bir kadın figürü yer alıyor. Kadın figürünün oturduğu tahtın aslan şeklinde olması onun (daha sonra Kibele'ye dönüşen) Sümer ana tanrıçası Nana (inanna) olduğu izlenimi uyandırıyor. 

Öte yandan kompozisyonun alt merkezinde kutsal ateş sunağı olması da dikkat çekiyor. Kutsal ateşi korumak için bir kol üzerinde koruyucu bir alet olduğu dikkat çekerken, başka bir kişi kutsal ateşe kömür ya da tütsü atıyor. 

4 katlı kompozisyonun 3. ve 4. katını kesen noktada iki katı birden kaplayan konumda betimlenmiş tanrıça / kraliçe figürünün çevresine kendisine hediyeler sunan insanlar yer alıyor. Ayna, çiçek, meşale vb. tarzda hediyeleri tutan insanlar ayakta duruyor. 

Zerdüşt İnna mı?

Aşağıdaki katta müzisyenler var, onlar da ayaktalar ve ellerinde müzik aletleri var. Kraliçenin sol yanına düşen müzisyenler arasında bir de çocuk olması dikkat çekiyor. En alt kaytta ise diz çökmüş rahipler yer alıyor. Onların ortasındaki iki karakter sunağın önüne yerleştirilmiş.

Arkeologlar, kompozisyonun bu hali ile Zerdüşleşmiş Tanrıça Nana olarak dahi yorumlanabileceğini iddia ediyorlar.

Alanda bulunan diğer kalıntlar

Özbekistan Bilimler Akademisi Arkeoloji Araştırmaları Enstitüsü uzmanları devam eden arkeolojik çalışmalarda anıtsal tören kompleksi olduğuna inandıkları alanı tamamen ortaya çıkartmayı hedefliyorlar. 

Alanda çok sayıda mühür, halka, elçilik mektuplarını mühürleyen keramik zarflar, sözleşmeler ve yazışma metni kalıntıları bulunduğu belirtildi.

Ön araştırmalar sonucu arkeolojik kalıntıların çıkması muhtemel 16 hektarlık alandaki arkeoloji çalışmalarının devam edeceği açıklandı.

Kaynak: Arkeolojikhaber

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
DİĞER HABERLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun