Hurda Çöplüğünden Dijital Ortama Osmanlı Arşivleri

Hurda Çöplüğünden Dijital Ortama Osmanlı Arşivleri

1931 yılında hurda olarak Bulgaristan'a satılan Osmanlı arşivleri, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan uzun süreli ve ayrıntılı çalışmanın ardından tüm araştırmacıların ulaşabileceği şekilde dijital ortamda erişime açıldı. Arşivler üzerinde yapılan uzman çalışmalarından sonra yaklaşık 500 bin kadar birincil kaynak arşiv belgesinin dijital ortamda erişime açıldığı belirtilirken henüz tüm eserlerin bitmediği de vurgulanıyor. Bulgaristan Merkez Kütüphanesi'nin gerçekleştirdiği çalışmalar neticesinde mikrofilmleri çekilen evraklar PDF formatında Merkez Kütüphanesi'nin resmi sitesine yükleniyor.

BEYAZ TARİH / HABER SERVİSİ

Osmanlı Devleti çağdaşı olan birçok devletin aksine en ihtilaflı zamanlarda bile arşivcilik geleneğinden taviz vermeyen güzide bir prensibe sahipti. Bu önem Osmanlı Devleti memurlarını evraklarında daha tertip ve temkinli olmaya teşvik etmiş, her yazılı evrakın başlı başına bir tarihi eser olmasını sağlamıştı. Devletin büyük bir coğrafyaya yayılmasından dolayı farklı dil, lehçe ve alfabelere sahip olan Osmanlı evrakları tarihi eser olmasının yanında tarihsel anlamda başvurulacak birincil kaynak olma mahiyetindedir ki bugün ile geçmiş arasında kurulmaya çalışılacak sahih bir irtibatın tek kaynağı bu arşivler olarak kabul edilegelmiştir. Ancak Osmanlı Devleti'nin yıkılışı ve Osmanlı Devleti'nin dönemini devr-i sabık olarak gören yeni farklı bir iradenin yeni bir devlet kurması en çok bahsi geçen arşivlerin geleceği hakkında tehdit oluşturuyordu. Çünkü yeni Türk Devleti öngördüğü inkılapları ile ilk olarak sosyal ortamda tatbik edilen dil ve kültür değerleri üzerinde değişimi planlıyordu. Yeni bir alfabe, yeni bir kültürel yapılanma çabası haliyle geçmiş ile bağların tek kaynağı olan evrakların da referans olmaktan çıkarılması ile mümkündü. Belki de bu yüzdendir ki 1931 yılında Hükümet aldığı kararla İstanbul Deftardarlığı'nda Osmanlı'dan kalma eserleri bir şirkete hurda kağıt olarak verir. Ancak Bulgar elçisinin olaydan haberdar olmasından dolayı arşivler kısmi kayıplar dışında yok edilmekten kurtarılır ve Bulgaristan'a götürülür.

"Evrak-ı Metrukeyi tasfiye etme" niyeti ile Osmanlı döneminden kalma 1.5 milyon tarihi eser değerine sahip olan belge hurda kağıt Bulgaristan'a müdahale sonrasında olarak kilosu "3 kuruş 10 paraya" satılır. Arşivlerin başına gelen bu elim hadiseler hükümet kontrolü ve yönlendirmesinde gerçekleşir. Konuyla özel olarak ilgilenen kişilerden biri olan Maliye Bakanı Abdülhalik Renda bu satışlara onay veren kişiydi. 120 balya ve 400 sandıktan az olmayan arşivler Sirkeci garından Bulgaristan'a doğru yola çıkarıldı. Olayların gündemde olduğu dönemde Muallim Cevdet ve İbrahim Hakkı Konyalı gibi kişlerin muhalefetinden dolayı tarihine ihanet etmiş olma ithamı ile karşı karşıya kalan Abdülhalik Renda yaptığı açıklamada şunları söyler; “Yeni harflerin kabulü münasebetiyle bu evrakın kıymeti tarihiyeye haiz olmayanlarını yakmak mevzubahis oldu. Vekalette düşünüldü ki bunlar imha edileceğine , memleket dahilinde şuraya buraya atılacağına kağıt fabrikalarına satalım dendi”

Ağırlığı Defterdarlık önüne konulan baskül ile tartılan 40 tonluk eser dönemin ciddiyetsiz politikalarından dolayı hurda olarak satılmışken bu evrakların içinde Viyana seferine ait yol masraflarının bulunduğu kayıtlardan Uygurca metinlerin çözülmesi için büyük değere sahip olan anahtara kadar birçok birincil kaynak eser vardı. Ancak bugün dijital ortama geçirilme fırsatı yakalanan arşivler Bulgaristan'ın insafına teslim edilmiş durumda. Ayrıca Bulgaristan'ın Türkiye'den bir nevi kurtardığı arşivlerini sergilediği Sofya Merkez Kütüphanesinin de bugün dünyanın en büyük yazma eser merkezlerinden biri olmasının sebebi de yine Cumhuriyet döneminin uyguladığı yanlış politikalardan dolayı elden çıkan Osmanlı arşivleridir.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
DİĞER HABERLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun