Aspendos Antik Tiyatrosu'nda Neler Oluyor ?

Aspendos Antik Tiyatrosu'nda Neler Oluyor ?

Ülke genelinde, tarihi miraslar üzerinde yapılan restorasyon çalışmaları için yapılan eleştirilere bir yenisi daha eklendi. Gerçekten eleştirilerin altında tarihi miraslara olan hassasiyet mi yatıyor, yoksa iktidara olan muhalefet mi ?

BEYAZ TARİH / ÖZEL HABER

Antalya’da bulunan ve UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne aday olan Aspendos Antik Tiyatrosu’ndaki restorasyon çalışmaları kapsamında yapılan, basamakların orjinal rengi olan gri yerine beyaz rengin kullanılması sert şekilde eleştirildi.

Konuyla ilgili en sert eleştiri ilk olarak turizmci ve kokartlı rehber Recep Yavuz tarafından yapıldı. ''Restorasyon hissedilmeyecek. Yaklaştıkça, belki el sürünce veya iyice yakından bakınca anlaşılması gerekiyor. Ama bizde öyle değil. Aspendos’a girince bembeyaz mermerler. Oraya girerken 2 bin yıl öncesinin dünyasına hazırlıyorsunuz kendinizi. 2 bin yıl öncesinde orada yapılan etkinliklere hazırlıyorsunuz ve birden günümüz taşları, mermerleriyle yapılmış oturma düzeni çok zavallı bir görünüm veriyor.” diyerek büyük tartışmaların önünü açtı.

Sosyal medyanın etkisiyle haberin büyük hızla yayılması olayın gazetelere taşınmasına sebeb oldu ve Aspendos Antik Tiyatrosu'na yapılan restorasyon çalışmaları hedef haline geldi. Yapılan çalışmalar; tarihi esere yapılmış büyük hakaret olarak kabul edilirken, mutfak mermerinden restorasyon yapıldığı ve bu yüzden tiyatronun hüviyetini kaybettiği gibi yakıştırmalara sebeb oldu.

Yapılan tartışmalar üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığı bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada; tiyatronun orijinal basamaklarından numune alındığı ve çeşitli bölgelerdeki taş ocakları araştırılarak söz konusu numunelere uygun taş örnekleri toplandı ve devamında labaratuvar testleri sonucu, renk, doku gibi fiziksel özelliklerinin yanında, basınç dayanımı, kütlece su emme, yoğunluk vs mekanik özellikleri ile de özgün taşlara en yakın özelliklere sahip, homojen yapıda, “Korkuteli Beji” rengindeki kireç taşının kullanıldığı belirtildi.  

Yeni taşların da yağmur, kar ve rüzgar gibi havasal olayların etkisiyle eski görünümüne kavuşacak olmasına bakılınca yapılan eleştiriler yersiz gözüküyor. Mimari restorasyon kurallarından bildiğimiz; orijinal olmayan taşların, orijinal taşlardan mutlaka farklı gözükmesi gerektiğidir. Tiyatroyu ziyaret edecek olanların da yapılan restorasyon çalışmalarını göz önünde bulundurduğumuzda bunu açıkça ayırt edebileceği aşikar. 

Tarihi eserlerin restorasyonunun bir bilim kurulu beraberinde yapıldığını da merkeze aldığımızda, restorasyon çalışmaları için yapılan sert eleştirilerin yersiz olduğu sonucu ortaya çıkıyor. Son yıllarda artan restorasyon çalışmalarına yapılan eleştirilerden Aspendos Antik Tiyatrosu'nun da nasibini alması ister istemez şu soruyu sorduruyor:

Niyet gerçekten tarihi eserlere olan hassasiyet mi,  yoksa ülke genelindeki iktidara olan ideolojik lince dönüşen muhalif tutum mu ?

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun