Yunus Emre

Yunus Emre
  • Meslek : Mutasavvıf Türk şairi
  • Doğum : 1238 ?
  • Ölüm : 1425 ? 1439 ?
  • Başlıca Eserleri : Risaletü’n-nushiyye, Divan

Tarihi kişiliği menkıbelerle iç içe giren Yunus Emre’nin destansı hayatına dair ilk ve en geniş malumat Uzun Firdevsi’nin yazdığı sanılan Vilayetname-i Hacı Bektaş-ı Veli’de yer almaktadır. Ancak hakkındaki bilgiler çeşitli kaynaklardaki farklı görüşler nedeniyle tutarsızdır; fakat genel bir kanaate de varılmıştır; buna göre Yunus, Orta Anadolu’da Sakarya nehri çevresinde bir yerde doğmuş ve Nallıhan’a yakın Emrem Sultan’daki zaviyede Tapduk Emre Dergahı’nda yaşamıştır. Kaynaklar bu bölgede yaşayan başka bir Yunus’un varlığından söz etmemektedir. Şiirlerinde isminin önüne “Aşık, Biçare, Koca, Tapduklu, Miskin, Derviş” gibi sıfatlar getiren Yunus Emre; Bursa’da yaşayan Aşık Yunus’un ismi de bazı müellifler tarafından “Aşık Yunus, Yunus Emre” şeklinde anıldığı için bu iki şair tarih boyunca birbirine karıştırılmıştır. Bektaşi geleneğinde Yunus ümmi kabul edilmektedir. Medrese öğrenimi görüp görmediği, icazet alıp almadığı hususu açık değilse de Yunus’un iyi bir tahsil gördüğü bilinmektedir. Onun ilmi ilham-ı rabbani ile elde ettiği ilahi aşk ve ahlaktan ibarettir. Bu da ancak bir mürşid-i kamilden öğrenilebilir. Dolayısıyla Yunus’un da öğrenimini yetiştiği tekke ve çevre içinde düşünmek gerekir.

Yunus Emre’nin mürşidi Tapduk Emre’dir, ancak tarikatı kesin olarak belli değildir; bu konuda da değişik görüşler ileri sürüldü. Günümüzde Anadolu’dan Balkanlar’a kadar geniş bir coğrafyada Müslüman Türk kültürünün izlerinin sürmesinde Yunus’un ilahilerinin büyük etkisi vardır. Bunlar aynı zamanda asırlardan beri Anadolu’da ve Rumeli’de faaliyet gösteren tarikatların ortak düşüncesi ve sesi haline geldi. Yunus’un 417 şiirinden 138’i aruz, diğerleri hece vezniyle yazılmış; şiirlerin çoğunluğu beyit esasına, bir kısmı da musammat tarzına göredir. Bu sebeple aruzla veya heceyle yazılan bazı gazeller ikiye bölündüğünde her beyit kıta şekline de girebilmektedir. Yunus Emre’nin kullandığı dile bakarak bir halk şairi yahut divan şairi saymak doğru olmayıp; kafiyeyi bir ses estetiği olarak değerlendirip benzeşen her türlü sesle kafiye yaptığı kulak kafiyesinin esas olduğu görülmektedir. Öte yandan Yunus Emre, Eski Anadolu Türkçesi’nin oluşumunda çok önemli rol oynayan ilk Türk şairidir. Onun kullandığı kelimeler ve ifade kalıpları, bunlara yüklediği anlamlar ve mecazlar Türkçe’nin edebi bir dil haline gelmesi yolunda büyük bir adımdır. Gerçekte Yunus’un sevgi temeli üzerine kurulu düşünce dünyası insanı sevme noktasında kalmayıp Allah sevgisine uzanır. Ondaki sevgi kademe kademe zerreden küreye bütün varlığı içine alan ilahi bir sevgiye dönüşür.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Tatcı, Mustafa, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 2013, cilt 43, sayfa: 600- 606

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun