Yıldırım Bayezid Külliyesi

Yıldırım Bayezid Külliyesi
  • Yapılış Tarihi : 1382
  • Banii : Şehzade Yıldırım Bayezid
  • Dönemi : İlk dönem Osmanlı mimarisi

Yıldırım Bayezid Külliyesi, Bolu’nun Mudurnu ilçesinde 14. Yy.’ın son çeyreğinde inşa edilen külliye yapısıdır. Camii Osmanlı mimarisinde tek kubbeli plan şemasının yalın biçimde uygulandığı en erken örneklerden biri olma nedeni ile önem taşımaktadır.

Tarihçe

Camii, medrese ve çifte hamamdan meydana gelen bu külliyenin banisi Yıldırım Bayezid olup bu yapılar topluluğu da onun adı ile anılmaktadır. Mudurnu’nun en büyük camiisi olduğu için halk arasında Büyük Camii olarak da bilinmektedir. Yapının kitabesi yoktur.

Mimari Özellikleri

Camii, merkezi planlı kubbeli bir plan şeması göstermektedir. Üç gözlü ve üzeri kubbe ile örtülü son cemaat yeri bulunmaktadır. Yapı tamamen moloz taştan inşa edilmiş olup cümle kapısında mermer kullanılmıştır.

Kubbe yüksek bir kasnak üzerine oturtulmuş olup kubbe geçişleri tromplar ile sağlanmıştır. Camiinin sağlamlığını arttırmak için beden duvarları oldukça kalın tutulmuştur. Kubbe alçaltan başlatılmasına rağmen camii içinde iken bu durum hissedilmemektedir.

Son cemaat yeri iki yandan duvarlar ile kapatılmış olup burası cümle kapısı ile aynı eksendedir. Camiinin aydınlığını sağlayan penceler güneyde, doğuda, batıda ve kasnakta yer almaktadır. Camiinin minaresi ise son cemaat yerinin önünde ve bağımsız iken 1744 yılında camiinin sağında yeniden inşa edilmiştir.

Yapının şadırvanı olduğu bilinsede günümüze ulaşmamıştır. 1999 depreminde büyük hasar gören yapı restore çalışmalarından sonra 2001 yılında yeniden hizmete açılmıştır.

Yapının mihrabı mermer dikdörtgen bir nişten oluşturulmuştur. Nişin çevresinde ayetler bulunur ve bu ayetler yapı içindeki nadir süslemelerden biridir. Sekiz sütunun taşıdığı mahfil sonradan yenilenmiş olup, bugün orijinal değildir tıpkı ahşaptan yapılmış olan minber gibi.

Medrese ve Hamam

Bugün mevcut olmayan medresenin camiinin kuzeyinde yahut kuzeydoğusunda olduğu kabul edilmektedir. Vakfiyesinde geçen 1382 tarihi, inşa tarihi olarak görülmektedir.

Hamamın kapısı üzerindeki kitabe de medrese ile ilgili bir bilgi yer almamakla birlikte medresenin 1922 yılında hapishane olarak kullanıldığı bilinmektedir. Ancak 1953 yılında medrese de tıpkı şadırvan gibi tamamen ortadan kalkmıştır.

Külliyeden geriye bugün yalnızca hamam kalmıştır. Bugün Mudurnu Hamamı adı ile anılmaktadır. 1382 yılında inşa edilen hamam erken Osmanlı mimarisinin güzide örneklerinden biridir. Mermer kapısı üzerinde kitabesi bulunmaktadır ve bu kitabeden mimarının Ömer b.İbrahim olduğu anlaşılmaktadır.

Şehzadeliği sırasında inşa ettirdiği bu hamamın kitabesinde kendisinden ‘’Sultan’’ daha sonraki yıllarda inşa ettirdiği Bolu Orta Hamamı’nın kitabesinde ise ‘’Çelebi’’ unvanı kullanmıştır.

Hamamın mimari özelliklerine bakacak olursak; yapının erkekler kısmındaki soyunmalık bölümü 20 metre çapındaki bir kubbe ile örtülmüştür. Hamamın iki kısmı uç uca birleştirilmiş, kadınlar bölümüne nazaran erkekler bölümü daha büyük tutulmuştur.

İnşa malzemesi olarak moloz taş kullanılmış olup yine de mukarnaslar ile tezyinat yapılmıştır. Yapının hemen hemen genelinde görülen mukarnasın özellikle girişlerde, kubbe geçişlerinde ve kubbelerin iç yüzeylerinde yoğun kullanımı göz doldurucu niteliktedir.

1964/65 yıllarında bir yangın geçiren hamam 1968 yılında onarım görerek işletilmek üzere kiralanmıştır. Hamam 1974 yılında tekrar onarılmış, 2006 yılında oldukça kapsamlı bir onarım daha geçirmiş ve uzun zamandır çalışmayan kadınlar kısmı da hizmet vermeye başlamıştır. Hamam bugün Mudurnu Belediyesi tarafından işletilmektedir.

Gerek cami gerekse hamam, 20 metreye yakın çaptaki kubbeleriyle kubbe yapımı gelişmesinin erken Osmanlı mimarisinde ne ölçülere vardığını gösteren çok önemli örneklerdir.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Önal, Günay, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, cilt 43, 2013

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun