Yahudilik

  • Önem : Hz. Musa’nın peygamberi olduğu ilahi din

İbrahimi geleneğe bağlı monoteist din ailesi içinde yer alan Yahudilik bu ailenin en eski halkasını teşkil eder. Yahudilik, yayılımı ve etkisi açısından bir dünya dini özelliğine sahip olsa da iç dinamizmi açısından hem millî hem evrensel unsurlar taşımakta, inanç sistemi manasında bir din olmanın ötesinde bir hayat tarzını ve dinî-etnik kimliği ifade eder. Yahudiliğin etnik kökenleri ilk İbrani atası kabul edilen Hz. İbrahim’e ve ondan sonra gelen iki İbrani atasına, Hz. İshak ile Hz. Ya‘kūb’a dayandırılır. Dinî açıdan başlangıç noktası, Ya‘kūb’un ya da Tanrı tarafından verilen ismiyle İsrâil’in on iki oğlundan gelen İsrâiloğulları’nın Musa peygamber tarafından Mısır’daki kölelik evinden kurtarılıp Sînâ yarımadasına götürülmeleri ve burada atalarının Tanrı’sıyla ahidleşerek O’ndan Tevrat’ı almaları kabul edilir. Yahudi kutsal kitabı Tora(Tevrat), Neviim ve Ketuvim olmak üzere üç bölüme ayrılır. Tora beş kitaptan meydana gelir. Yaratılış, Mısır’dan Çıkış, Levililer, Sayılar ve Tesniye olarak adlandırılan beş bölümden oluşur. Neviim (Peygamberler) bölümü ise Yeşû, Hâkimler, Samuel (I-II) ve Krallar (I-II) tarih türünde kitaplardır. Ketuvim (Yazılar) bölümü Mezmûrlar ve Mersiyeler, Neşîdeler Neşîdesi, Meseller, Eyub, Vâiz ve Rut, I ve II. Târihler, Ester, Ezrâ, Nehemy) gibi yazılardan meydana gelir. Bu bölümdeki Daniel kitabı ise hem tarihî hem apokaliptik türdedir.

Yahudilik’te mâbed denilince Kral Süleyman tarafından Kudüs’te yaptırılan Bet ha-Mikdaş anlaşılır. Yahudiliğin ikinci evresini oluşturan Musa döneminde mâbed toplanma çadırını ifade eder. Yahudiliğin en önemli şahsiyeti ve peygamberi olan Musa, kavmini Mısır esaretinden kurtardıktan sonra çölde bir çadır kurdu. Toplanma çadırı veya çadır-mâbed diye anılan bu çadır İsrâiloğulları’nın çöldeki kutsal mekânıydı. Gerçekte burası Yahve’nin Mûsâ ile birebir konuştuğu ve halkıyla zaman zaman buluştuğu yerdi. Yahudi cemaatinin topluca ibadet etmek, halkı eğitmek ve kültürel kimliklerini korumak amacıyla toplandıkları yere sinagog adı verilir. Yahudi dinî literatüründe dua ve ibadet evi anlamındaki sinagog kelimesi Grekçe “sunagoge”den gelir. Batı dillerine Ortaçağ Latincesi yoluyla geçen kelime daha sonra dua evi, toplanma yeri ve Sabbat evi anlamında kullanılmaya başlandı. Sinagogun İbranice karşılığı “keneset”tir.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Gürkan, Salime Leyla, Yahudilik, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 2013, Cilt:43,sf: 187-197

Harman, Ömer Faruk, Yahudilik, Diyanet İslam Ansiklopedisi,2013, Cilt:43,sf: 197-201

Güç, Ahmet, Yahudilik, Diyanet İslam Ansiklopedisi,2013, Cilt:43,sf: 207-212

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun