Vaka-i Hayriye

  • Vaka-i Hayriye : Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasını ifade eden tabir
  • Önemi : II. Mahmud’a devletin ikinci kurucusu sıfatını kazandıracak büyük dönüşümün önündeki son engel de kaldırılmış oldu.
  • Yeniçeri Ocağı'nın Kaldırılış Tarihi : 17 Haziran 1826

II. Mahmud devrinin en önemli icraatından olan Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması Osmanlı tarihinin önde gelen duraklarından birini teşkil eder ve kaynaklarda genelde “hayırlı olay” tanımlamasıyla anılır. II. Mahmud’un, devletin idari sisteminin Avrupa devletleri gibi merkeziyetçi bir düzeye getirilmesini ve bütün devlet kurumlarının zamanın şartlarına uygun biçimde yeniden inşasını hayatta kalmanın bir zarureti olarak görmesi her şeyden önce yeni bir askeri yapılanmayı da beraberinde getirmekte, bütün bunların karşısında en önemli engel olarak duran Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasını kaçınılmaz kılmaktaydı. Yeniçerilerin sosyal bir kesimin etkin bir temsilcisi haline dönüşmesi 17.yüzyıldan itibaren süratle arttı ve asrın sonlarına doğru loncalarda önemli sayıda esnaf ve zanaatkar yeniçeri yer aldı. Daha evvelki ayaklanmalarda alt rütbelerdeki zabitlerin ocağı harekete geçirmede daha etkin rol oynadıkları görüldüğünden II. Mahmud öncelikle bunların saf dışı edilmesine girişti. Genel tasfiyenin 1815’te yeniçeri ağalığına getirilen Seyyid Mehmed Ağa zamanında başladığı ve o zaman üç ustanın katledildiği, muhalif kul kethüdasının azledilip sürgüne gönderildiği ve Ağa Hüseyin’in ocak içindeki bazı serkeş ortaları Mora’ya yahut diğer vilayetlere sevk ederek bertaraf ettiği bilinmektedir. II. Mahmud, ocağın içinde zamana yayılarak sürdürülen bu temizlik işlemi yanında daha önceki ayaklanmaların önemli bir öğretisi olarak ulemanın askerle iş birliği yapmasının önlenmesi aşamasını da başarıyla yürüttü.

Beş yıldır devam eden Rum isyanı girişilecek askeri yenilenmede anahtar rolü oynadı. Hüccette ifade edilen dört husus askeri temsilciler tarafından onaylanarak fetva ve eşkinci layihası bir heyetle Ağakapısı’na gönderildi, burada yeniçeri ağası tarafından ocak halkına duyuruldu ve herkes tarafından kabul edildi. 13 Haziran akşamı Atmeydanı’nda toplanan yeniçeriler kazanlarını son defa tekrar ortaya çıkardılar. Önde gelen kişilerin evlerinin basılması ve yağmalama hareketleri isyanın ilk icraatını teşkil etti. Başta sadrazam ve şeyhülislam, ulemanın ve Babıali ricalinin tamamının ön saflarda yer aldığı binlerce insan tekbir sesleriyle Bab-ı Hümayun’dan çıkarak Sultan Ahmed Camii’ne yöneldi ve burası merkez olmak üzere askeri harekat başlatıldı. Her türlü direniş kırıldı, idamlar cuma ve cumartesi günü öğleye kadar devam etti. Olayda idamlar dahil çarpışmalar esnasında hayatını kaybedenlerin kesin sayısını tespit etmek mümkün değildir. Yeniçeri ağalığı yerine seraskerlik makamı getirilmiş,  Beyazıt’taki Eski Saray seraskerlik makamına tahsis edilirken Yeniçeri Kışlası olaydan birkaç gün sonra yıkılmıştır. Atmeydanı’nın ismi Ahmediye Meydanı’na çevrildi. Yeniçerilerle ilgili resmî defterlerin yakılması yanında mezar taşlarına kadar uzanan bir tahribatla nişaneleri tamamen silinmek istendi.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Beydilli, Kemal, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 2012, cilt 42, sayfa: 454-457

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun