Umur Bey

  • Kişiliği : Aydınoğlu Beyi
  • Doğum : 1309 / 1310 Birgi
  • Ölüm : 1348
  • Ebeveynler : Mehmet Bey
  • Kardeşleri : Hızır, İsa, İbrahim
  • Unvan : Gazi-i Rabbani, Bahaeddin Umur Paşa

Henüz genç yaştayken babası onu ele geçirdiği İzmir’in (Yukarı Kale) idaresiyle görevlendirdi. Umur Bey on sekiz yaşında iken adını duyurmaya başladı; ilk İzmir seferinden sonra ikinci önemli seferini kardeşi İbrahim Bey ile birlikte Bozcaada üzerine yaptı. Bu sırada küçük bir filo oluşturdu ve kendisi için yaptırdığı büyük kadırganın adını “Gazi” koydu; bu kadırgadan ve inşa ettirdiği yedi küçük gemiden oluşan filosu Bozcaada önlerinde beş kalyonla iki gün boyunca çatıştı. Ardından hedefini Sakız Adası’na yöneltti ve bu sefer yirmi sekiz gemilik bir filo kurdu, yirmi iki geminin de Hızır Bey tarafından verilmesiyle elli gemiye sahip olan Umur Bey, Sakız adasına saldırdı. Kaleyi ele geçirememekle birlikte pek çok esir ve ganimetle İzmir’e dönen Umur Bey, arından sırasıyla Gelibolu, Eğriboz ve Semadirek seferlerine katıldı; rotayı Yunan adalarına çevirerek İpsara, İşkiros ve İşkopelos adalarını aldı. Babasının vefatı üzerine beylik Umur Bey’e verildi ve bu nedenle kısa bir süre Birgi’de kalmak zorunda kaldıysa da 1334 yılında Haçlı donanmasının İzmir’e çıkışı onu tarafından önlendiği için İzmir’e geri döndüğü anlaşılmaktadır.

Bizans İmparatoru III. Andronikos Umur Bey ile iş birliği yapmak istedi ve bu vesileyle imparatorun yakın adamı Kantakuzenos ile görüşen Umur Bey Bizanslılar’la ittifak kurdu. Bu ilişkiler, Umur Bey’le ileride Bizans tahtına geçecek olan Kantakuzenos arasında sarsılmaz bir bağın kurulmasını sağlayacaktı. Bir süre Kantakuzenos ile Dimetoka’da kalan Umur Bey Mora’ya kadar onunla birlikte sefere çıktı, fakat yolda hastalandı ve Dimetoka’ya döndü. Umur Bey’in faaliyetleri Latinler için büyük problem oldu, İzmir’in kurtarılması amacıyla yeni bir teşebbüse girişildi. Papa VI. Clement’in oluşturduğu Hristiyan birliği Kıbrıs, Venedik, Cenova ve Rodos gemilerinden müteşekkil bir filoyla 1344 yılında İzmir’e ani bir baskın düzenledi. Umur Bey ani baskın karşısında kuvvet toplamakta sıkıntı çekti ve aşağı liman kısmındaki kaleden çekildi; böylece İzmir’in kıyı kalesi Latinlerin eline geçti. Bu durum Umur Bey’in şöhretine önemli bir darbe vurdu ve kaleyi geri alma çabaları hiçbir sonuç vermedi. Papayla anlaşmaya çalışan Umur Bey, antlaşma sağlanamayınca Aşağı İzmir üzerindeki baskısını iyice arttırdı ve şiddetli hücumlar sırasında bizzat askerin önüne geçerek kaleye tırmanmak isterken bir ok isabetiyle hayatını kaybetti. Onun ölümü üzerine muhasara kaldırıldı ve naaşı Birgi’ye götürülerek babasının türbesine defnedildi.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Emecen, Feridun, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 2012, cilt 42, sayfa: 156 - 159

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun