Tâhirü'l-Mevlevî

Tâhirü'l-Mevlevî
  • Meslek : Edebiyat tarihçisi, yazar ve şair
  • Doğum : 13 Eylül 1877 - İstanbul
  • Ölüm : 21 Haziran 1951 - İstanbul
  • Başlıca Eserleri : Mir’ât-ı Hazret-i Mevlânâ, Dîvânçe-i Tâhir, Farsça Divançe ve Tercümesi, Edebiyat Lugati, Germiyanlı Şeyhî ve Harnamesi, Matbuat Âlemindeki Hayatım, Edebî Mektuplar, Târîh-i İslâm Sahâifinden, Mir’âtü’l-Akāid

Çelebi kişiliğinin yanında hicivleri ve kalem mücadeleleriyle tanınan Tâhirülmevlevî tahsilini Gülhane Askerî Rüşdiyesi ve Menşe-i Küttâb-ı Askerî’de tamamladı. Bâb-ı Seraskerî’de mülâzım olarak göreve başladı. Bu arada Filibeli Râsim Efendi ve Mehmed Esad Dede’nin derslerine devam ederek mesnevîhanlık icâzetnâmesi aldı. Mekke Şeyhülmeşâyihi Ahmed er-Rifâî kendisine Kādirî ve Rifâî tarikatlarından icâzetnâme verdi. Hac dönüşünde Yenikapı Semâzenbaşısı Karamanlı Hâlid Dede’den semâ çıkardı ve dönemin en iyi semâzenleri arasında yer aldı. Tâhir Dede Kütüphanesi’ni kurup kitap yayımına başladı. Mehmed Esad Dede’nin ölümü üzerine kendisine Kasımpaşa Mevlevîhânesi mesnevîhanlığı teklif edildiyse de hocasına duyduğu saygı sebebiyle onun makamına geçmek istemedi. 1914’te kurulan Dârü’l-hilâfeti’l-aliyye medreselerinde müderrisliğe getirildi ve İslâm tarihiyle İslâm medeniyeti dersleri okuttu. Ali Ekrem’in başkanlığında kurulan Tedkīkāt-ı Lisâniyye Heyeti’ne üye oldu. Teâlî-i İslâm Cemiyeti’nin Şehzadebaşı’ndaki merkezini adres göstererek Mahfil’i çıkarmaya başladı. İşlerin tamamen kendi üstüne kalmasıyla idarehaneyi önce evine, ardından Bâbıâli’ye taşıdı. Teklif edilen Fâtih Camii mesnevîhanlığını kabul etti. Medreselerin lağvedilmesinden sonra İstanbul İmam-Hatip Mektebi edebiyat, hitabet ve irşad muallimliğine getirildi.

Hürriyetçi bir karaktere sahip bulunan Tâhirülmevlevî Şapka İktisâsı Hakkında Kanun çıkınca sarık sarma hakkından faydalanmak amacıyla gayri resmî sürdürdüğü Fâtih Camii mesnevîhanlığını resmen üzerine aldı. Şapkaya ve inkılâplara karşı olma suçlamasıyla İstanbul’da tutuklanan yirmi beş kişi arasında Tâhirülmevlevî de vardı. İstiklâl Mahkemesi’nde yargılanmak için Ankara’ya götürüldü. 26 Ocak 1926’daki duruşmada, İskilipli Âtıf Efendi’nin Frenk Mukallidliği ve Şapka adlı kitabının dağıtımına yardım etmek ve Teâlî-i İslâm Cemiyeti’ne üye olmak suçundan yargılandı. 3 Şubat’taki duruşmada Teâlî-i İslâm’a ilmî bir cemiyet mahiyeti taşıdığı için girdiğini, cemiyet adına hazırlanan beyannâmenin kabulünü engellemeyi başardığını, adı geçen kitabı da satışı yasaklanmadan önce sattığını belirterek kendini savundu ve beraat edip İstanbul’a döndü. Dârüşşafaka’daki derslerine devam etti. Kuleli Askerî Lisesi’nde on yıl muallimlik yaptı. 1940’ta yayımlanmaya başlanan İslâm-Türk Ansiklopedisi’nin yazarları arasında yer aldı. Dârüşşafaka’da 1909 yılından beri yaptığı hocalık görevinden emekliye sevk edildi.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Kahraman, Alim, TâhirülMevlevî, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 2010, c.39, sf. 407-409

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun