Tac Mahal

Tac Mahal
  • Önem : İslâm türbe mimarisinin en başta gelen eseri
  • Yaptıran : Şah Cihan
  • Yapıldığı Dönem : XVII. yüzyılda
  • Yer : Hindistan- Agra

Tac Mahal romantik hususiyetleri, müstesna bir durum arz eden mimari olgunluğu ve eşsiz güzelliğiyle dünya üzerinde inşa edilmiş eserlerin muhteşem örneklerinden biridir. Bâbürlü mimarisinin bu örneği, bütün İslâm eserleri arasındaki istisnaî mevkiiyle sadece Müslümanlardan değil diğer din mensuplarından da her zaman saygı gördü, imrenilen bir eser oldu, birçok millet, binanın yapımında görev alan mimar ve ustalarla birlikte yapıyı kendine mal etmeye çalıştı. Tac Mahal, her şeyden önce bir Müslüman eseri olarak inşa edilen ve Bâbürlü geleneğiyle hânedanın ceddi olan Timurlu anlayışını takip eden bir eserdi; bununla birlikte Hindu ve Hristiyan mimarisinden etkilendiği ileri sürüldü. Tac Mahal, Şah Cihan’ın, büyük bir sevgiyle bağlı olduğu eşi Ercümend Bânû Begüm’ün genç yaşta vefatının ardından inşa edildi. Kaynaklarda Şah Cihan’ın “nâyâb, latif, acayip ve garip” bir eser yaptırmayı amaç edindiği yazılmaktadır. Osmanlı, İranlı, Suriyeli usta ve sanatkârlarla birlikte mahallî Hintli ustalara da görev veren hükümdar türbenin inşası için mimar ve ustalardan oluşan bir heyet kurdu, heyetin başına bizzat kendisi geçti. Üstad İsa (Muhammed İsa) Efendi adlı, Osmanlı asıllı bir mimarın başlarında bulunduğu bildirilen bu heyet tarafından hazırlanan plan ve maketler Şah Cihan’ın direktifleriyle binaya aksettirildi. Yapıya şekil veren aslında Şah Cihan’ın bizzat kendisiydi.

Bizzat Şah Cihan’ın şekil verdiği Tac Mahal’in binası ve çevresi, mimari bakımdan tam anlamıyla bir Bâbürlü eseri olduğunu ispatlayan özelliklere sahipti ve Bâbürlüler’le Timurlular’ın mimari anlayışıyla uyum içindeydi. Tac Mahal’in planı, yapıyı Hint-İslâm ve Timurlu mimarisi gelenekleriyle irtibatlı kılar. Yapıda, Orta Asya’da ve İran’daki Timurlu geleneğiyle Hint-İslâm türbe mimarisinin ahenkli ve mükemmel sentezi oluştu. Bu iki farklı kaynaktan beslenen Tac Mahal’in gerçek öncüsü kabul edilebilecek örnekler de Bâbürlü mimarisinin âbidevî türbeleri arasında bulunur. Yamuna Nehri kenarında inşa edilen Tac Mahal’in yapımında beyaz mermer ve kırmızı kum taşı kullanılmış olup ana türbe binası tamamen beyaz mermerden, külliye içindeki diğer kısımlarsa kırmızı kum taşından inşa edildi. Kırmızı-beyaz renk tezatlığıyla bütün ilgi ana türbe binası üzerinde toplandı. Külliyenin asıl merkezini oluşturan türbe bölümünün de içinde yer aldığı kuzey kısmı çok dikkatli ve itinalı biçimde tertip edilmiş mimari teşkilâtıyla göz doldurur.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Beksaç, A. Engin, Tac Mahal, Diyanet İslam Ansiklopedisi,  2010, c.39, sf. 337-339

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun