Suudiler

  • Önem : Bugünkü Suûdî krallarının mensup olduğu hânedan

Adnânîler’den Aneze’ye mensup bir kol olarak zikredilen Suudiler’in soylarının Aneze ile kesişmekle birlikte Benî Hanîfe kabilesinden geldiği belirtilir. Şu anda kullanılan Âl-i Suûd ismi, Suûd b. Muhammed b. Mukrin b. Merhan’dan gelir. O da Duru bölgesinde yaşayan ve Benî Hanîfe kabilelerinden olan Bekir b. Vâil ailesinden Mâni‘ b. Rebîa el-Müreydî soyundandır. Merhan b. Mûsâ’nın Rebîa ve Mukrin adında iki oğlu vardı. Daha sonra kabile bunlardan gelen iki ayrı kola ayrıldı. Suudi Arabistan’ın kurucusu olan bugünkü Suûdîler ikinci koldan gelir. Osmanlı Devleti, 16. yüzyılın başlarından merkezî gücünü bütün Arap Yarımadası’nda hissettirdiyse de bedevîlerin geleneksel idarelerine zorunlu olmadıkça müdahalede bulunmadı. Hicaz ve Arabistan eski idarecileri olan Mekke şeriflerinin yönetimine bırakıldı. Mekke şeriflerinin temel görevi Mekke’yi ve bedevî kabileleri idare etmekti. Ancak Osmanlı Devleti Cidde, Bağdat, Şam gibi yerlere merkezden tayin ettiği beylerbeyi veya valilerle bu geleneksel idareyi uzaktan kontrol altında tutmayı ihmal etmedi.

18. yüzyılın başında Osmanlı Devleti’nin merkezî kontrolünü kaybetmesiyle bedevî Araplar arasında mücadeleler arttı. Bu dönemde Muhammed b. Suûd idareyi ele geçirdi. Muhammed b. Suûd,  Muhammed b. Abdülvehhâb’a sahip çıkarak onun Vehhabilik düşüncesini yaymasına olanak sağladı. İki taraf arasında yapılan ve Dir‘iye ittifakı diye bilinen anlaşmadan sonra Suûd ailesi için yeni bir tarih başladı. Dir‘iye Emirliği ekonomik anlamda zenginleşti. Modern Suûdî kaynakları bu tarihi birinci Suûdî Devleti’nin başlangıcı diye kabul eder. Suûdîler’in Arap yarımadasındaki esas yayılmaları ve hâkimiyetlerini genişletmeleri İmam Suûd b. Abdülazîz zamanında gerçekleşti. Osmanlı Devleti özellikle Şam ve Bağdat valileri vasıtasıyla bu genişlemeyi durdurmaya çalıştı. Suûdîler’in Haremeyn’i işgalleri III. Selim’in prestijini sarstı. II. Mahmud tahta geçtikten sonra bu meseleyi Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa’ya havale etmek zorunda kaldı. Mehmed Ali Paşa, Suûdîler üzerine birçok askerî sefer düzenledi. Esir alınarak getirildiği İstanbul’da sorgulanan Abdullah b. Suûd, muhakeme edilerek idam edildi. I. Dünya Savaşı bölgedeki dengeleri alt üst edince Suûdî ailesi daha da güç kazandı ve 1932’de resmen bugünkü Suudi Arabistan’ı kurmayı başardı. Hânedan zamanımızda da geniş aile fertleriyle varlığını devam ettirmektedir.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Zekeriya Kurşun, Suudiler, Diyanet İslam Ansiklopedisi, Cilt: 37, 2009, s: 584-587

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun