Sümela Manastırı

Sümela Manastırı
  • Yer : Trabzon
  • Yapılış Tarihi : 385
  • Yaptıran Kişiler : Barnabas ve Sophronios

Türkiye’de yer alan tarihi miraslar arasındaki en değerli yapılardan biri olarak karşımıza çıkan Sümela Manastırı, gerek tarihi binası gerekse de bulunduğu mevkiden dolayı büyüleyici niteliktedir. Dini niteliği açısından Ortodoks dünyası için kutsal bir mekân olmasının yanı sıra konumu ve mimarisiyle Anadolu’nun en sıra dışı yapılarından olan Sümela, Meryem Ana adına kurulmuştur. Adını siyah anlamına gelen “melas” sözcüğünden alan yapının adının koyu renkli Karadağlar’dan geldiği veya burada, 1924 yılına kadar kalan ve Aziz Luka’nın yaptığına inanılan Meryem ikonasının renginden kaynaklandığı düşünülüyor. Bizans İmparatoru I. Theodosius zamanında(375-395), Atina’dan gelen iki keşiş Barnabas ve Sophronios tarafından 385 yılında da kurulduğu sanılan manastır, Pontus hükümdarı III. Aleksios Komnennos(1349-1390) döneminde keşiş hücreleri eklenmesiyle daha da gelişti. Yörenin 1461’de Osmanlı egemenliğine geçmesinden sonra da padişahlar tarafından koruma altına alınan yapı, 18. yüzyılda yenilendi ve bazı duvarları fresklerle süslendi.

Zaman içerisinde gelişen yapıya 19. yüzyılda büyük binaların eklenmesiyle daha da görkemli bir görüntü kazanan manastır, en zengin ve parlak denilebilecek dönemini yaşadı. 1916-1918 yılları arasında Trabzon’un Ruslar tarafından işgal edildiği sırada manastıra el konuldu ve ahali mübadelenin ardından, 1923’ten sonra tamamen terk edildi. Yunanistan’a göçen Karadenizli Rumlar, Veria kentinde Sümela adını verdikleri yeni bir kilise inşa ettiler. Tekrardan Sümela Manastırı’nın mimari yapısına dönecek olursak girişindeki çok gözlü büyük su kemerinin büyük bir kısmı yıkılmış halde olan manastır yapılarına, kayalara oyulmuş 64 basamaklı bir merdivenden çıkarak ulaşılıyor. Sol tarafta, kiliseye dönüştürülen mağaranın önünde manastır binaları; sağda, kütüphane ve büyük balkonlu keşiş ve konuk odaları bulunuyor. Kaya Kilisesi ve ona bitişik şapelin iç ve dış duvarları freskle bezelidir. Şapeldeki freskler 18. yüzyıldan kama ve üç ayrı tabaka görülüyor. Yer yer sökülmüş fresklerde İncil’den alınma sahneler betimleniyor. Tüm ihtişamıyla dimdik ayakta duran yapı, ziyaretçilerini bekliyor.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

İsmail Köse, Bulutların Ötesinde Saklı Manastır: Sümela, Akademi Kitapevi, 2010

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun