Sultan Murad Külliyesi

  • Meslek : XV. yüzyılda inşa edilen külliye
  • Yer : Üsküp

Üsküp’te yer alan külliye; cami, medrese, mektep ve imaretten oluşur. Beyhan Sultan Türbesi ve Dağıstanlı Ali Paşa aile türbeleriyle saat kulesi zamanla külliyeye dahil oldu. Cami, türbeler, saat kulesi ve cami hazîresindeki bazı mezar taşları günümüze ulaştı. Hünkâr Camii, Câmi-i Kebîr, Câmi-i Atîk ve Saat Camii olarak adlandırılan cami, giriş kısmındaki onarım kitâbelerine göre II. Murad tarafından yaptırıldı. Üsküp’ün Avusturyalılar tarafından işgali sırasında tahrip olsa da III. Ahmed tarafından onarıldı ve daha sonra Sultan Reşad tarafından tamir ettirilerek yenilendi. 1963’teki Üsküp depreminde büyük hasar gören cami, Makedonya Cumhuriyeti Eski Eserleri Koruma Enstitüsü tarafından onarıldı. Cami 34,60 × 27,75 m. ebadında, derinlemesine dikdörtgen planlı ve çok ayaklı olup, yirmi dört penceresi vardır. Caminin kuzeybatısındaki minarenin şerefesine 114 basamakla çıkılır. Bu rakam Kur’ân-ı Kerîm’in sûre sayısına tekabül eder. Üsküp’ün en büyük camilerinden olan yapı, erken dönem Osmanlı mimarisinin Balkanlar’daki en önemli örneklerindendir.

Evliya Çelebi’nin Üsküp’ün en tanınmış medreselerinden biri olarak tanımladığı medrese ise cami avlusunun güneybatı köşesindedir. Cami ile aynı tarihte inşa ettirilen medresenin günümüze gelen fotoğraf ve kartpostallarından cami gibi iki sıra tuğla, bir sıra kesme taşla almaşık duvar örgüsüne sahip olduğu görülür. Yahya Kemal Beyatlı’nın da öğrenim gördüğü ve 1932’ye kadar faaliyetini sürdürdüğünü söylediği medrese 1963 depreminde yıkıldı, günümüzdeyse sadece temel izleri vardır. Külliye’ye sonrada eklenen Beyhan Sultan Türbesi’nin 1557’de inşa edildiği bilinir fakat Beyhan Sultan’ın II. Bayezid’in mı, Kanûnî’nin mi yoksa Yavuz Sultan Selim’in mi kızı olduğu konusunda farklı görüşler vardır. Sivas valisi Dağıstanlı Ali Paşa tarafından aile mezarlığı olarak inşa edilen Dağıstanlı Ali Paşa Türbesi’nde ise paşanın eşi Zeyneb Hanım ve kızı Ayşe Hanım’a ait mezarlar bulunur. Günümüze gelene eserlerden yüksekliği 39,80 m olan saat kulesi, Osmanlı sınırları içindeki ilk saat kulesi olup, gövdede geleneksel Osmanlı mimari özelliğini, üst kısmında neo-klasik dönem özelliklerini yansıtır. Geçirdiği çeşitli onarımlardan sonra çalışmayan saat, 2007’de Türkiye’nin maddî katkılarıyla asli fonksiyonunu geri kazandı. 

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

İbrahimgil, Mehmet Zeki, Sultan Murad Külliyesi, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 2009, cilt. 37, sf. 509-511

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun