Siyavuş Paşa

Siyavuş Paşa
  • Görev : Osmanlı Sadrazamı
  • Saraya alınış tarihi : 1634
  • Ölüm : 26 Nisan 1656

Cesur ve heybetli olması yanında kibirli, zalim, garazkâr bir devlet adamı olarak anılan Siyavuş Paşa Celâlî Abaza Paşa’nın yetiştirmesi olup onun hazinedarlığını yaptı. Paşasının idamı üzerine saraya alındı ve Seferli Odası neferatı arasına yerleştirildi. Bir süre sonra IV. Murad’ın huzurunda yapılan etkinliklerde özellikle cirit oyunundaki maharetiyle dikkati çektiği için âdete aykırı olarak doğrudan Has Oda’ya alındı. Ardından Melek Ahmed Paşa Diyarbekir beylerbeyi olunca onun yerine silâhdar ağalığına getirildi. Sultan İbrâhim’in saltanatı sırasında Deli Hüseyin Paşa’nın Özü valisi olması üzerine Siyavuş Ağa’ya vezirlik verilerek kaptan-ı deryâ yapıldı. Bu görevi esnasında kendisine öncelikle elden çıkmış olan Azak Kalesi’nin geri alınması görevi verildi. Kuşatmadan neticeye alınamadı. Siyavuş Paşa kaynaklara göre tersane işlerindeki liyakatsizliği, devlet adamlarıyla geçimsizliği ve görevde kusurlu bulunması gibi suçlamalarla kaptanlık görevinden alınarak kubbe veziri yapıldı. Daha sonra Halep beylerbeyi olduysa da halka baskı uyguladığı gerekçesiyle görevden alındı. İstanbul’a geldiğinde birkaç gün Yedikule’de hapiste yattı. Bundan sonra muhtelif eyaletlerde beylerbeyilik yaptı ve yine kubbe vezirliğine getirildi.

Kubbe vezirliğini sürdürürken ağır vergilerden bunalan halkın isyanı karşısında sadrazamın vezirlerden biri olması gerektiği görüşü öne çıkınca Siyavuş Paşa’nın sadrazamlığına karar verildi. Sadrazam olan Siyavuş Paşa, Büyük Vâlide Kösem Sultan ile saray halkından güç alan Vâlide Turhan Sultan arasındaki şiddetli rekabetin daha da arttırdığı problemlerle karşı karşıya kaldı. Açık bir tehlike ve tehdit halini alan ocak ağalarının tahakkümünü kırdı, sorumluları cezalandırdı. Ancak bunu yaparken destek aldığı Dârüssaâde Ağası Uzun Süleyman Ağa’nın bu defa kendisi benzer bir tehlike olarak ortaya çıktı. Sadrazam ile ağa arasındaki ihtilâf giderek büyüdü ve Siyavuş Paşa gözden düştü. Saraya çağrılarak sadâret mührü Süleyman Ağa tarafından kendisinden alındı. Malkara’ya sürüldü ve kısa bir müddet sonra Fazlı Paşa’nın yerine Bosna beylerbeyi oldu. Ardından ikinci defa sadrazam oldu. Humma hastalığına yakalandı. Hasta olmasına rağmen kendisi için yakın bir tehlike olarak gördüğü Defterdarzâde Mehmed Paşa’nın öldürülmesini sağladı, fakat aynı gece kendisi de vefat etti.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Ak, Mahmut, Siyavuş Paşa, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 2009, c.27, sf. 310-311

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun