Simülasyon Kuramı

  • Kuramcı : Jean Baudrillard
  • Önem : Bir köken ya da gerçeklikten yoksun gerçeğin modeller aracılığıyla türetilmesini anlamlandırmaya çalışan kuram
  • Kurama başvuran alanlar : İletişim, Sosyoloji, Felsefe ve Psikoloji çalışmaları

Fransız filozof Jean Baudrillard’ın tarafından oluşturulan "Simülasyon kuramı”, her türlü medya içeriğinin analizinin yapılması ve ortaya bir medya gerçekliği çıkartılması amacıyla kurgulanmıştır. Kuramın içeriğinin karışık olmasından ötürü kuramı tanıtmak için kavramın kelime anlamı üzerinden adım adım ilerlemek faydalı olacaktır. İlk olarak simülasyon Baudrillard’ın ifadesiyle; “Bir araç, bir makine, bir sistem, bir olguya özgü işleyiş biçiminin incelenme, gösterilme ya da açıklanma amacıyla bir maket ya da bilgisayar programı aracılığıyla yapay bir şekilde yeniden üretilmesi”dir. Daha teknik bir ifadeyle bir köken ya da gerçeklikten yoksun gerçeğin modeller aracılığıyla türetilmesine simülasyon denilmektedir. Ancak bu kavramsal yapı çoğunlukla “gizlemek” ile karıştırılsa da bu doğru değildir. Gizlemek, sahip olunan bir şeye sahip değilmiş gibi yapmakken, simüle etmek ise sahip olunmayan bir şeye sahipmiş gibi yapmaktır. Birincisi şu anda burada bulunmayan bir varlığa işaret ederken diğeri ise şu an burada bulunmayan bir yokluğa gönderme yapmaktadır. Simüle etmek “-miş” gibi yapmak değildir. Daha somut hale getirmek gerekirse şu örneği verebiliriz: Hastaymış gibi yapan bir kişi yatağa uzanıp bizi hasta olduğuna inandırmaya çalışır. Bir hastalığı simüle eden kişi ise kendinde bu hastalığa ait semptomlar görülen kişidir. Bu noktada simülasyon, “gerçek”, “sahte” ve “düşsel” arasındaki farkı yok etmeye çalışmaktadır.

Postmodern çağın en büyük filozoflarından biri olarak kabul edilen Jean Baudrillard, gerçekliğin kavramsal ve fiziksel olarak ortadan kalktığını, yerine ise sanalın hakim olduğunu ifade eden simülasyon kuramını öne sürerek medya metinlerindeki anlam ve gerçeklik yitimine dikkat çeker. Ona göre; “Simülasyon evreninde şeyler simüle edilerek simülakra dönüşmekte, simülakrlar ise gerçeği perdeleyerek anlamın buharlaşmasına sebep olmaktadır.” Baudrillard, medya aracılığıyla bugüne gelinmesini teknolojik determinist yaklaşımıyla açıklarken, bir simülasyonlar dünyasında yaşandığına, medyanın sunduğu modeller ile gerçek arasındaki ayrımın bulanıklaştığına işaret eder. Baudrillard, simüle etme eylemini açıklarken imgeyi gerçeğin ikizi olmaktan ayıran ayartma özelliğinin üstünde durur. Baudrillard’a göre, simülasyon durumunda gerçeklik ve ekran birbiriyle çakışan unsurlar haline gelirler. Senaryo ve kurgu her an yeniden gerçeğe uygun bir şekilde üretilmek durumundadır. Ona göre haber sayısı her geçen gün artarken buna paralel olarak sunulan haberlerin anlamı her geçen gün azalmaktadır. Jean Baudrillard’ın bu noktadaki en iddialı görüşü ise Körfez Savaşı’nın hiç olmadığı, bunun tamamen bir medya sunumundan ibaret simülasyon örneği olduğudur.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Jean Baudrillard, Simülakrlar ve Simülasyon, Doğu-Batı Yayınları, İstanbul, 2016

Hümeyra Okuyan, Caner Taslaman, Jean Baudrillard’ın Simülasyon Kuramında Ayartma Kavramı, Uluslararası Din ve Felsefe Araştırmaları Dergisi, cilt.1, sayı.1, 2018

Özlem Yumrukuz, Jean Baudrillard’ın Simülasyon Kuramı Çerçevesinde Survivor Programı, TRT Akademi Dergisi Eğlence Endüstrisi Sayısı, cilt.1, sayı.1, 2016

 

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun