Seyyid Vehbi

  • Önem : Divan şairi ve nesir yazarı
  • Doğum : 1674 - İstanbul
  • Ölüm : 1735 – İstanbul
  • Başlıca Eserleri : Divan, Surname, Hadis-i Erbain Tercümesi, Risale-i Sulhiyye

lll. Ahmed ve Damad İbrahim Paşa dönemi şairlerinin önde gelen simalarından olan Seyyid Vehbi, Hacı Ahmed Efendi’nin oğlu olup kendi ismi ise Hüseyin’dir. Soyu Ehl-i Beyt’e dayandığı için “Seyyid” lakabını aldı. Aile geçmişi Hüsameddin Efendi’ye ulaştığı için bir süre Hüsami mahlasını kullanmış olsa da sonradan hocası Mirzazade Ahmed Neyli'nin tavsiye üstüne “Vehbi” mahlasını aldı. Sünbülzade Vehbi ile karıştırılmaması için Vehbi-i Kadim veya Vehbi-i Evvel diye de anılır. Mirzazade Şeyh Mehmed Efendi’de okudu ve oldukça iyi bir eğitim aldı. Bunun yanı sıra hat dersi aldı. Rus seferi sebebi ile yazmış olduğu kaside büyük beğeni topladı. Bu da III. Ahmed’in ilgisini çekti. Bu ilgi sayesinde uzunca bir süre İstanbul’da medreselerde müderrislik (eğitmenlik) yaptı. Yazdığı Surname adlı eseri ile büyük beğeni topladı. Bunun üstüne Tebriz’e kadı olarak tayin edildi. Tebriz’in ardından Kayseri, Manisa, Halep’te bulunarak görevine devam etti. Son olarak Halep’teki görevinden ayrılarak hacca gitti. Hac dönüşünde hastalandı ve Aksaray’daki evinde vefat etti.

Seyyid Vehbi, başlarda Nabi’yi kendisine üstat olarak seçse de sonralardan daha çok eserlerinde Nedim’in etkisine girdi. Yine de kasidelerinde Nabi’nin etkilerini görmek mümkündür. Eserlerinde İran etkisini en aza indirmeye çalışmış ve genellikle hayatında yaşadığı şeyleri yazdıklarına taşımıştır. Surname, şairin en önemli eseri olarak anılmaktadır. Söz konusu eserde III. Ahmed’in şehzadelerinin sünnetleri ve kızlarının düğün törenleri tüm ayrıntısıyla anlatılmıştır. Bunun yanı sıra Surname’de dönemin İstanbul’u ve örf adetler konusu da detaylı bir şekilde aktarılmıştır. 17. ve 18. yüzyıl dönemleri hakkında geniş bilgi alınabilecek türünün en iyi örneklerinden bir eser olarak görülmektedir. Bu eserin en önemli özelliklerinden birisi de benzerleri arasında en düzgün metin olarak kabul görmesidir. Ayrıca Sadrazam Damat İbrahim Paşa’nın emriyle kaleme almış olduğu Risale-i Sulhiyye eserinde Pasarofça Antlaşması anlatılmaktadır. Tarihi bir bilgi olarak değerini koruyan eserde Varadin mağlubiyeti ve Belgrad’ın kaybedilişi anlatılmaktadır. Bu eserde İbrahim Paşa’nın bu işi barış ile sonuçlandırıldığı da dile getirilmektedir.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Hamit Dikmen, Seyyid Vehbî, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 2009, cilt.37, sf.74-75

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun