Şeyyad Hamza

  • Meslek : Mutasavvıf şair
  • Yaşadığı Dönem : 13. yy
  • Başlıca Eserleri : Destân-ı Yûsuf, Dâsitân-ı Sultân Mahmûd, Ahvâl-i Kıyâmet, Mi‘racnâme

Anadolu’da Türk edebiyatının ilk şairlerinden olarak sayılan Şeyyad Hamza hakkında kaynaklarda geniş bilgiler bulunmamaktadır. Yine de yazdığı eserler veya döneminde farklı hikâyelerde isminin geçmesi hakkında kimi bilgilerin erişilebilir olmasını sağlamaktadır. 13. yüzyılda yaşamış olduğu bilinmektedir. Şehirden şehre gezen, serseri derviş anlamlarına gelen Şeyyad lakabı üzerinden kimliği araştırılmışsa da çok geniş bilgiler elde edilememiştir. Sadece Mevleviler arasında manzumeler okuyan bir okuyucu olduğu yönündeki bilgiler gerçeğe yakındır. Bunların yanı sıra Akşehir mezarlığında bulunmuş olan bir mezar taşı ile Şeyyad Hamza’nın Aslı Hatun adında bir kızı olduğunu göstermektedir. Mezar taşının üstünde yazan mersiyenin tarihine bakılırsa (1348) bu tarihte Şeyyad Hamaza’nın hayatta olduğu ve hatta bu mersiyeyi muhtemelen veba salgınından ölmüş olan kızı için yazdığı söylenebilir. Bu bilgiler ışığında bakıldığı zaman aynı bölgede kendisinden 70 yıl kadar önce yaşamış olan Nasreddin Hoca ile adının aynı fıkralarda geçmesinin nedenleri açıklanmaktadır.

Şeyyad Hamza’nın şiirlerinden kendisinin Farsça ve Arapça bildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca İslam kültürü konusunda geniş bir bilgi sahibi olduğu da aşikardır. Şair, mesnevi, dörtlük, gazel ve kaside gibi türlerde eserler yazmıştır. Bütün bu eserlerin hemen hepsinde din ve tasavvufi içerikler ağırlıktadır. Ayrıca pek çok şiirinin teması ise ölümle alakalıdır. Bu konuların yanı sıra, Hz. Peygamber’e karşı beslemiş olduğu derin sevgi ve idarecilere karşı duyduğu keskin öfke de eserlerine yansıyan diğer öğelerdir. Örneğin meşhur eserlerinden birisi olan Dâsitân-ı Sultân Mahmûd eserinde Gazneli Mahmud ile bir derviş arasında yapılan madde ve mana mukayesesi anlatılmakta olup, zulüm eden idarecilerden de bahsedilmektedir. Ancak Şeyyad Hamza’nın en önemli eserlerinden birisi olan Destân-ı Yûsuf eserinde kaleminin güçlü yönleri net bir biçimde görülmektedir. Yusuf ve Züleyha’nın hikâyesinin anlatılmış olduğu bu eser Şeyyad Hamza’nın beş mesnevisi arasında en bilinenidir. Sanat kaygısından uzak, sade bir üslubun kullanıldığı bu eserde eski Anadolu Türkçesi’nin kuruluş dönemi özellikleri net bir şekilde hissedilmektedir. Ayrıca eserin ağız özellikleri, kullanılan deyimler ve kelimeler bakımından incelenecek olursa, dönemin en karakteristik mesnevilerinden birisi olarak sayılabilmektedir.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Orhan Kemal Tavukçu, Şeyyad Hamza, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 2010, cilt.39, sf.104-105

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun