Şerefeddin Mağmumî

  • Meslek : Hekim, yazar ve siyaset adamı
  • Doğum : 9 Kasım 1869 - İstanbul
  • Ölüm : 20 Temmuz 1927 - Kahire
  • Başlıca Eserleri : Başlangıç, İlm-i Nebâtât, Kimyâ-yi Uzvî ve Fenn-i İspençiyârî, Vücûd-ı Beşer, Ramazan Hediyesi, Koleraya Karşı Müdafaa, Seyâhat Hâtıraları I: Anadolu ve Suriye’de, Seyahat Hatıraları II: Bürüksel ve Londra’da, Nasıl Zengin Olunuyor?, Kāmûs-ı Tıbbî I, Par

Zeki, doğru, sözünü esirgemeyen vatanperver bir kişi olan Şerefeddin Mağmûmî tıp öğrenimine Kuleli İ‘dâdî-yi Tıbbî Mektebi’nde başladı, burada üç yıl okuduktan sonra Gülhane Mekteb-i Tıbbiyye-i Askeriyyesi’ne girdi. Tıbbiyeden arkadaşları arasında Abdullah Cevdet, İbrâhim Temo, İshak Sükûtî, Hikmet Emin gibi İttihat ve Terakkî Cemiyeti’nin kurucu kadrosu da bulunuyordu. Cemiyetin aynı yıl Edirnekapı’da yapılan ilk toplantısında zabıt kâtibiydi. Gülhane Mektebi’nden tabip yüzbaşı olarak mezun oldu. Adana, Halep, Beyrut, Suriye vilâyetlerinde baş gösteren kolera salgını münasebetiyle müfettiş olarak görevlendirildi. Tarsus, Mersin ve Silifke’de incelemelerde bulundu, bir buçuk yıl kadar bu bölgelerde salgınla mücadele etti. Aynı zamanda buralarda İttihat ve Terakkî Cemiyeti’nin örgütlenmesini sağladı. İstanbul’a döndüyse de hemen ardından Kastamonu’da görevlendirildi. Avrupa’daki cemiyet üyelerinin ısrarı üzerine vazifesini bırakarak Romanya üzerinden Paris’e kaçtı. Paris’te Meşveret dergisinde kendi adıyla yazılar yazdı. Ahmed Rızâ, Mizancı Murad Bey, Dr. Nazım ile birlikte İttihat ve Terakkî Cemiyeti’ni Paris’te yeniden canlandırmaya çalıştı. Cemiyet üyelerinin bir kısmı İstanbul’a döndü, bir kısmı da Avrupa’nın çeşitli şehirlerindeki Osmanlı sefâretlerinde görev aldı. Şerefeddin Mağmûmî, herhangi bir görev almayı veya İstanbul’a dönmeyi gururuna yediremediğinden Paris’te kalarak tıp ihtisasına devam etti. Şerefeddin Mağmûmî Paris’ten ayrılıp Mısır’a gitti. Kahire’de bir muayenehane açtı.

Uzman bir hekim olarak Kahire’de daha sonraki yıllarda büyük şöhret kazandı. II. Meşrutiyet’in ilânından sonra İstanbul’a dönen ve burada beş ay kadar kalan Şerefeddin Mağmûmî, uğrunda büyük mücadele verdiği Meşrutiyet’in birtakım kimseler tarafından menfaat aracı haline getirildiğini görünce yeniden Mısır’a döndü. Mısır’dan Fransa ve İsviçre’ye birkaç seyahat yaptıysa da I. Dünya Savaşı’nın çıkması üzerine Kahire’de İngilizler’in gözetiminde siyasetten uzak bir hayat sürdürmeye başladı. Savaştan sonra da Türkiye’ye dönmedi. Hekimlik mesleğini seçmesinde üç yaşında iken annesinin veremden ölmesinin, Mağmûmî lakabını almasında da anne şefkatinden mahrum olarak büyümesinin etkili olduğu rivayet edilir. İstanbul’da yayımlanan Mektebli dergisinin sahibi ve kurucusu olarak Mağmûmî gösterilir. Mağmûmî’nin Mekteb, Mürüvvet, Şûrâ-yı Ümmet, Türk Meşveret, Mîzan, Serbestî, Hukūk-ı Umûmiyye, Tarîk ve İkdam gibi gazete ve dergilerde meşrutiyet öncesi isimsiz ve Sâî, Ş. M., Bir Türk, Oğuz, Bir Koca Türk gibi takma adlarla, meşrutiyetten sonra da kendi adıyla çok sayıda makalesi neşredildi.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Türkoğlu, İsmail, Şerefeddin Mâğmumi, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 2016, Cilt: EK-2, sf: 167-169

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun