Sekbân-ı Cedîd

  • Önem : II. Mahmud dönemi başlarında kurulan düzenli ordu.
  • Tarih : 1808

Yeniçerilerin tepkisini çekmemek için, adı öteden beri bilinen ve Yeniçeri Ocağı’nın önemli birimlerinden olan sekban bölüklerinden oluşturulan ordu Alemdar Mustafa Paşa tarafından teşkil edildi. Kurulan ordunun riyaseti, Nizâm-ı Cedîd ordusunun ünlü kumandanlarından olup Selimiye Kışlası civarında oturması istenen Kadı Abdurrahman Paşa’ya verildi. Yeni ordunun yüzbaşı, sağ ve sol kolağaları ile binbaşıları tayin edildi. Aslında Nizâm-ı Cedîd askerinin ihyası veya devamı niteliğindeki bu ordunun ilk erleri Rumeli’den İstanbul’a gelen âyanların maiyetinde bulunan kır sekbanları oldu. İstanbul ahalisinden katılımlar bu gibi deneylerin sonunun kötü bitmesinden ötürü başlangıçta ağır gitti. Yeni orduya tahsis edilen Levent ve Üsküdar’daki kışlalar elden geçirildikten sonra sekbanlar buralarda eğitilmeye başlandı. Askerler Avrupaî tarzda tüfekli eğitim görecekti. Yeni asker alınması için imparatorluğun her tarafına emirler gönderilerek asker istendi ve gelenlerle kışlalar dolmaya başladı. Yeni ordunun işlerinin görülmesi ve ulemanın desteğinin sağlanması için Umûr-ı Cihâdiyye Nezareti adıyla bir teşkilât kuruldu.

Yeniçerilerin tepkisini çekmemek için Sekbân-ı Cedîd bölükleri geleneksel kapıkulu ocaklarının sekizincisi olarak kabul edildi. Sekbanlara daha yüksek maaş bağlanması yeniçerilerin bile yeni ocağa rağbetlerini arttırdı; bu arada pek çok gönüllü sekbanlığa talip oldu. Sekbân-ı Cedîd’in Üsküdar Kışlası’nda yapılan tuğ, alem ve sancak teslimi yeniçeri ileri gelenlerinin de katılımıyla gösterişli bir törenle gerçekleşti. Sekbân-ı Cedîd erlerine tanınan imkânlar yanında sadrazamın yeni orduya teveccühü ve devletin asker olarak sadece sekbanları, topçuları ve kalyoncuları tanıması yeniçerilerin öfke ve kıskançlıklarını çekti. Asker olarak kalmak isteyenlerin yeni kurulan Sekbân-ı Cedîd Ocağı’nda askerlik öğrenmeleri mecburiyeti nihayet bardağı taşıran son damla oldu. Yeni orduya karşı çıkan yeniçeriler ayaklandı ve harekete geçerek Bâbıâli’yi bastı. Dağınık ve kumanda birliği içinde olmayan sekbanlar bu baskın esnasında sadrazama yardımda bulunamadılar. Ancak Kabakçı İsyanı’nda olduğu gibi bu defa gelişmelere seyirci kalmadılar ve çarpışmalara iştirak ettiler. Sekbân-ı Cedîd askerleriyle yeniçeriler arasında kanlı sokak çatışmaları meydana geldi. Nizâm-ı Cedîd uygulamalarına katkısı bulunan her şey tahrip edildi.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Özcan, Abdülkadir, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 36, 2009

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun