Sehi Bey

  • Meslek : Osmanlı şairi, tezkire müellifi
  • Doğum : Edirne
  • Ölüm : 1548 - Edirne
  • Başlıca Eserleri : Divan, Heşt Bihişt

Hayatının ilk dönemleri hakkında yeterli bilginin olmadığı Sehi Bey’in Fatih Sultan Mehmed döneminde doğduğu bilinmektedir. Devşirme olduğu, şair Necati Bey’in yanında yetişerek eserlerinden iyi bir eğitim gördüğü, Sultan II. Bayezid’in damadı Davud Bey için söylediği bir kasideden gençliğinde bir müddet Mora’da bulunduğu anlaşılmaktadır. İlk resmi görevine Manisa’da başlayan Sehi Bey, Kili ve Boğdan seferlerine de katıldı. Şehzade Mahmud’un ölümü üzerine İstanbul’a döndü; divan kâtipliği yaptı, Şehzade Süleyman (Kanuni) sancağa çıkınca onunla birlikte ikinci kez Manisa’ya gitti. Yedi yıl bu görevini sürdüren Sehi Bey, Kanuni Sultan Süleyman’ın tahta çıkması üzerine Kapıkulu Sipahi Bölüğü’ne tayin edildi ancak ardından Edirne’de küçük bir tevliyet verilerek İstanbul’dan uzaklaştırıldı. Bu dönemde padişaha, Makbul İbrahim Paşa’ya ve İskender Çelebi’ye kasideler sunduysa da daha iyi bir görev elde edemedi.

Bir ara Ergene’de ve diğer bazı imaretlerde mütevellilik yaptığı, son görev yeri olarak Edirne’de darülhadis mütevelliliğine getirildiği kaynaklardan öğrenilmektedir. Tezkiresini burada iken tamamlayan Sehi Bey, Kanuni Sultan Süleyman’ın sefer dönüşü Edirne’de konaklaması üzerine ona sunduğu tezkiresinde ‘’Ne ettim bilmezem ben dirliğimde / Ki kapıdan sürüldüm pirliğimde / N’ola ihsan-ı sultan olsa mebzul / Koca kul kapısında olsa makbul’’ manzumesini de padişaha arz etti. Ancak bu çalışmasıyla da beklediği ilgiyi göremediği anlaşılmaktadır. Ömrünün geri kalan yaklaşık otuz yılını Edirne’de yalnızlık içinde geçirdiği, Edirne’de öldüğü zaman seksen yaşını aşmış olduğu bilinmektedir.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Canım, Rıdvan, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 2009, cilt 36, sayfa: 316-317

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun