Sebk-i Hindi

  • Akımın etkili olduğu yerler : İran, Hindistan, Afganistan, Irak, Tacikistan ve Osmanlı
  • Dönemi : XVI-XVIII. Yüzyıl arası
  • Terimi ilk kullanan kişi : Muhammed Takī Bahâr

Hindistan’da ve Hindistan dışında yaşayan, Hint felsefesi, edebî zevki ve şiirinin etkisinde kalan şairlerin oluşturduğu şiir anlayışını ifade eden Sebk-i Hindî terimi ilk defa İranlı şair Muhammed Takī Bahâr tarafından kullanıldı. Hindistan’daki Bâbürlü Devleti döneminde hükümdarlar, devlet adamları ve diğer ileri gelenler, çoğu Safevî hânedanının dinî ve siyasî baskısından kaçan şair ve ediplere kapılarını açmış, yazdıkları şiirler için ihsanda bulunmayı âdet edinmişti. Bu tutum o dönemin şairlerini bölgeye çekti, burada öncekinden farklı bir üslûpta ortaya çıkan şiir tarzına Sebk-i Hindî denildi. Hindistan’da Bâbürlü Devleti sultanlarından Ekber Şah’ın sarayda melikü’ş-şuarâ makamını tesis etmesinden itibaren hükümdarların bazı şairleri bu makama getirmesi bölgedeki diğer şairlerin de ilgisini çekti, Safevî hükümdarlarından yakınlık göremeyen İranlı şairler biraz da bu sebeple Hindistan’a gelmeye başladı. XV. yüzyılın sonuna doğru İran’ın içtimaî durumu farklılaştı ve edebiyat dünyasında gazel sahasında Abdurrahman-ı Câmî’nin ortaya çıkmasıyla büyük bir değişim meydana geldi.

Sebk-i Hindî üslûbunun başlıca özellikleri arasında belâgat ve fesahat kurallarından uzaklaşmadan yeni, orijinal ve girift mazmunlar, ince hayaller, anlam kapalılığı, az kelime ile çok şey ifade etme yer aldı. Böylece mâna söze hâkim oldu, muhayyile ön plana çıktı ve şiir karmaşık çağrışımlara açıldı. Aşırı dereceye varan mübalağa, irsâl-i mesel, istiare, teşhis, kinaye ve mecaz sanatları da bu tarz şiirde çok kullanıldı ve geliştirildi. Bu özellikleriyle Sebk-i Hindî ıstırap ifade eden karamsar bir felsefeyi ifade etti ve daha çok gazel tarzında kendini gösterdi. Aşırı süs ve abartılı anlayışının Herat okuluna ait bir miras olduğunu ileri süren edebiyat tarihçileri Sebk-i Hindî’ye karşı tenkitçi bir yaklaşım gösterdi. Sâib’den sonra zevksizleşen ve bir süre sonra da terkedilen sebk-i Hindî’nin son şairi Hindistan’da yaşayan Türk asıllı Mirza Gālib Esedullah oldu. Sebk-i Hindî’ye tepkilerin artması üzerine XVIII. yüzyıldan itibaren İranlı bazı şairler “bâzgeşt-i edebî” hareketini başlatarak eski şiir anlayışına geri döndü. Sebk-i Hindî’nin klasik Fars edebiyatının zayıfladığı bir dönemde yeni bir tarz ve yeni bir nefes olarak ortaya çıkması ve bu tarzın Bâbürlü sarayı tarafından desteklenmesi, siyasî bir rekabet hissiyle İranlı araştırmacılar tarafından hemen daima bu üslûba karşı müdafaa tarzında değerlendirmeye sebep oldu. 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Bilkan, Ali Fuat, Sebk-i Hindi, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 2009, c.36, sf. 253, 255

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun