Saruhanoğulları Beyliği

  • Önem : Manisa yöresinin Türkleşmesinde önemli rol oynayan beylik
  • Tanım : 13. yüzyılın sonlarından 15. yüzyılın başlarına kadar Manisa ve yöresinde hüküm süren Türkmen beyliği ve hanedanı

Batı Anadolu uç kesiminde 1290’lı yıllardan itibaren faaliyet gösteren Saruhan Bey tarafından Manisa merkezli olarak kurulan devlet kurucusunun adıyla anılmaktadır. Kuzeyde Karesioğulları, doğuda Germiyan Beyliği ve güneyde Aydınoğulları ile komşu olan beylik Batı Anadolu’daki Karesi, Aydın ve Menteşe gibi denizci Türkmen beylikleri arasında yer alır ve dönemin Bizans ve Latin kaynaklarında daha çok Ege denizi, Adalar ve Trakya’daki akınları ile yaptıkları anlaşmalar dolayısıyla bilinir. 1310 yılından sonra Manisa’nın alınması ve buranın merkez haline dönüştürülmesinin ardından Saruhan Bey giderek güçlendi ve bağımsız olma yolunda önemli bir adım atmış oldu. 1346 yılında Saruhan Bey’in vefat etti. Onun kırk yılı aşkın hakimiyeti sırasında Saruhan Beyliği uçta yerini tam anlamıyla sağlamlaştırıp bölgede önemli bir güç odağı haline geldi ve zengin bir beylik olarak yerini aldı. Ulu bey sıfatıyla babasının yerini aldığı anlaşılan Fahreddin İlyas Bey dönemi hakkında ayrıntılı bilgi yoktur. Onun babasının siyasetini izlediği ve imparatoriçe ile yapılan ittifaka bağlılık gösterdiği bilinmektedir. Yerine oğlu İshak Bey geçmiş ve Saruhan Beyliği onun hükümdarlığıyla en parlak dönemini yaşamıştır. 1379 yılında öldükten sonra yerine oğlu Orhan Bey geçti. 1414 tarihli bakır bir sikkesi bulunan Saruhan b. İshak’ın hakimiyeti ise çok kısa sürdü. 1411’den sonra ve 1415’ten önce Saruhan ülkesinin Çelebi Mehmed’in idaresi altına girdiği, böylece Saruhanoğulları’nın Manisa kolunun tarihe karıştığı anlaşılmaktadır.

Tahrir kayıtları, bu bölgede kalabalık sayıda Türkmen grubunun yerleşmiş olduğuna ve beylik topraklarında çok az sayıda Hristiyan’ın mevcut bulunduğuna işaret eder. Ayrıca onların idaresi altında Manisa büyük bir gelişme göstererek önemli eserlerle süslenmiştir. Saruhan Beyliği’nin merkez idaresi ve taşra teşkilatı diğer Türkmen beyliklerine benzer. Saruhan beylerinin Latin ve Cenevizliler’le ticari ilişkileri olduğu bilinmektedir. Saruhan tuzlasının ve şapının önemi Osmanlılar döneminde de sürmüştür. Bazı Osmanlı kroniklerinde tuz yasağına uymadıkları gerekçesiyle Saruhanlı yörüklerin I. Murad zamanında Rumeli’ye sürgün edildiğine dair kayıtlara rastlanır. Ayrıca İtalyan devletleriyle yapılan ticaretin bir işareti olarak Manisa Darphanesi’nde Latince yazılı, Anjou hanedanının “gigliati” adı verilen paraları tipinde sikke basılıyordu. Yine iç piyasada geçerli paraları vardı. Bugüne ulaşanlar arasında İshak Bey, İlyas Bey, Orhan Bey, Hızır Şah ve İshak Bey oğlu Saruhan’ın paraları zikredilebilir. Saruhan beylerinin ayrıca ilim ve kültür hayatını destekledikleri bilinmektedir. Siyasi hayatı devamlı mücadeleler içinde geçen Saruhanoğulları’nın yoğun bir imar faaliyetinde bulunamadıkları anlaşılmaktadır. Mimari eserlerinin henüz tam bir kataloğu yapılmamış olup bu beylikten günümüze az sayıda yapı gelebilmiştir. Bunların en önemlisi, Manisa’nın güneyinde yer alan Ulucami Külliyesi’dir.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Emecen, Feridun, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 2009, cilt: 36, sayfa: 170 – 173

Tanman, M.Baha, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 2009, cilt: 36, sayfa: 173 – 174

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun