Sanâyi-i Nefîse Mektebi

Sanâyi-i Nefîse Mektebi
  • Tanım : Osmanlı Devleti'nin ilk güzel sanatlar okulu
  • Kuruluş Tarihi : 1883

Mektebin kuruluşunda Tanzimat devrinde eğitim alanında gerçekleştirilen faaliyetlerin etkisi büyüktü. Bu dönemde açılan pek çok modern öğretim kurumunun yanında güzel sanatlar alanında da bazı gelişmeler kaydedildi. Sultan Abdülaziz’in resim sanatı ile yakından ilgilenmesi ve bizzat resim yapması, bu sanatın bağımsız bir eğitim kurumu bünyesinde öğretilmesi ve geliştirilmesi için önemli adımların atılmasını sağladı. Sultan Abdülaziz tarafından daha önce İstanbul’a getirtilen Fransız ressamı Guillemet, İstanbul Beyoğlu’nda Desen ve Resim Akademisi adıyla özel bir eğitim kurumu açtı. Öğrencilerin iki yıllık çalışmasından oluşan bir sergi düzenleyen akademi fazla uzun ömürlü olmadı. Guillemet’nin teklif ettiği resmî okul açma meselesi üzerine Mekteb-i Sanâyi-i Nefîse-i Şâhâne adıyla anılan okulun açılması Osmanlı-Rus savaşının çok tehlikeli boyutlara ulaştığı bir zamana rastlaması ve Guillemet’nin bu esnada göçmenlere yardım ederken tifo hastalığına yakalanıp ölmesi yüzünden bu teşebbüs sonuçsuz kaldı. Müze-i Hümâyun Müdürü Ressam Osman Hamdi Bey iradesiyle öncekinden farklı yüksek dereceli bir eğitim kurumu açıldı. Resmî adı Mekteb-i Sanâyi-i Nefîse-i Şâhâne olan okulda resim, heykel, mimarlık ve hakkâklık olmak üzere dört sanat dalında öğretim yapılacaktı. Her yıl mektep öğrencileri arasından başarılı üç kişinin burslu olarak Avrupa’ya gönderilmeleri kararlaştırıldı.

Sanayi-i Nefise Mektebi mimarlık ve resim alanında memleketin en önemli sanat merkezi haline geldi. II. Meşrutiyet’in ilânından sonra kızların da yüksek tahsil görmesi yönünde fikirler ortaya atıldı. Bunun üzerine İnâs Sanâyi-i Nefîse Mektebi adıyla aynı binada kızlar şubesi açıldı. I. Dünya Savaşı sırasında bazı okulların âcilen tahliyesi gerekti. Bu sırada Sanâyi-i Nefîse Mektebi de altı odalı küçük bir eve nakledildi. Nakiller sırasında öğretim malzemeleri zarar gördü, kıymetli resim koleksiyonları üst üste yığılmış halde depolarda kaldı. Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren okul yeni bir çizgide gelişmeye başladı. Okulun kızlar kısmı ile erkekler kısmı birleştirildi. Devlet Güzel Sanatlar Akademileri Kanunu’nun kabul edilmesiyle akademiye yeni bir statü getirildi ve kurum bilimsel özerkliğe kavuşturuldu. Üniversiteye dönüşerek Mimar Sinan Üniversitesi adını aldı.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Ürekli, Fatma, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 36, 2009

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun