Sadreddin Konevi

Sadreddin Konevi
  • Önem : Vahdet-i Vücud düşüncesinin önemli temsilcilerinden olması
  • Doğum : ? - Malatya
  • Ölüm : 1274 – Konya
  • Başlıca Eserleri : Miftâḥu’l-ġayb ve’l-cemʿ ve tafṣîlühû, İʿcâzü’l-beyân fî tefsîri Ümmi’l-Ḳurʾân, Şerḥu esmâʾillâhi’l-ḥüsnâ, el-Fükûk fî esrâri müstenidâti ḥikemi’l-Fuṣûṣ, Şerḥu erbaʿîne ḥadîs̱

Vahdet-i vücud anlayışının önemli temsilcilerinden olan Sadreddin Konevi, Malatya’da dünyaya geldi. Konevi’nin babası Anadolu Selçuklu Devleti’nde üst düzey bir yönetici annesi ise saraya bağlı bir kadındı; bu nedenle Sadreddin Konevi’nin ‘’Sultan oğlu’’ diye bir lakabı vardı. Konevi, ailesinin imkânlarından yararlanarak dönemin önemli hocalarından ders aldı, dini ve felsefî ilimler alanında iyi bir öğrenim gördü. İbnü’l Arabi ile babası sayesinde sıkı bir dostluk kurdu ve bu ilişkileri seyh-mürid gibi başlayarak entelektüel bir paylaşıma dönüştü. Onunla birlikte çeşitli yerleri dolaştı; Mısır, Şam, Hicaz gibi bölgelerde alim ve sufilerle sohbetlerde bulundu. Konya’da bulunduğu sıralarda Mevlana Celaleddin-i Rumi ile de yakın bir dostluk kurması Konevi’nin ilmine önemli katkı sağladı. Hayatını ise sevdiği şehir Konya’da kaybetti ve orada defnedildi.

Sadreddin Konevi, İbnü’l-Arabi ile birlikte tasavvufu yeni bir döneme taşıyan ve İslam düşüncesini teorik ilimlere göre ele bir sufidir. Sadreddin Konevi, tasavvufu akılcı yöntem ile hakikate ulaştırmaya çalışır ve onun bu yaklaşımı tasavvuf tarihinin gelişimin sürecindeki en büyük aşamalardan biridir. Ona göre insanı gerçeğe ulaştıran iki yöntem vardır; ilki delilden hareketle gerçeğe ulaşmak; ikincisi ise kalbin arındırılması, ahlakın yetkinleştirilmesi, iyi huylar kazanılmasıyla gerçeğe ulaşmaktır. Tasavvufu da ilm-i ilahi yani metafizik olarak tanımladı. Ona göre metafiziğin konusu yaratıcıydı ve “varlık olmak bakımından varlık haktır” cümlesiyle düşüncelerini başka bir boyuta taşıdı. Bundan sonra ele aldığı durum ise mesele ve ilkelerdi. Metafiziğin meselesi Tanrı-alem irtibatını açıklamaktı, çünkü ona göre metafizik bütün tasavvufi bilgileri değerlendirebilecek konumdaydı. Konevi varlık ve rahmet arasındaki bir ayniyeti esas alarak alemde kötülüğü reddeder. Bu mesele daha önce İbn Sina tarafından dile getirilmişti. Bunun doğal bir yansıması alemde var olan her şeyin Tanrı’nın lütfuyla var olmasıdır. Böylece aleme ve var oluşa karşı iyimser bakış, Konevi’nin geleneksel tasavvufun önemli konularından zühde bakışından doğaya, aleme ve en geniş anlamıyla maddeye yönelik iyimser bakışında kendini gösterir. Allah’ı anlayış şekli onun düşüncelerinin en önemli kısmını oluşturur. Allah’ı mutlak varlık olarak görür ve bu da onu zorunlu varlık olmasını doğurur. Tasavvuftaki bazı terminolojileri yeniden yorumlayan Konevi, Allah’ın alemi yaratmasını belirli sebeplere dayandırır. Bu Allah’ın bilinme arzusudur ve ona göre varlık ve bilgi bir şeyin iki farkı yönüdür. Onun düşüncelerinin merkezini oluşturan kavram varlık, yani Allah’tır, buradan hareketle ulaştığı ikinci kavram da insandır. İnsan olmadan varlık olmayacağı gibi varlıktan ve Allah’tan söz etmek zorunlu olarak insandan söz etmek demektir. Kısacası onun düşünceleri insan ve Tanrı-varlık tasavvuruna dayanır. İnsan bu alemde her şeyin esasıdır.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Demirli, Erdem, Sadreddin Konevi, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 2008, c.35, sf.420-425

Agar, M. Emin, Menkıbeleriyle Sadreddin Konevi, Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi, sayı.6,  2003

Keklik, Nihat, Sadreddin Konevi Düşüncesinde İnsan, Kader ve Ahlak, İslam Tenkitleri Dergisi, cilt.4, 1964

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun