Sabatay Sevi

  • Kişiliği : Kendini mesih ilan eden dini lider
  • Doğum : 1 Ağustos 1626 - İzmir
  • Ölüm : 17 Eylül 1676 - Karadağ
  • Ebeveynler : Clara Zevi, Mordecai Zevi
  • Eş : Sarah Zevi

Mesihlik iddia ederek en büyük mesihçilik hareketlerinden birine yol açan ve Müslüman olduktan sonra dönme cemaatini kuran Yahudi mistik olan Sabetay Sevi, küçük yaştan itibaren dini ve mistik konularda eğitim gördü. Şehrin en tanınmış hahamlarından Yosef Escapa’dan dersler alarak on sekiz yaşına geldiğinde hahamlık icazeti almaya hak kazandı. Ancak hahamlık yapmayarak kendini mistik konulara adayan Sevi, okuduklarının etkisiyle kendisinin Yahudilerin yüzyıllardır beklediği mesih olduğuna inanmış ve 1648 yılında İzmir’de mesihliğini ilan etmiştir. Kendisinin kurtarıcı olduğunu düşünen ve garip davranışlar sergileyen Sevi, Yahudi cemaati tarafından eleştirilere maruz kaldıi, bir süre sonra da İzmir’den uzaklaştı. Böylece ölümüne kadar devam edecek seyahatlerine başlamış oldu ve Selanik, İstanbul, Halep, Kudüs ve Kahire gibi şehirlerde yaşayarak buralardaki mistiklerle görüşmeler yaptı. Sabatay Sevi’nin çalışmaları göstermiştir ki, hem teosofik Lurianik geleneği hem Doğu ve Bizans Yahudi kabalistlerinin mensup olduğu pratik Kabala’yı kendi düşüncesinde birleştirmiştir. İzmir’e döndüğü 1655 yılında inziva süresi bittikten sonra sokaklarda dolaşmaya başladı, bu davranışından dolayı bazı modern tarihçiler ‘manik-depresif’ olduğuna kanaat getirildi. Zira İzmir başhahamıda Yahudileri Sabatay’a karşı uyardıysa da netice değişmemiş ve cemaat ikiye bölünmüştür.

Kısa bir süre içinde Sabatay’ın ünü Osmanlı topraklarını aşarak Yemen’den İsfahan’a, Fas’tan Selanik’e Moskova’dan Londra’ya hatta Amerika’da Boston’a kadar yayıldı. 1666 yılında şöhretinin zirveye ulaştığı tarihlerde Osmanlı yönetimi, Veziriazam Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa’nın da içinde bulunduğu bir mecliste Sabatay Sevi’yi sorguladı ve bir süre sonra Kilitbahir Kalesi’ne hapsedildi. Ancak bu olay taraftarları tarafından tepkiye yol açınca Edirne’ye getirilen Sevi’nin İslam’ı benimsemesi istendi. Yahudi hukukunda yer alan hayatın ölüme tercih edilmesi prensibinden hareketle Müslüman olmayı kabul etti ve Aziz Mehmed adını aldı. Kalabalığın büyük kısmı yalancılıkla itham edip geri dönerken küçük bir grup mesihi takip ederek Müslüman oldu ve daha sonra ‘dönme cemaati’ denilen grubun temelini teşkil etti. İslami eğitime tabi tutulan Aziz Mehmed, kısa zamanda pek çok Yahudinin Müslüman olmasına vesile oldu. Ancak evinde yaptığı ayin sırasında bir elinde Kuran bir elinde Tevrat olduğu halde görülmesi tam Müslüman olmadığı kanaatini uyandırdı ve Ülgün’e sürgün edildi. Üç yıl sürgünde yaşadı ve hayatının son yıllarında eski dinine daha fazla ilgi göstermeye başladı. Ölümünden önce kendisini ziyarete gelen bir müridine ‘’Artık herkes evine dönsün’’ dediği rivayet edilmektedir.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Şişman, Cengiz, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 2008, cilt 35, sayfa: 334/335

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun