Rakım Efendi Medresesi

  • Yer : İstanbul- Fatih
  • Yapılış Tarihi : XIX. yüzyılın ilk yarısı

Atik Ali Paşa Camii’nin batısında yer alan yapı devrin ünlü hattatı Mustafa Râkım Efendi adına vefatından sonra hanımı tarafından yaptırıldı. Yapının Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi’ndeki vakfiyesi Mustafa Râkım Efendi’nin sağlığında hazırlandı. 1869’da yapılan bir tespitte medresede yirmi talebenin ders gördüğü kaydedildi. 1914 yılındaki tespitte avlusunun dar olduğu ve ahşap on odasının bulunduğu, harap durumda olduğu için kadro harici kaldığı, ayrıca mahalle arasında etrafı evlerle çevrili olan medresenin sıkışık bir konumda bulunmasından dolayı yeniden ihyasına gerek bulunmadığı belirtildi. 1918 yılı sonlarında yapılan bir diğer tespitte ise medresenin harikzedeler tarafından işgal edildiği bildirilir. Kuzeydoğu yönünde köşeye yakın konumda yer alan yuvarlak kemerli açıklıklı bir kapı ile ulaşılan medresenin yalnızca dış duvarları günümüze ulaştı. Yapının ön cephesi hariç diğer cepheleri iki sıra tuğla, bir sıra kesme küfeki taşı ile almaşık örgülüdür.

Güneybatı cephesinde yapıya geçişi sağlayan yuvarlak kemerli bir kapı ile bunun iki yanında dıştan küfeki taşı söveli ve dikdörtgen açıklıklı, içten ise yuvarlak kemerli olarak düzenlenmiş birer pencere vardır. İki yan duvarı penceresiz olup içeride yuvarlak kemerli nişler bulunmaktadır. Bunlardan özellikle güneydoğu duvarında yer alan büyük nişin dışarıdan görülen tuğladan büyük yuvarlak kemeri, burasının vaktiyle yandaki mekânına açılan bir hâcet penceresi şeklinde düzenlenmiş olabileceği izlenimini vermektedir. Türbenin doğu yönünde dışa bakan kesme küfeki taşı ile kaplı ön cephesinde yuvarlak kemerli alınlıklı ve dikdörtgen açıklıklı üç pencere açıldı. Bu cephede yer alan pencerelerin alınlıkları ve söveleri mermerdendir. Pencerelerin üstünde iri yaprak motifleriyle taçlandırılmış, yanları “S” şeklinde profillerle sınırlanan mermer üzerine celî sülüs yazılı bir kitâbe vardır. Cephenin sağında yer alan yuvarlak kemerli avlu girişinin üstü barok kıvrımlı dalgalı bir profille son bulur. Türbenin içinde iki kabir mevcuttur. Bunlardan ahşap olup 1996 yılında yenilenen sanduka Mustafa Râkım Efendi’ye, barok süslemeli mermer lahit ise 1845’te vefat eden öğrencisi Mehmed Hâşim Efendi’ye aittir.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Çobanoğlu, Ahmet Vefa, Rakım Efendi Medresesi, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 2007, c.34, sf. 430-431

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun