Pavlus

  • Önem : Pavlik kiliselerin kurucusu Hristiyan misyoner
  • Yaşadığı Dönem : 1. yy

Hz. İsa’nın 33 yılında ölümünün ardından gözü pek bir misyoner olan Tarsuslu Pavlus, Hristiyanlığın Roma İmparatorluğu’nun uzak eyaletlerine ulaşmasında çok önemli bir rol oynadı. Başlarda Hristiyanlığa şüpheyle yaklaşan Pavlus, daha sonra yeni dinin en kararlı ve en cesur savunucusu oldu. Binlerce yeni inanan kazanıp dini, Yahudi olmayanlara da açarak dinin yaşamasını garanti altına aldı. Hristiyanlığı yayman adına bu denli çalışan Pavlus, günümüz Türkiye’si sınırları içerisinde yaşayan Yahudi bir ailenin çocuğuydu ve asıl adı Saul’du. Çadır imalatçısı olarak çalışıyordu.

Hz. İsa’nın ölümünden kısa bir süre sonra, Kudüs’te bir öğrenciyken Hristiyanlığa muhalefet eden Pavlus, onlara yapılan baskıları destekledi. Ancak Şam gezisi sırasında yaşadığı dini bir deneyim onun düşüncelerini değiştirdi ve Hristiyan oldu. Pavlus daha sonra Judaea’ya geri döndü ve orada yaşayan havarilerle ilişki kurdu. Bu durum havarileri oldukça şaşırttı. Pavlus yüksek sosyal statü ve yeni dini yayma konusundaki kararlılığı, henüz çok genç olan Hristiyanlık kilisesi için vazgeçilmez değerde olduğundan baştaki şüpheler hızla ortadan kalktı. Günümüzdeki Lübnan, Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs topraklarına yaptığı seyahatler sırasında karşılaştığı Yahudi gruplara yeni dini anlattı. Pavlus Yahudi olmayan birini Kudüs Tapınağı’na getirdiği için tutuklandı. Yargılanmak üzere Roma’ya gönderildi. Berat etti ve imparatorluğun kalbinde bir kilise kurmak için Roma’da kalmaya karar verdi. Ne var ki burada uzun süre kalamadı. 65 yaşında Hristiyanları hedef alan ilk saldırı dalgası sırasında başı kesilerek öldürüldü.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

David S. Kidder, Noah D. Oppenheim, Entelektüelin Kutsal Kitabı, Maya Kitap, 2013

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun