Oğuzlar

  • Önemi : Türkiye, Azerbaycan, İran, Irak ve Türkmenistan Türkleri’nin ataları olan Türk kavmi

Oğuz adına ilk defa Göktürk kitâbelerinde rastlandı. Göktürk kitâbelerine göre Oğuzlar dokuz boydan meydana gelmiş bir budundur. Bundan dolayı Tokuz (Dokuz) Oğuz diye de anılır. Hükümdarlarına “kağan” unvanı verildi. Ancak Göktürkler zamanla Oğuzlar’ı kendilerine tâbi kıldılar. Bilge Kağan devrinde Oğuzlar doğrudan doğruya ona bağlıydılar. 744’te Göktürk Devleti yıkıldı ve yerini Uygur Devleti aldı. Bunun üzerine Uygur hükümdarı Köl Bilge Kağan, Tokuz Oğuzlar’ın başbuğu tayin edilen oğlu da Moyençor unvanıyla anılmaya başlandı. Moyençor 747’de babasının yerine geçti ve İl İtmiş Bilge Kağan unvanını aldı. 10. yüzyıl başlarında Oğuzlar’ın çoğu göçebeydi. Bahar gelince kuzeydeki Karakom’a ve kuzeybatıdaki yaylalara göç ediyorlar, kış yaklaşınca da Aşağı Seyhun boylarına dönüyorlardı. 10. yüzyıldan itibaren Aşağı ve Orta Seyhun bölgelerinde iktisadî hayat gittikçe gelişti ve 11. yüzyılın başlarında ileri bir seviyeye ulaştı. Bunun tabii bir sonucu olarak bu bölgelerde şehir hayatı gelişme gösterdi ve yeni şehirler kuruldu. Bu dönemde Oğuzlar’dan büyük bir kitle yerleşik hayata geçti. Bu konuda en büyük etken şüphesiz onların İslâmiyet’i kabul etmeleri oldu.

Yerleşik Oğuzlar genellikle göçebelerin siyasî faaliyetlerine ve göçlerine katılmayıp Moğol istilâsına kadar şehirlerde oturdular, istilâ sırasında İran’ın Horasan bölgesine kaçtılar, İran’ın istilâ edilmesi üzerine Anadolu’ya geldiler. Oğuzlar’ın iktisadî faaliyetleri göçebe hayatının gereği olarak hayvan yetiştiriciliğine dayanıyordu. Bu sebeple servetlerini koyun at sürüleri, develer teşkil ediyordu. Dinî İnançları, Gelenek ve Görenekleri ise 10. yüzyıl başında geleneksel dinî inanışlarına bağlı bulunuyordu. İslâm âleminde Türkler’in Allah fikrine sahip oldukları ve bunu Tanrı adıyla ifade ettikleri veya Uluğ / Bayat dedikleri biliniyordu. Oğuzlar ölülerini elbiseleri ve diğer şahsî eşyalarıyla birlikte gömüyor, gömme işi bittikten sonra atlarını keserek yiyorlardı. Bu âdet bütün Türk kavimlerinde görülen yuğ aşı veya ölü aşı geleneğiydi. Oğuzlar’da “kalın” (başlık) verme geleneği yaygındı. Evlenecek gençler ok atar ve okun düştüğü yere çadır kurarlardı. Millî yemekleri diğer bazı Türk boylarında olduğu gibi tutmaçtı.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Sümer, Faruk, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt: 33, 2007, s: 325-330

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun