Oğlanlar Tekkesi

  • Önem : İstanbul Aksaray’da 15. yüzyılda kurulmuş bir tekke.

Kaynaklarda Cism-i Latîf, Gavsî, Oğlan Şeyh, Oğlan Şeyh İbrahim Efendi, Olanlar, Şeyh İbrahim Efendi ve Yakub Ağa Tekkesi adlarıyla da geçen tekke, Fâtih Sultan Mehmed döneminde 1453-1461 yılları arasında Sekbanbaşı Yakub Ağa tarafından kuruldu. 1546 tarihli İstanbul Vakıfları Tahrir Defteri’nde aynı kişinin Beyazıt’ta inşa ettirdiği mescitten söz edilirken vakfettiği gayrimenkuller sayılmakta, bu gelir kaynaklarından bir kısmının Aksaray’daki tekkesi için ayrıldığı belirtilir. Ancak tekkenin ilk dönemine ait bilgilerin sınırlı olması sebebiyle bu kuruluşun 17. yüzyılın başlarına kadar hangi tarikata bağlı bulunduğu belli değildi. 17. yüzyılın başlarında tekke Oğlanlar Şeyhi (Olanlar Şeyhi) İbrahim Efendi tarafından yeniden canlandırıldı 17. yüzyılın ilk yarısında Bayramî Melâmîliği’nin temsil edildiği Oğlanlar Tekkesi’nin bu tarihten itibaren hangi tarikata bağlandığı tespit edilememekte, ancak 19. yüzyılın başlarında Dede Efendi lakaplı bir şeyh tarafından Halvetiyye’nin Şabaniyye koluna intikal ettirildiği bilinir.

Tekkenin ilk banisi olan Yakub Ağa ile içlerinde Olanlar Şeyhi İbrahim Efendi’nin de bulunduğu bazı şeyhlerin gömülü olduğu türbenin harem ve selâmlık girişlerindeki taşlıklara açılan iki kapısı vardı. Bu mekânın iç düzeni 1957’deki taşınma sırasında özgünlüğünü yitirdi. Aslında kuzey kesiminde ikisi duvara gömülü olan dört adet dor başlıklı sütun sıralanmakta, bu sütunları birbirine ve duvarlara bağlayan yuvarlak kemerlerin arkasındaki bölüm beşik tonozla, pencerelerle kemer dizisi arasındaki kesim de tekne tonozla örtülü bulunmaktaydı. Tasarımlarıyla olduğu kadar cepheleriyle de Abdülaziz döneminin kâgir sivil mimarlığının kapsamına giren harem ve selâmlık bölümleri türbe-sebilin üzerinde geriye çekilmiş, bu mekânı yanlardan kuşatan kanatlar üçer katlı, cepheden geriye çekilen kesim ise iki katlı olarak tasarlandı. Oğlanlar Tekkesi, çok katlı tasarımı ve özellikle Cerrahpaşa caddesi üzerindeki cephesiyle İstanbul’daki diğer geç dönem tarikat yapılarından ayrılmakta ve ilginç özellikler sergiler. Tekkenin cephesi ana hatlarıyla empire üslûbuna bağlanmakta, ancak harem kesiminde gözlenen neo-gotik sivri kemerler Abdülaziz döneminin eklektik zevkini yansıtır.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Tanman, M. Baha, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt:33, 2007, s. 319-320

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun