Nusretiye Camii

İstanbul’da Tophane’de inşa edilen bu yapının banisi II. Mahmut’tur. Askeri teşkilata önem veren sultan camiiyi askeri binalar ile birlikte yaptırdı. İnşa tarihi olarak 1823 yılı verilirken 1826 yılında da tamamlandığı kaydedildi. Kitabesinde Nusretiye adı geçsede yapı halk arasında daha çok Tophane Camii olarak tanındı. Nusret (zafer) adı, II. Mahmut’un yeniçeri teşkilatını kaldırması münasebetiyle verildi. Nusretiye Camii’nin mimarı, son devirde pek çok devlet binası yapan Balyan ailesinden Kirkor Amira kalfadır.

Nusretiye Camii ilk yapıldığında etrafını pencereli yüksek bir avlu duvarının çevirdiği ve bu avluya büyük kapılardan geçildiği 1855 yılında çekilen fotoğraflardan anlaşılır. Sultan Abdülaziz döneminde caddenin düzenlenmesi sırasında bunlar şimdiki yerlerine kaldırılmış, avlu duvarı yıktırılarak yerine üzerinde dökme demir bir parmaklığın bulunduğu alçak bir duvar yapıldı. Bu duvar 1956 yılında kaldırılırken dökme demir parmaklıklar eserin orijinal parmaklıkları sanılarak buradan sökülmüş ve Sultan Mahmut Türbesi’nin yan duvarı üzerine takılmıştır.

Podyum üzerine inşa edilen camii dikdörtgen planlıdır. 4 büyük kemerin taşıdığı kubbe pandantif geçişlere sahip olup dıştan alem ile çevrelenerek etkili bir görünüm kazanmıştır. Nuruosmaniye Camii’nde olduğu gibi kıble tarafında üzeri yarım kubbe ile örtülü olan, dışarıya taşkın beş kenarlı bir çıkıntı içine mihrap yerleştirilmiştir. Yapı beş sıra pencereler ile aydınlatılmıştır.

Mihrap, minber ve vaaz kürsüsü mermerden inşa edilmiş olup devrin karakteristik özelliklerini yansıtmaktadır. Kubbe içinde kalem işleri estetik bir görünüm kazandırmakta ve bu kalem işleri 1990 yılında yenilendiği bilinmektedir. Zengin bir süslemeye sahip olsa da bu süslemelerin arasında Türk motiflerinden hiçbir eser yoktur. Camiinin genelinde Avrupa’nın barok ve empire üsluplarının karma bir şekilde uygulandığı görülür.

Son cemaat yerinin iki yanında, son devir camilerinde görüldüğü üzere cuma selamlığında padişahın kalması ve bazı kabulleri yapması için “kasr-ı hümâyun” inşa edilmiştir. Bu kasır yanlarda birer kanat halinde dışarı taşmakta ve mermer sütunlar üstüne oturmaktadır.

Barok üslubunda kıvrımlı bir mimariye sahip olan sebille muvakkithane şimdiki yerlerine sonradan taşınmıştır. Demir şebekelerin aslında altın yaldızla kaplandığı izlerden anlaşılmaktadır. Caminin mimarisi ve dış süslemesine uygun biçimde tam önüne II. Abdülhamit tarafından 1901 yılında İtalyan mimarı Raimondo d’Aronco’ya yaptırılan çeşme ise 1956 yılında yerinden sökülerek Maçka’da İstanbul Teknik Üniversitesi binasının karşısında kurulmuştur.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Eyice, Semavi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, cilt 33, 2007

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun