Nişancı İsmail Paşa

  • Önem : Osmanlı sadrazamı
  • Doğum : 1621(?) - Ankara, Ayaş
  • Ölüm : Mayıs 1690

Nişancılık görevinde bulunması dolayısıyla Nişânî, Tevkîî veya Nişancı lakaplarıyla anılan İsmail Paşa, Enderun’da yetiştikten sonra çeşitli görevlerde bulundu. Çuhadar iken Rumeli beylerbeyliği pâyesine giren İsmail Paşa, Nişancı Abdi Paşa’nın İstanbul kaymakamlığına tayini üzerine nişancı oldu. IV. Mehmed’in tahttan indirilmesi ve yerine II. Süleyman’ın geçirilmesi olaylarına katıldı. Yeniçeri ağası Harputlu Ali Ağa’nın başçavuş Fetvacı Hüseyin Ağa’yı öldürtmesi üzerine yeniçeri zorbalarının başlattığı olaylar Sadrazam Abaza Siyavuş Paşa’nın azliyle sonuçlandı. İsmail Paşa, sadrazamlığa getirilen Özi muhâfızı Bozoklu Mustafa Paşa’nın gelişine kadar sadaret kaymakamlığıyla görevlendirildi. Bu arada zorbalar Siyavuş Paşa’yı öldürüp sarayını yağmaladılar. Bir kısmı da Yağlıkçılar Çarşısı’nı yağmalamaya kalkıştı. Bunun üzerine esnaf ve halk saraya doğru yürüyüp sancak-ı şerifin çıkarılmasını ve sadrazamın değiştirilmesini istedi. Bu olaylar üzerine sadrazamlığa getirilen İsmail Paşa, zorba gruplarını kısa sürede dağıtarak dört aydan beri devam eden karışıklıkları sona erdirdi. Altmış bir gün kadar süren kısa sadrazamlığında Rumeli ve Anadolu’daki eşkıyanın bertaraf edilmesi ve sikke tashihiyle de uğraştı.

Avusturya cephesinde birbirini takip eden yenilgiler sebebiyle durumun kötüleşmesi üzerine ordunun başına Yeğen Osman Paşa gibi zorbalıktan paşalığa çıkmış birini serdar tayin etmesi azliyle sonuçlanacak olaylar doğurdu. Sadrazam olmaya kalkışan Yeğen Osman Paşa ile uğraşırken rakipleri olan padişah hocası Arapzâde Abdülvehhâb Efendi ve Dârüssaâde Ağası Mustafa Ağa, Şeyhülislâm Debbâğzâde Mehmed Efendi’yi de yanlarına alarak padişahı etkileyip haksız yere kan döktüğü gerekçesiyle onu azlettirdiler. İsmâil Paşa görevden alındıktan sonra Anadoluhisarı’ndaki yalısında birkaç gün göz hapsinde tutuldu. Daha sonra Kavala Kalesi’ne sürgün edildi. Ancak Venedik donanmasının Eğriboz Kalesi’ni muhasara etmesi üzerine Rodos adasına gönderildi. Burada iken kendisinden, Siyavuş Paşa’nın sarayının yağmalanması sırasında aldığı iddia edilen para ve mallarla bunun dışında haksız yere gasp ettiği ileri sürülen para ve eşyalarından sefer masrafları için akçe vermesi istendi.  İstenen meblağı vermeyince idam edildi. Bu arada İstanbul’daki evinde yapılan aramada tahmin edildiği kadar mal varlığına sahip olmadığı anlaşıldı. Sadrazamlığı sırasında haksız yere öldürttüğü ileri sürülen Rumeli Beylerbeyi Zeynelâbidîn Paşa’nın vârislerince yapılan müracaatlar üzerine “kısâsen” idam edildiği de kaydedildi.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Yılmazer, Ziya, Nişancı İsmâil Paşa, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 2001, Cilt:23, sf: 119-120

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun