Naili Abdullah Paşa

  • Görev : Osmanlı sadrazamı ve müellifi
  • Doğum : İstanbul
  • Ölüm : 1758

Hotin ağalığından emekli Halil Ağa’nın oğlu olan Abdullah Nâilî tahsilini tamamladıktan sonra 1713’te Dîvân-ı Hümâyun Kalemi’ne mülâzım olarak girdi. Daha sonra çeşitli memuriyetlere tayin edildi. 1730’da beylikçi kesedarı, 1736 Rus seferinde Babadağı ordugâhında bulunduğu sırada da beylikçi oldu. Aynı yıl İran-Rus seferi sırasında rikâb beylikçiliğine, bir süre sonra da teşrifatçılığa getirildi. Teşrifatçılığı döneminde hükümdarın emriyle, çok karışık ve dağınık durumda olan teşrifat kanunlarını yeniden düzenledi. 1745’te teşrifatçılıkla birlikte kendisine tekrar beylikçilik verildi. İki yıl sonra reîsülküttâb, 1754’te başdefterdar oldu. Hekimoğlu Ali Paşa’nın azli üzerine sadrazamlığa getirildi. Sadârette üç ay kadar kalabildi. Azledilerek Sakız adasına sürüldü. Ancak kısa bir müddet sonra affedilerek Girit valiliğine tayin edildi, bu arada Kavala ve Selânik sancakları da kendisine arpalık olarak verildi. Kendi isteği üzerine Cidde valiliğine gönderildi. Hac için Mekke’ye giderken hastalanarak yolda vefat eden Abdullah Nâilî’nin naaşı Medine’de Hz. Hatice’nin kabri yanına defnedildi.

Abdullah Nâilî Paşa’nın Mukaddime-i Kavânîn-i Teşrîfât ve kıraat ilmiyle ilgili el-İfâdetü’l-muknia fî kırâati’l-eimmeti’l-erbaa adlı Arapça bir eserinin yanında mürettep bir divanı vardır. En önemli eseri olan Mukaddime-i Kavânîn-i Teşrîfât, kendi türünde en kıymetli derlemelerden biridir. Eserin önemi, muhtevasının zenginliği ve müellifinin konu hakkında yetkili bir kimse olmasından ileri gelir. Nitekim müellif, eserin başlangıcında devlet teşrifatına ait belgelerin hazinede saklandığını, ancak bir süreden beri teşrifata ait esasların unutulduğunu, teşrifatçıların ellerinde ihtilâf anında kolayca bakabilecekleri muntazam bir metnin bulunmadığını ifade ederek hükümdarın fermanı ile teşrifatçılıkta bulunduğu sırada bu eksikliği gidermek üzere bu eseri derlediğini belirtir. Açık ve anlaşılır bir dille kaleme alınan eserde, Osmanlı Devleti’nde çeşitli vesilelerle yapılan merasimler, tarihleriyle birlikte ayrıntılı olarak verilir. Bir kısmı Türk Târihi Encümeni Mecmuası’nda tefrika halinde yayımlanan eserin çeşitli kütüphanelerde yazmaları bulunur.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

İpşirli, Mehmet, İsmail Nâilî Paşa, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 1988, Cilt:1, sf: 124-125

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun