Müneccimbaşı

  • Tanım : Osmanlılar’da astronomi ve astrolojiyle ilgili işlere bakan görevli
  • İlk Müneccimbaşı : Seydi İbrahim b. Seyyid (osmanlı’da kayda geçen)

Müneccimbaşılığın bir kurum olarak Osmanlı Devleti’nde ne zaman ortaya çıktığı hakkında kesin bilgi yoktur. Bu konuda rastlanan en eski tarihli kayıt II. Bayezid dönemine kadar iner, ancak bunun kurumlaşmasının Fatih Sultan Mehmed zamanında başladığı ve II. Bayezid devrinde tamamlandığı söylenebilir. II. Bayezid devri ilmi faaliyetlerin, dolayısıyla astronomi çalışmalarının ve müneccimlerin sayısının arttığı bir dönemdir. Bu devre ait muhasebe defterlerine göre müneccimbaşının idaresinde bir müneccim-i sani ile bir müneccim katibi bulunuyordu. Osmanlı Devleti’nde toplam otuz yedi kişi müneccimbaşılık yapmıştır. 16. yüzyılın en dikkat çekici müneccimbaşıları Mustafa b. Ali el-Muvakkit ve Takıyyüddin er-Rasıd’dır. Astronomi, matematik ve coğrafya sahasında Arapça ve Türkçe olmak üzere yirmiden fazla eseri bulunan Mustafa b. Ali, rub‘-i afaki denilen bir astronomi aletinin de mucididir. Takıyyüddin er-Rasıd ise ilk rasathaneyi kurmuştur. Ayrıca klasik İslam rasathanelerinde bulunan rasat aletlerini toplamış ve birkaç yeni rasat aleti icat etmiştir. 17. yüzyılda yetişen bir diğer müneccimbaşı Hüseyin Efendi ise, siyasi meselelere karıştığından idam edilmiştir. Bu dönem müneccimbaşılığın düzenli bir hale geldiği dönemdir. Bu asrın ortalarından itibaren kurum müneccimbaşı, müneccim-i sani ve beş katipten müteşekkil bir kadroya sahip olmuştur. Müneccimbaşılar ilmiye sınıfından ilm-i nücuma vakıf kişiler arasından seçilmekte, bu sebeple müderrislik ve kadılık gibi ilmiye vazifelerinde de bulunabilmekteydiler. Müneccimbaşıların çoğunun görevden alınması siyasi hadiselerden kaynaklanırken on dört yıl müneccimbaşılık yapmış olan Mustafa Zeki Efendi mesleğinde kifayetsizliği dolayısıyla azledilmiştir.

Müneccimbaşıların asıl görevleri her yıl bir takvim hazırlamaktı. Bunun yanında astronomi ve astrolojiye dair başka vazifeleri de vardı. Takvimler nevruzda hazırlanır, padişah, sadrazam ve diğer devlet ricaline takdim edilirdi. Nevruzdan nevruza kadar olan ayları ihtiva eden takvimler gayet süslü olarak hazırlanmaktaydı. Bunlara o yıl meydana gelecek semavi hadiseler kaydedilirdi. Bazı takvimlerin başında tarihi olaylar ve günler de bulunurdu. Takvimin asıl kısmı cetveller halinde on üç sayfadan oluşurdu. Burada hicri ve rumi takvimin günleri, mevsimler ve yapılıp yapılmaması gereken işler yer alırdı. Her yıl ramazan ayından önce imsakiye hazırlanması müneccimbaşıların diğer bir vazifesi olup ayrıca astrolojiyle ilgili görevleri de bulunmaktaydı. Bu görev, padişahın şahsi işleriyle devlete ait önemli işlerin vaktini belirlemeye yarayan zayiçe (bir iş için en uygun saati seçme) hazırlamaktı. Müneccimlerin en çok zayiçe hazırladığı konular cülus, sadrazamın mühür alması, şevval tevcihatının yapılması, savaş ilanı, ordunun sefere çıkması, donanmanın hareketi, yeni gemilerin denize indirilmesi, devlet binalarının temelinin atılması ve hizmete girmesi, top dökülmesi, yeni dökülen topların deneme atışlarının yapılması, sultan düğünü, çocuk doğumu, has ahır atlarının çayıra salınması ve padişahın bir yere hareketi gibi olaylardır. Osmanlı padişahları içinde müneccimlerin bu kabil işlerini III. Mustafa gibi çok fazla önemseyenler olduğu gibi I. Abdülhamid ve III. Selim gibi hiç itibar etmeyenler de vardır. Öte yandan müneccimbaşıların önemi de zayiçelerin isabetli çıkmasına göre artar veya azalırdı. Ancak birçok defa isabetsiz çıkan zayiçelere rağmen müneccimlere olan itibar devletin son dönemlerine kadar devam etmiştir.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Aydüz, Salim, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 2006, cilt: 32, sayfa: 2 - 4

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun