Miri Arazi

  • Önemi : Osmanlı Devleti’nde mülkiyeti devlete ait olup tasarruf hakkı kullananlara devredilmiş arazi.

“Devlete ve hazineye ait, hükümet malı” anlamına gelen mîrî kelimesi, Osmanlı döneminde devlet hazinesi yanında devlete ait toprakları ve bu topraklardan alınan vergileri ifade eden bir kavram haline geldi. Tarihî belgelerde devlete ait topraklar için “arâzî-i memleket” tabiri de geçmektedir. Mîrî kelimesi Eyyûbî ve Memlükler’de askerî görevliler için de kullanılırdı. Osmanlılar’da mîrî arazi fetih sırasında ele geçirilip mîrî olarak reâyâya devredilen topraklarla, mirasçı bırakmadan vefat eden kimselere ait olup devlet hazinesine geçen toprakları kapsar. Mîrî arazinin mülkiyeti devlete ait olduğu için tasarruf edenin mal varlığına dâhil değildir. Ancak Osmanlı Devleti, belli bir tarihten itibaren arazi tasarrufunu özendirmek için tasarruf hakkının örfî düzenlemelerle mirasçılara intikalini sağlamıştır. Burada amaç, hem bu malların mirasçılar arasında aşırı derecede parçalanmasının hem de vergi mükellefi sayısının artmasının önlenmesidir. Yapılan düzenlemelerle mîrî arazilerin mutasarrıfın erkek çocuklarına bedelsiz olarak verilmesi esası getirildi. Bu hak daha sonra mutasarrıfın kız çocuklarına ve çocukları yoksa anne ve babasına tanındı.

1858 Arazi Kanunnâmesi’nin kabulüne kadar Osmanlı’da mîrî arazi hukuku gereği her eyalet için ayrı kanunnâmeler çıkarıldı. Kanunnâmede yeni kurulacak köylerde köye ait mîrî arazilerin tamamının bir tek kişiye verilmesinin yasaklandığı bilinir. Ancak miktarı hakkında bir sınır konulmadığı için arazi satışı yoluyla köydeki diğer arazileri elde etmesi mümkün kılındı. Mîrî arazideki tasarruf hakkı önceleri borç sebebiyle kaybedilmezken daha sonra yapılan değişikliklerle önce devlete, ardından da şahıslara karşı olan borç sebebiyle kaybedilebilir oldu. Mîrî arazinin tasarrufu konusunda Osmanlı Devleti tebaası olan Müslüman ve gayrimüslimler arasında bir ayırım gözetilmedi. Ancak yabancı statüsünde bulunan kişilerin arazi sahibi olamayacaklarına ilişkin bir yasak uygulandı. Sadece hukukî olarak değil siyasî açıdan da büyük önem taşıyan mîrî arazi rejimi toplumdaki sosyal gruplar arasındaki ilişkiyi büyük ölçüde belirleyici oldu. Osmanlı Devleti’nde mîrî arazinin mülkiyet hakkı imparatorluğun sonuna kadar devlete aitti. Mîrî araziler Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra tasarruf edenlerin mülkü olarak kabul edildi. Böylece mîrî arazi uygulaması sona erdi.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Kenanoğlu, Macit, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt: 30, 2005

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun