Milli Edebiyat Akımı

  • Önem : II. Meşrutiyet ile Cumhuriyet’in ilk yılları arasında faaliyet gösteren edebiyat akımı.
  • Temsilcileri : Ali Canip Yöntem, Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin, Mehmet Emin Yurdakul, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Halide Edip Adıvar

XX. yüzyıl Türk edebiyatında en çok bahsi geçen akım olmakla beraber belli kuruluş zamanı ve beyannâmesi bulunmadığı, hatta mensuplarını tek bir grup olarak düşünmek kolay olmadığı için millî edebiyatın ne olduğu hususunda tartışmalar daha o zamanlar başladı. Cumhuriyet’ten sonraki yıllarda da devam etti. Millî edebiyat kavramının tarifi de bu akımın gelişme süreci içinde az çok değişikliğe uğradı. Fikir olarak çok defa aynı yılların Türkçülük ideolojisiyle karıştı, bu arada millî edebiyatla milliyetçi edebiyatın birbirine karıştırıldığı da görüldü. Bütün bunlara rağmen Millî Edebiyat akımı özellikle 1910-1923 arasındaki edebî faaliyetlerin odak noktasını oluşturdu. Akımın taraftarlarından Ali Canip (Yöntem), Nüzhet Haşim, Köprülüzâde Mehmed Fuad gibi yazarların eserlerinde Millî Edebiyat akımının genellikle Türkçülük hareketiyle paralellik gösterdiği görülür. Mehmet Emin’in Yunan savaşı sırasında yazdığı “Cenge Giderken” manzumesi bu yeni akıma yol açtı, Selânik’te yayımlanan Genç Kalemler dergisinde Ömer Seyfeddin, Ali Canip ve Ziya Gökalp’in akımın teorisini kurarak, şiir ve hikâyelerine uygulayarak geliştirdi. Millî edebiyat kavramının da ilk defa bu yazılar çerçevesinde dile getirildiği ileri sürüldü. .

Millî edebiyat meselelerinin II. Meşrutiyet’ten sonra oldukça kategorik ve sistemli biçimde ele alınması Ömer Seyfeddin’in, “Yeni Lisan” makalesiyle başladı. Yazı dilinin İstanbul Türkçesi esas alınarak kurulacağına, bunun için Türkçe’ye girmiş bütün Arapça ve Farsça kelimeleri bırakıp Orta Asya Türkçesi’ne gitmeye gerek olmadığına, yalnız terkiplerin mutlaka Türkçe olması ve aruz yerine Türk millî vezni olan hecenin kullanılması gereğine işaret eder. Esasen Şinâsi’den beri gündemde bulunan ve giderek uygulayanları artan, halkın anlayabileceği bir dille yazma çığırı II. Meşrutiyet’in ardından bu yeni lisan hareketiyle etki alanını genişletmiş ve oldukça önemli bir merhaleye gelmiş bulunuyordu. Millî edebiyat düşüncesinin edebî eserlere yansımasında eski edebiyat anlayışına Tanzimat’tan beri gelen tepki rol oynamakla beraber aşırı şekilde Batı taklidi bir edebiyata karşı olmanın da tesiri vardı. Bazı mensupları tarafından konuların vatanî, millî, hamâsî olmasının tercih edilmesi, zaman zaman Türkçe’nin en güzel eserlerinin millî edebiyat dışında telakki edilmesine sebep oldu.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Okay, M. Orhan, Milli Edebiyat Akımı, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 30, 2005

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun