Mihaloğulları

  • Tanım : Osmanlı Devleti’nin kuruluş devrinde ve Rumeli’nin fethinde yararlılık gösteren akıncı ailesi

Osmanlı tarih geleneğine göre ailenin atası olan Köse Mihal, Osman Bey zamanında Bizans’a bağlı Harmankaya tekfuru iken zamanla beyin silah arkadaşları arasına girdi, muhtemelen 1313 yılında Osmanlılar’a tabi olarak İslamiyet’i kabul etti. Müslüman olduktan sonra Abdullah Mihal adını aldığı, Osman Bey’in bütün savaşlarına katıldığı ve Sakarya havzasında yapılan akınlarda da Osmanlı ordusuna rehberlikte bulunduğu belirtilir. Ona atfedilen mezar Bilecik’te Söğüt’e bağlı Gazimihal nahiyesindeki Harman köyündedir. Köse Mihal’in soyundan gelenler, daha sonra Rumeli’nin fethiyle birlikte Avrupa kıtasına geçerek akıncı beyi olarak görev yaptılar. Köse Mihal’in üç oğlunun bulunduğu ve bunların Rumeli’de sınır boylarında faaliyet gösterdikleri kabul edilmektedir. Köse Mihal’in torunu Gazi Mihal Bey ailenin ilk tanınmış şahsiyeti olarak kabul edilir. I. Mehmed ve II. Murad dönemlerinde Rumeli’deki askeri faaliyetlerde başarılı olmuş, özellikle Bulgaristan’ın fethinde büyük yararlılık göstermiş; kahramanlığı dolayısıyla bazı tarihçiler tarafından Mihaloğulları’nın atası olarak kabul edilmiştir.

Mihal Bey’in beş oğlu olduğu belirtilir ve bunlardan Mehmed ve Yahşi Bey, Yıldırım Bayezid devrinde Osmanlı ordusunda hizmet etmişlerdir. 1422 yılında meydana gelen Şehzade Küçük Mustafa isyanının bastırılmasında da Mihaloğlu Mehmed Bey’in rolü olmuştur. Ancak İstanbul’a iltica eden Şehzade Mustafa’nın oradan İznik’e gelerek tekrar faaliyete geçmesi üzerine Mehmed Bey şehri kuşatmış, fakat hücum esnasında öldürülmüştür. Gazi Mihal Bey’in diğer oğlu Hızır Bey de Mihaloğulları arasında büyük şöhrete kavuşmuş; onun oğulları da Fatih Sultan Mehmed devrinde savaşlarda hep ön plana çıkmışlardır. Bu beyler arasında bilhassa Gazi Ali Bey, Mihaloğulları’nın en ünlü beyi idi. 1462 yılında yapılan Eflak seferinde, Osmanlılar tarafından Kazıklı Voyvoda olarak bilinen III. Vlad’ı yenilgiye uğrattıktan sonra onu Erdel’e kadar takip etti. Bu sefere katılmış olan Suzi Çelebi, Mihaloğlu Ali Bey’in akınlarını, kahramanlıklarını manzum olarak yazmış olduğu Gazavatname adlı eserinde anlattı. Gazi Ali Bey’in beş oğlu 16. yüzyılın ilk yarısında akıncı beyleri olarak ün yaptılar ve sonunda hepsi savaşlarda şehit oldu. Bununla birlikte 19. yüzyılda Mehmed Safiyyüddin Bey, 20. yüzyılda Halid Şazi Bey, Nureddin Şazi Kösemihal, Mustafa Ragıp Bey ve Mahmut Ragıp Gazimihal gibi şahsiyetlerin bu koldan geldiği tesbit edilebilmektedir.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Başar, Fahamettin, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 2005, cilt: 30, sayfa: 24 - 25

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun